"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

وَاَنَّا لَا نَدْرِي اَشَرٌّ اُرِيدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًا

ve ennā lā nedrī e şerrun urīde bi men fī l-erDi em erāde bihim rabbuhum raşeden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَنَّاve ennāve elbette biz
2لَا
3نَدْرِيnedrīد ر يBeceri ile bilmek, öğrenmek.bilmiyoruz
4اَشَرٌّe şerrunش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.kötülük mü
5اُرِيدَurīdeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istendi
6بِمَنْbi menolanlara
7فِي
8الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
9اَمْemyoksa
10اَرَادَerādeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).diledi
11بِهِمْbihimonları
12رَبُّهُمْrabbuhumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbleri
13رَشَدًاraşedenر ش دDoğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi.doğruya iletmek (mi?)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve gerçekten de bilmiyoruz, yeryüzündekilere bir kötülük gelmesi mi isteniyor, yoksa Rabbleri, onlara doğru yolu buldurmayı mı diledi?

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve gerçekten de bilmiyoruz, yeryüzündekilere bir kötülük gelmesi mi isteniyor, yoksa Rabbleri, onlara doğru yolu buldurmayı mı diledi?

Adem Uğur

Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?

Ahmed Hulusi

"Gerçek ki biz, arzda (bedende) olanlardan açığa çıkarılacak olan şerr mi; yoksa Rablerinin muradı, kendilerinde bir reşad mı (hakikati müşahedenin olgunluğu), buna vakıf değiliz. " (Bu ayet dahi göstermektedir ki Rabbinin {Esma hakikatinin} kişiye ne yaşatacağı, kişinin Allah indindeki açığa çıkış amacı, cinler tarafından bilinmemektedir. A. H. )

Ahmet Tekin

'Yeryüzündeki akıllı ve sorumlu varlıklara kötülük mü yapılmak isteniyor, yoksa Rableri onlara huzurlu, aydınlık bir hayat mı diledi, bilemiyoruz.'

Ahmet Varol

Bilmiyoruz, acaba yeryüzünde olanlar için bir kötülük mü istendi yoksa Rableri onlar için bir hayır mı diledi?

Ali Bulaç

"Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu biz bilmeyiz; o arzdaki kimselere bir fenalık mı istenmiştir; yoksa Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir?

Ali Rıza Safa

"Aslında, yeryüzünde bulunanlar için kötülük mü isteniyor, yoksa Efendileri onları doğru yola eriştirmeyi mi dilemiştir; bilmiyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

"Yeryüzündekilere kötülük mü yapılmak istendiğini, yoksa Rablerinin onlara bir iyilik mi yapmak istediğini biz bilemeyiz."

Bekir Sadak

«Yeryuzunde olanlara kotuluk mu murad edildi yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemistir, dogrusu biz bilemeyiz.»

Celal Yıldırım

Gerçekten biz bilmiyorduk, yeryüzündekilere kötülük mü istenildi, yoksa Rabbları onlar için bir hayır mı murâd etmiştir?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bilmiyoruz, yeryüzündekiler hakkında bir kötülük mü murat edildi yoksa rableri onlar için bir iyilik mi diledi?

Diyanet İşleri

"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

Diyanet İşleri (eski)

'Yeryüzünde olanlara kötülük mü murad edildi, yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir, doğrusu biz bilemeyiz.'

Diyanet Vakfi

Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Doğrusu biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu biz bilmiyoruz, o yeryüzündeki kimselere bir kötülük mü arzu edilmiştir, yoksa Rableri onlara bir hayır mı dilemiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğrusu biz bilmeyiz o Arzdaki kimselere bir şer mi irade edilmiştir, yoksa rabları onlara bir hayır mı murad etmiştir

Erhan Aktaş

"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."

Fizilal-il Kuran

Acaba yeryüzündekiler için kötülük mü dileniyor, yoksa Rabbleri onlar hakkında iyilik mi diliyor, bunu bilmiyoruz.

Gültekin Onan

"Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"

Hamdi Döndüren

Bilmiyoruz (bununla) yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir iyilik mi diledi?

Hasan Basri Çantay

"Doğrusu biz yerdeki kişilere şer mi murad ediliyor, yoksa Rableri onlar için bir hayır mı irade ediyor, bilmiyormuşuz".

Hasib Asutay

Doğrusu biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü (yapılmak) istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?

Hayrat Neşriyat

'Ve gerçekten biz bilmiyoruz, (bununla) yeryüzünde bulunan kimselere bir kötülük mü (yapılmak) istenildi, yoksa Rableri onlara bir iyilik mi diledi?'

İbni Kesir

Doğrusu biz bilmiyoruz; yeryüzünde onlara kötülük mü dilenmiştir, yoksa Rabbları onlara iyilik mi dilemiştir?

Mehmet Okuyan

(Artık) yeryüzündekilere kötülük mü edildiğini, yoksa Rablerinin onlara bir hayır mı dilediğini bilemiyoruz.

Muhammed Esed

Ve (şimdi anladık ki) biz (yaratılmış varlıklar,) yeryüzünde yaşayanlar için kötü bir akibetin hazırlanıp hazırlanmadığını, yahut Rablerinin onları doğru ile eğriyi ayırd etme bilinciyle donatmak isteyip istemediğini bilmiyoruz

Mustafa İslamoğlu

Ve anladık ki, gerçekte biz (gaybı) bilmiyormuşuz; (mesela) şu yerdekilere şer mi murad edilmiş, yoksa Rableri onları doğru bir bilince ulaştırmayı mı murad etmiş?

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve doğrusu biz bilmiyoruz ki, yerde bulunanlar için bir şer mi murad edilmiştir, yoksa onlar için Rableri bir doğruluk mu irâde buyurmuştur?»

Ömer Öngüt

"Biz bilmeyiz ki, yeryüzünde olan kimseler hakkında bir belâ mı murad edildi, yoksa Rableri onlara bir iyilik mi diledi?"

Suat Yıldırım

"Doğrusu, iyi anlayamadık: Yerde oturanlara fenalık mı irade edildi, yoksa Rab’leri onlar hakkında hayır ve hidâyet mi diledi, bilemiyoruz."

Süleyman Ateş

Bilmiyoruz bununla yeryüzündekilere kötülük mü (yapılmak) istendi, yoksa Rabbleri onları doğruya mı iletmek diledi.

Süleymaniye Vakfı

Biz (bu engellemenin sebebini) bir türlü anlayamıyoruz: Yeryüzündekiler için bir şer mi istendi, yoksa Rableri onları olgunlaştırmak mı istedi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzündekilere bir kötülük mü isteniyor, yoksa Rableri onları olgunlaştırmak mı istiyor; bir türlü anlayamıyorduk.

Şaban Piriş

Gerçekten de bilmiyoruz, yeryüzündekilere bir kötülük mü isteniyor; yoksa, Rab'leri onlara doğru yolu göstermek mi istedi?

Tefhim-ul Kuran

«Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğru olana iletici) bir hayır mi diledi?»

Ümit Şimşek

'Bununla yeryüzü ahalisi için bir kötülük mü kastedilmiştir, yoksa Rableri onlar için iyilik mi dilemiştir; onu biz bilemeyiz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Doğrusu, bilmiyoruz, yeryüzündeki şuurlulara şer mi istendi, yoksa Rableri onlar için doğru ve güzel olanı mı istemiştir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz bilmirik, bununla yerdəkilərə pislik etmək qəsd edilmişdir, yoxsa Rəbbi onları doğru yola yönəltmək istəmişdir?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz bilmirik ki, (göyün gözətçi mələklərlə, axan ulduzlarla doldurulması və mələklərin söhbətinə qulaq asmağın bizə qadağan edilməsi ilə) yerdə olanlara bir pislik etmək istənilmişdir, yoxsa Rəbbi onlara bir xeyir diləmişdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir wissen nicht, ob die Erdenbewohner heimgesucht werden, oder ob ihr Herr sie rechtleiten will.

Almanca — Der Edle Quran

Und wir wissen doch nicht, ob für diejenigen auf der Erde Schlechtes gewollt wird oder ob ihr Herr sie zur Besonnenheit (führen) will.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wir wissen nicht, ob (etwas) Böses für diejenigen beabsichtigt ist, die auf Erden sind, oder ob ihnen der Herr (etwas) Gutes zukommen lassen will.

Almanca — Muhammad Zaidan

ʺUnd gewiß, wir wissen nicht, ob Böses für diejenigen auf der Erde gewollt wird, oder ob ihr HERR für sie Gutes wollte.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Nevertheless we do not know whether those domiciled on earth are destined to suffer or Allah will impress upon their hearts His divine influence which operates in men to regenerate and sanctify and to impart strength to endure trial and resist temptation"!

Abdul Haleem

[so now] we do not know whether those who live on earth are due for misfortune, or whether their Lord intends to guide them.

Abdullah Yusuf Ali

'And we understand not whether ill is intended to those on earth, or whether their Lord (really) intends to guide them to right conduct.

Abul A'la Maududi

and that "we do not know whether evil is intended for those on the earth, or whether their Lord intends to direct them to the Right Way";

Aisha Bewley

We have no idea whether evil is intended for those on the earth, or whether their Lord intends them to be rightly guided.

Al-Hilali & Khan

‘And we know not whether evil is intended for those on earth, or whether their Lord intends for them a Right Path.

Ali Quli Qarai

We do not know whether ill is intended for those who are in the earth, or whether their Lord intends good for them.

Amatul Rahman Omar

"(We confess that) we do not know whether evil is (hereby) augured for those who are on the earth or whether their Lord (thereby) intends to bestow right guidance for them.

Arthur John Arberry

And so we know not whether evil is intended for those in the earth, or whether their Lord intends for them rectitude.

Bijan Moeinian

"We do not know whether man’s misfortune in earth is a punishment or God intends to impose hardship upon them so that they become mature and experienced. "

E. Henry Palmer

'"And, verily, we know not whether evil be meant for those who are in the earth, or if their Lord means right by them.

Edip-Layth

"We do not know, is it bad that is intended for those on earth, or does their Lord want them to be guided?"

George Sale

And we know not whether evil be hereby intended against those who are in the earth, or whether their Lord intendeth to direct them aright.

Hamid S. Aziz

"We know not whether evil is meant for those who are on earth or whether their Lord means to bring them good:

Mahmoud Ghali

And that we do not realize whether evil is willed for whoever are in the earth, or whether their Lord wills for them rectitude.

Marmaduke Pickthall

And we know not whether harm is boded unto all who are in the earth, or whether their Lord intendeth guidance for them.

Mohamed Ahmed - Samira

We do not know if this means ill for the dwellers of the earth, or their Lord wishes guidance for them.

Muhammad Asad

"'And [now we have become aware] that we [created beings] may not know whether evil fortune is intended for [any of] those who live on earth, or whether it is their Sustainer’s will to endow them with consciousness of what is right:

Mustafa Khattab

Now, we have no clue whether evil is intended for those on earth, or their Lord intends for them what is right.

Progressive Muslims

"And we do not know, is it evil that is intended for those on Earth, or does their Lord want for them what is correct"

Sahih International

And we do not know [therefore] whether evil is intended for those on earth or whether their Lord intends for them a right course.

Sam Gerrans

“And that: ‘We know not whether evil is intended for him who is in the earth, or whether their Lord intends for them rectitude.’

Shabbir Ahmed

"And we know not whether harm is intended for the inhabitants of the earth, or whether their Lord wills for them Enlightenment. " (It remains to be seen how people will react to this revolutionary Message).

Syed Vickar Ahamed

" ‘And we do not understand whether suffering is intended for those on earth, or whether their Lord intends to guide them to the right conduct.

Taqi Usmani

and that we do not know whether it is a bad end that is intended for those on earth, or their Lord has intended for them a right thing,

The Monotheist Group

"And we do not know, is it evil that is intended for those on the earth, or does their Lord want them to be guided?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous ne savons pas si on veut du mal aux habitants de la terre ou si leur Seigneur veut les mettre sur le droit chemin.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî em (cin) nizanin ka (ev rewş) ji bo çi ye; gelo Xwedê dixwazê xelkê erdê pê biêşînê yan jî pê xêra wan xwestiye?

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En: ʹWij weten niet of er iets slechts wordt beoogd met hen die er op de aarde zijn of dat hun Heer goede levenswandel voor hen beoogt.?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij weten niet, of daardoor eene ramp voor hen wordt bedoeld, die op de aarde wonen, dan wel of hun Heer voornemens is, hen op den rechten weg te leiden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также мы признаем),что мы не знаем, зло ли [плохое ли] желалось (тем, что произошло в небе) для тех, кто на земле [для обитателей земли], или желал им их Господь истинного пути.

Rusça — Osmanov

Мы не знаем, [поражают ли падающие звезды] тех, кто на земле, в виде наказания, или же их Господь захотел наставить их этим на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi vet inte om de som lever på jorden skall få det onda (på sin lott) eller om deras Herre vill (ge dem) kunskap om rätt och orätt.