Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.

وَالَّذِينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ

ve(e)lleƶīne hum li emānātihim ve ǎhdihim rāǔne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (97 / 97 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki emânetlerine ve ahitlerine riâyet ederler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki emânetlerine ve ahitlerine riâyet ederler.

Abdullah Aydın

Onlar ki emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

Adem Uğur

Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;

Ahmed Hulusi

Onlar ki (insanın yüklendiği) emanetlerine ve (Allah'a) ahdlerine riayet edicilerdir!

Ahmet Davudoğlu

Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayetkârdırlar.

Ahmet Tekin

Mü’minler, kamu görevlerini, sorumluluklarını yerine getirenler, toplumda güven ortamı sağlayanlar, emanete, ahitlerine, taahhütlerine, sözlerine riayet edenlerdir.

Ahmet Varol

(Yine) onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

Ali Arslan

(Ancak) Onlar (ki) kendilerine verilen emanete ve verdikleri söze riayet edenlerdir.

Ali Bulaç

(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet edenler,

Ali Rıza Safa

Hem sorumluluklarına hem de verdikleri sözlere ilişkin güvenilir olanlar.

Arif Pamuk

Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlerine riayet ederler.

Ayntabî Mehmet Efendi

Emânetlerine ve ahdlerine riâyet edenler...

Bahaeddin Sağlam

Ve onlar ki, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.

Bayraktar Bayraklı

Emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.

Bekir Sadak

Emanetlerini ve sozlerini yerine getirenler,

Bir Heyet

Emanetlerine ve ahdlerine riayet edenler...

Celal Yıldırım

Emanetlerini ve verdikleri sözü yerine getirirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Emanetlerine ve ahidlerine riayet edenler;

Diyanet İşleri

Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,

Diyanet Vakfı (1993)

Emanetlerine ve ahdlerine riayet edenler...

Diyanet Vakfi

Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, kendilerine emanet edileni korur, verdikleri sözü yerine getirirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki emanetlerine ve ahdlerine riayet ederler

Erhan Aktaş

Onlar, emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, kendilerine verilen emanete ihanet etmez, sözlerini tutarlar.

Fizilal-il Kuran

Emanetlerini ve ahidlerini gözetirler.

Gültekin Onan

(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.

Hamdi Döndüren

Emânetlerini ve ahidlerini gözetirler.

Hasan Basri Çantay

(Şunlar da müstesna:) Emanetlerine ve ahidlerine riaayet edenler.

Hasan Tahsin Feyizli

Onlar, emânetlerini ve ahidlerini gözetenlerdir.

Hasib Asutay

Onlar ki, emanetlerini ve sözlerini gözetirler.

Hayrat Neşriyat

Yine o kimseler (o namaz kılanlar) ki, onlar emânetlerini ve sözlerini yerine getirenlerdir.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler...

Hüseyin Kaleli

“Onlar emanetlerine ve sözlerine riâyet de edenler.”

İbni Kesir

Ve onlar ki; emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Onlar Allah'a ve kullara karşı olan emanet ve mes'uliyetlerini yerine getirirler ve sözlerinde dururlar.

Mehmet Okuyan

Onlar emanetlerine ve sözlerine uyanlardır.

Muhammed Esed

emanetlere ve ahidlerine riayet edenler;

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.

Nedim Yılmaz

Onlar emanetlerine ve ahitlerine riayet eden.

Ömer Nasuhi Bilmen

(32-33) Ve onlar ki emanetlerine ve ahdlerine riâyet ederler. Ve onlar ki, şehâdetlerini doğruca ikame ederler.

Ömer Öngüt

O müminler ki, emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.

Ömer Rıza Doğrul

Emanetlerine, vaitlerine riayet edenler.

Suat Yıldırım

Onlar üzerlerine aldıkları emanetlere ve verdikleri sözlere riayet ederler.

Süleyman Ateş

Emanetlerini ve ahidlerini gözetirler.

Süleymaniye Vakfı

Aynı zamanda o namaz kılanlar / görevlerini aksatmayanlar, aldıkları emanetlere riayet eden ve verdikleri sözü yerine getirenlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, aldıkları emanetler ve üstlendikleri sorumluluklar konusunda titiz davrananlardır.

Şaban Piriş

Onlar, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.

Talat Koçyiğit

Emanetlerini ve ahdlerini yerine getirenler...

Tefhim-ul Kuran

(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.

Ümit Şimşek

Onlar emanet ve ahidlerine riayet ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunlar, kendilerindeki emanetlere ve ahitlerine sadık kalırlar.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Şunlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O kəslər ki, əmanəti danmır və əhdlərini pozmurlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kəslər ki, əmanətə xəyanət etməz, verdikləri sözü yerinə yetirərlər;

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die das ihnen Anvertraute treu verwalten und ihr Wort halten

Almanca — Der Edle Quran

- und diejenigen, die auf die ihnen anvertrauten Güter und ihre Verpflichtung achtgeben,

Almanca — M. A. Rassoul

Und die, die mit dem ihnen anvertrauten Gut redlich umgehen und erfüllen, wozu sie sich verpflichtet haben

English (26)

Abdel Khalek Himmat

f. Who honour their trusts, and their promises they keep,

Abdul Haleem

who are faithful to their trusts and their pledges;

Abdullah Yusuf Ali

And those who respect their trusts and covenants;

Abul A'la Maududi

and those who fulfil their trusts and their covenants,

Aisha Bewley

those who honour their trusts and contracts;

Al-Hilali & Khan

And those who keep their trusts and covenants.

Ali Quli Qarai

and those who keep their trusts and covenants,

Amatul Rahman Omar

And (different also is the case of) those persons who are watchful of their trusts and their covenants,

Arthur John Arberry

and who preserve their trusts and their covenant,

Bijan Moeinian

The patient ones are the one who respect their words, …

E. Henry Palmer

and those who observe their trusts and their compacts,

Edip-Layth

Those who are trustworthy and keep their pledges.

George Sale

And those who faithfully keep what they are intrusted with, and their covenant;

Hamid S. Aziz

And those who are faithful to their trusts and their covenant

Mahmoud Ghali

And they (The thought continues from verse 29) are the ones who pay heed (i. e., rightly observe) to their deposits and their covenant,

Marmaduke Pickthall

And those who keep their pledges and their covenant,

Mohamed Ahmed - Samira

And those who fulfil their trusts and covenants,

Muhammad Asad

and who are faithful to their trusts and to their pledges:

Mustafa Khattab

˹The faithful are˺ also those who are true to their trusts and covenants;

Progressive Muslims

And those who are trustworthy and keep their pledges.

Sahih International

And those who are to their trusts and promises attentive

Sam Gerrans

And are those who are to their trusts and their covenant attentive,

Shabbir Ahmed

----- (And Musalleen are those) who guard their trusts and duties assigned to them, and their pledges, as a shepherd guards his flock.

Syed Vickar Ahamed

And those who respect their trusts and covenants;

Taqi Usmani

and those who are careful about their trusts and covenants,

The Monotheist Group

And those who look after what they have been entrusted to and to their pledges.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et qui gardent les dépôts confiés à eux, et respectent leurs engagements scrupuleusement;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku spare û peymanên xwe bi cih tînin…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die ook goed toezicht houden op hun onderpanden en hun verbintenis,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij, die wat hun werd toevertrouwd en hun verbond getrouw bewaren.

Hollandaca — Siregar

En degenen die over het hun toevertrouwde (Amânah) en hun beloften waken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и тех, которые берегут доверенное им и (исполняют) свои договоры,

Rusça — Osmanov

Те же, которые сохраняют доверенное им и не нарушают клятв,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och de som troget fullgör sina förtroendeuppdrag och uppfyller sina löften,