Mearic Suresi 40. Ayet — Elfaz
(40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
1فَلَاfe lāhayırİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
2اُقْسِمُuḳsimuyemin ederim kiMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahde · İf'âl Bâbıق س مBölmek, düzenlemek, ayırmak, pay etmek, dağıtmak. Qasamun - yemin. Qismatun - bölme, ayrım, bölüştürme, pay etme. Maqsumun - bölünmüş/belirgin. Muqassimun (fiil 2) - yemin eden, pay eden kişi. Qasama (fiil 3) - yemin etmek. Aqsama (fiil 4) - yemin etmek. Taqasama (fiil 6) - birbirine yemin etmek. Muqtasimun (fiil 8) - bölen kişi. Istaqsama (fiil 10) - kura çekmek. Tastaqsimu - bölüşüm ararsın.
3بِرَبِّbi rabbiRabbineHarf-i Cer+İsimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
4الْمَشَارِقِl-meşāriḳidoğularınMarife (Belirlilik Takısı)+İsimش ر قBölmek, yükselmek, yarmak anlamlarına gelir. Sharqiyyun - doğuya ait veya doğu ile ilgili, doğulu. Mashriq - güneşin doğduğu yer, doğu. Mashriqain - iki doğu/ufuk, güneşin doğduğu iki yer (kış ve yaz, Doğu ve Batı). Mashaariq - güneşin yıl boyunca doğduğu farklı noktalar, ışın, parıltı, doğu bölgeleri. Ashraqa (fiil 4) - parlamak, yükselmek. Ishraaq - gün doğumu. Mushriqun - üzerine güneş doğan kişi, gün doğumunda bir şey yapan kişi, gün doğumunda giren kişi.
5وَالْمَغَارِبِve l-meğāribive batılarınBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimغ ر بGitmek/vefat etmek, ayrılmak/emekli olmak/kaldırmak/kaybolmak, uzak/mesafeli/yok/gizli/siyah olmak, geri çekilmek, batılı, yabancı/garip, aşmak, bolluk, keskinlik, (akşam günbatımı), siyah, kuzguni siyah, güneşin battığı yer, batı
6اِنَّاinnāelbette bizimHarf-i Nasb+Zamir
7لَقَادِرُونَle ḳādirūnegücümüz yeterLam-ı Te'kid+İsimق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış