Mearic Suresi 33. Ayet — Elfaz
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneveBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2هُمْhumonlarZamir
3بِشَهَادَاتِهِمْbi şehādātihimşahitlikleriyleHarf-i Cer+İsim+Zamirش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.
4قَائِمُونَḳāimūnedoğrulurlarİsimق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh