(19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."

وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًا لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا

ve(a)llahu ceǎle lekumu l-erDe bisāTen / li teslukū minhā subulen ficācen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
2جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyaptı
3لَكُمُlekumusizin için
4الْاَرْضَl-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeri
5بِسَاطًاbisāTenب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakbir sergi
1لِتَسْلُكُواli teslukūس ل كYol tutmak, gitmek, yürümek, içine girmek, nüfuz etmek, delmek, yol açmak, yol bulmak, davranmak, ipliği iğneye geçirmek, ip geçirmek, diziye dizmek, bir işe girişmekgidesiniz diye
2مِنْهَاminhāondaki
3سُبُلًاsubulenس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyollarda
4فِجَاجًاficācenف ج جGeniş aralıklı, bir şeyi geniş açmak, geniş açmak, iki şey arasında aralık/boşluk bırakmak, iki dağ arasındaki geniş yol, çukur yol, geniş ve göze çarpan yol, açıklık/ara boşluk, düzensiz/çok konuşma/gevezelik, vadi, geniş vadi, yarık zemin, derin vadi.geniş geniş

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Oradaki geniş geniş yollara dalıp gidin diye.

Adem Uğur

Ki, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz.(diye).

Ahmed Hulusi

"Ondan geniş yollar edinip yürüyesiniz diye. "

Ahmet Tekin

Yeryüzünde geniş yollar açabilesiniz diye, onu yaygı haline getirdi.

Ahmet Varol

Onun geniş yollarında dolaşasınız diye.'

Ali Bulaç

"Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip dolaşırsınız, diye."

Ali Fikri Yavuz

Onun geniş yollarında gezesiniz diye...”

Ali Rıza Safa

"Oradaki geniş yollarda gitmeniz için!"

Bayraktar Bayraklı

-"Allah, orada geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır."

Bekir Sadak

(19-20) «Yeryuzunde dolasabilmeniz, orada yollar ve genis gecitlerden gecebilmeniz icin, onu size yayan O'dur."*

Celal Yıldırım

Orada geniş geniş yollarda yürüyesiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(19-20) Allah yeryüzünü sizin için sergi gibi döşemiştir ki onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz.”

Diyanet İşleri

(19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."

Diyanet İşleri (eski)

(19-20) 'Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur.'

Diyanet Vakfi

(19-20) Allah, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ondan (açılan) geniş geniş yollarda gidesiniz diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gidesiniz diye ondan geniş geniş yollarda

Erhan Aktaş

"Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı."

Fizilal-il Kuran

(19-20) Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur.

Gültekin Onan

"Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip dolaşırsınız diye."

Hamdi Döndüren

“Ki onun geniş yollarında gezip dolaşasınız.”

Hasan Basri Çantay

"onun geniş yollarında gezib dolaşınız diye".

Hasib Asutay

Onun geniş yollarında gezip-dolaşasınız, diye.'

Hayrat Neşriyat

' 'Tâ ki ondan, birtakım geniş yollarda gidesiniz!’ (diye nasîhat ettim).'

İbni Kesir

Geniş yollarında gezip dolaşasınız, diye.

Mehmet Okuyan

Ondan geniş yollar edinesiniz diye Allah yeri sizin için yaymıştır.”

Muhammed Esed

ki üzerinde geniş yollardan yürüyüp geçebilesiniz!"

Mustafa İslamoğlu

ki, geniş yollar bulup onun üzerinden aşabilesiniz diye.

Ömer Nasuhi Bilmen

Tâ ki, ondan geniş geniş yollara gidiveresiniz.

Ömer Öngüt

"Geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye. "

Suat Yıldırım

(19-20) Allah yeri size bir yaygı yaptı ki onun geniş yollarında yürüyesiniz.

Süleyman Ateş

'Ki onda açılan geniş geniş yollarda gidesiniz'."

Süleymaniye Vakfı

onun geniş yollarından geçip gidesiniz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

vadilerdeki yollarından geçip gidesiniz." (dedi)

Şaban Piriş

Geniş yollarında gezip dolaşın diye..

Tefhim-ul Kuran

«Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip dolaşırsınız, diye.»

Ümit Şimşek

'Geniş yollarında gidin diye.'

Yaşar Nuri Öztürk

Ki ondan geniş yollar edinip de yürüyesiniz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Belə etdi ki, orada geniş yollarla hərəkət edəsiniz”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onun geniş yollarında gəzəsiniz!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

damit ihr auf breiten Wegen wandelt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

damit ihr auf ihr dahinziehen könnt - auf Wegen als breiten Durchgängenʹ.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

auf daß ihr auf ihren gangbaren Wegen ziehen möget.ʺʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

damit ihr auf ihr weite Straßen baut.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" In order for you to inhabit it and settle on it and to move about as you please!

Abdul Haleem

to walk along its spacious paths?" ’

Abdullah Yusuf Ali

"'That ye may go about therein, in spacious roads.'"

Abul A'la Maududi

so that you may tread its spacious paths."

Aisha Bewley

so that you could use its wide valleys as roadways. "’

Al-Hilali & Khan

That you may go about therein in broad roads.

Ali Quli Qarai

so that you may travel over its spacious ways. ’’ ’

Amatul Rahman Omar

`That you may traverse its spacious paths (for the development of civilization and also to attain spiritual perfection). '

Arthur John Arberry

that thereof you may thread ways, ravines. "

Bijan Moeinian

…so that you may use its wide paths for your transportation.

E. Henry Palmer

that ye may walk therein in broad paths. "'

Edip-Layth

"So that you may seek in it ways and paths?"

George Sale

that ye may walk therein through spacious paths.

Hamid S. Aziz

"' That you may go about in it in spacious paths (or valleys). '"

Mahmoud Ghali

That you may travel along thereof (spacious) ways, ravines. "'

Marmaduke Pickthall

That ye may thread the valley-ways thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

So that you may walk upon its spacious paths. '

Muhammad Asad

so that you might walk thereon on spacious paths. ’"

Mustafa Khattab

to walk along its spacious pathways.’"

Progressive Muslims

"So that you may seek in it ways and paths"

Sahih International

That you may follow therein roads of passage. ' "

Sam Gerrans

That you might follow the broad ways thereof.

Shabbir Ahmed

That you may travel thereon on spacious valley-ways.

Syed Vickar Ahamed

" ‘That you may go about in there on broad and spacious roads?’ "

Taqi Usmani

so that you may go about its broad ways.’"

The Monotheist Group

"So that you may seek in it ways and paths?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

pour que vous vous acheminiez par ses voies spacieusesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Da hûn karibin di erdê de riyên fireh bigirin (û li risqê xwe bigerin).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

opdat jullie er wegen en passen begaan kunnen.?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Opdat gij langs ruime paden daar zoudt mogen wandelen.

Hollandaca — Siregar

Opdat jullie haar over brede wegen bereizen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

чтобы вы ходили по ней дорогами широкими».

Rusça — Osmanov

чтобы вы свободно передвигались по ее просторамʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

för att ni skall kunna färdas över den på vägar och stigar.ʹ”