O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

ve l-veznu yevmeiƶin l-Haḳḳu fe men ṧeḳulet mevāzīnuhu fe ulāike humu l-mufliHūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْوَزْنُve l-veznuو ز نtartmak/yargılamak/ölçmekve tartı
2يَوْمَئِذٍyevmeiƶino gün
3الْحَقُّl-Haḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmektam doğrudur
4فَمَنْfe menkimin
5ثَقُلَتْṧeḳuletث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.ağır gelirse
6مَوَازِينُهُmevāzīnuhuو ز نtartmak/yargılamak/ölçmektartıları
7فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişte
8هُمُhumuonlar
9الْمُفْلِحُونَl-mufliHūneف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücükurtulanlardır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün tartı olacak, gerçektir bu. Kimlerin iyi amelleri, terazide ağır gelirse onlardır kurtulanlar, muratlarına erenler.

Adem Uğur

O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Ahmed Hulusi

O süreçte vezn (her şeyin Allah hükümlerine göre artısıyla eksisiyle değerlendirilmesi) Hak'tır. . . Artık kimin mizanları (değerlendirilmeleri) ağır basarsa (nefsinde), işte onlar, engelleri yarıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Ahmet Tekin

O gün, kullanılacak ölçünün, tartının birimi haktır, adâlettir, Kur’ân hükümleridir. Kimlerin tartıları, sevapları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.

Ahmet Varol

Gerçek tartı o gündedir. [1] Kimin tartıları ağır gelirse işte kurtuluşa erecekler onlardır.

Ali Bulaç

O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.

Ali Fikri Yavuz

Kıyamet gününde amellerin tartılması haktır. Kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse, işte onlar, kurtulanlardır.”

Ali Rıza Safa

O gün, tartı gerçektir. Artık, kimin tartısı ağır gelirse, kurtuluşa erişenler, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

O gün, tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bekir Sadak

Gercek tarti kiyamet gunundedir. Tartilari agir gelenler, iste onlar kurtulanlardir.

Celal Yıldırım

O gün (amellerin) tartısı haktır. Artık kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar korktuklarından kurtulup umduklarına kavuşanlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O gün ölçü-tartı haktır. Artık kimin tartıları ağır gelirse işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Diyanet İşleri

O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Gerçek tartı kıyamet günündedir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtulanlardır.

Diyanet Vakfi

O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün (amelleri tartacak) terazi haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün tartı tam hakkiyle yapılacaktır. Artık kimin tartıları ağır basarsa, işte onlar, arzularına ereceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem vezn o gün tam hak, artık kimin mizanları ağır basarsa işte onlar, o felah bulacaklar

Erhan Aktaş

O Gün tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İzin Günü tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Fizilal-il Kuran

O gün tam doğru tartı vardır. Kimlerin tartıları ağır çekerse, onlar kurtuluşa ermişlerdir.

Gültekin Onan

O gün tartı haktır (dosdoğrudur). Kimin tartıları ağır basarsa, İşte kurtulanlar onlardır.

Hamdi Döndüren

O gün (amelleri) tartmak sabittir. Her kimin tartısı ağır gelirse, kurtuluşa erenler onlar olacaktır.

Hasan Basri Çantay

(Herkesin dünyada yapıb etdiğini) tartmak da o gün hakdır. Artık kim (ler) in terazileri ağır basarsa işte onlar murada erenlerin ta kendileridir.

Hasib Asutay

O gün tartı (hesap günü) haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Hayrat Neşriyat

(Amelleriniz için) hak tartı da o gündür. Artık kimlerin tartıları ağır gelirse, işte kurtuluşa erenler ancak onlardır.

İbni Kesir

Tartı, o gün haktır. Kimin terazisi ağır basarsa; işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.

Mehmet Okuyan

O günkü terazi tamamen hakka uygun olacaktır. Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

Muhammed Esed

Ve ölçme-tartma işi o Gün dosdoğru gerçekleşecek; ve tartıda (doğru ve yararlı davranışlarının) yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar;

Mustafa İslamoğlu

Ölçme ve değerlendirme o gün hakkıyla gerçekleşir; sonuçta kimin sevabı tartıda ağır gelirse, işte o kesintisiz mutluluğa erişir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vezin de o günde haktır. Artık her kimin terazileri ağır gelirse işte felâha erenler onlardır.

Ömer Öngüt

Gerçek tartı kıyamet günündedir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Suat Yıldırım

O gün, dünyada yapılan işlerin tartılması kesin gerçekleşecek. Artık kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse, işte onlar muratlarına ereceklerdir.

Süleyman Ateş

O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

Süleymaniye Vakfı

O gün terazi kurulacağı gerçektir. Kimin tartıları (sevapları) ağır gelirse, işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün tartı kurulacağı gerçektir. İyilikleri ağır basanlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.

Şaban Piriş

İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır

Tefhim-ul Kuran

O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.

Ümit Şimşek

Kıyamet gününün terazisi gerçektir. Kimin iyilikleri ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün, iyi ve kötüyü ayıran ölçü haktır. Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün əməllərin tərəzidə çəkilməsi bir həqiqətdir. Tərəziləri ağır gələnlər – məhz onlar nicat tapanlardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün (qiyamət günü) çəki (əməllərin tərəzidə çəkilməsi) haqdır. Tərəziləri ağır gələnlər (yaxşı əməlləri pis əməllərindən çox olanlar) nicat tapanlardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

An diesem Tag wird alles rechtens abgewogen. Diejenigen, deren gute Werke überwiegen, werden die Erfolgreichen sein.

Almanca — Der Edle Quran

Das Wägen erfolgt an jenem Tag der Wahrheit (entsprechend). Wessen Waagschalen schwer sein werden, jene sind es, denen es wohl ergeht.

Almanca — M. A. Rassoul

Und das Wägen an jenem Tage wird wahrhaftig sein. Diejenigen, deren Waagschale dann schwer ist, werden erfolgreich sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und das Wägen (der Taten) an jenem Tag wird wahrhaftig sein. Diejenigen, deren Gewogenes dann schwer wiegt, diese sind die wirklichen Erfolgreichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The balance of justice on this Momentous Day is truth personified. He, whose deeds of wisdom and piety surpass in weight, shall he and such persons rejoice beyond a common joy.

Abdul Haleem

On that Day the weighing of deeds will be true and just: those whose good deeds are heavy on the scales will be the ones to prosper,

Abdullah Yusuf Ali

The balance that day will be true (to nicety): those whose scale (of good) will be heavy, will prosper:

Abul A'la Maududi

The weighing on that Day will be the true weighing: those whose scales are heavy will prosper.

Aisha Bewley

The weighing that Day will be the truth. As for those whose scales are heavy, they are the successful.

Al-Hilali & Khan

And the weighing on that day (Day of Resurrection) will be the true (weighing)[1]. So as for those whose scale (of good deeds) will be heavy, they will be the successful (by entering Paradise).

Ali Quli Qarai

The weighing [of deeds] on that Day is a truth. As for those whose deeds weigh heavy in the scales —it is they who are the felicitous.

Amatul Rahman Omar

On that day the weighing (- the judging of deeds) will be just and true, then he whose scales (of good deeds) are heavy, it is these only who shall attain their goal.

Arthur John Arberry

The weighing that day is true; he whose scales are heavy -- they are the prosperers,

Bijan Moeinian

The scale will justly measure the deeds. The one whose good deeds weight heavily [and outweighs his wrongdoings] will succeed.

E. Henry Palmer

The balance on that day is true, and whosesoever scales are heavy, they are prosperous;

Edip-Layth

The scales on that day will be the truth. Whoever has heavy scales, these are the successful ones.

George Sale

The weighing of mens actions on that day shall be just; and they whose balances laden with their good works shall be heavy, are those who shall be happy;

Hamid S. Aziz

The balance on that day is true, and those whose scales are heavy, they are the successful;

Mahmoud Ghali

And the weight upon that Day is the true (one); so he whose scales weigh heavy, then those are they (who) are the prosperers.

Marmaduke Pickthall

The weighing on that day is the true (weighing). As for those whose scale is heavy, they are the successful.

Mohamed Ahmed - Samira

And the weighing will be just on that Day. Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,

Muhammad Asad

And true will be the weighing on that Day; and those whose weight [of good deeds] is heavy in the balance -it is they, they who shall attain to a happy state;

Mustafa Khattab

The weighing on that Day will be just. As for those whose scale will be heavy ˹with good deeds˺, ˹only˺ they will be successful.

Progressive Muslims

And the scales on that Day will be the truth. Whoever has heavy weights, then these are the successful ones.

Sahih International

And the weighing [of deeds] that Day will be the truth. So those whose scales are heavy - it is they who will be the successful.

Sam Gerrans

And the weighing, that day, will be the truth; then whose balances are heavy: it is they who are the successful.

Shabbir Ahmed

The scales on that Day will be truly equitable. Those whose constructive deeds are heavy, will prosper.

Syed Vickar Ahamed

And the (weighing) balance on that Day will be true: Those whose scale (of good deeds) will be heavy, shall prosper (by entering into the Paradise):

Taqi Usmani

The Weighing (of deeds) on that day is definite. As for those whose scales are heavy, they will be the successful ones.

The Monotheist Group

And the balance on that Day will be the truth. So, those whose weights are heavy on the balance, those are the successful ones.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et la pesée, ce jour-là, sera équitable. Donc, celui dont les bonnes actions pèseront lourd... voilà ceux qui réussiront!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Roja qiyametê kêşan rast û heq e. Vêca kî ku kêşana (xêrên) wî giran be, êdî ha ew, yên serkeftî bi xwe ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De afweging op die dag is de waarheid en zij van wie de weegschalen zwaar wegen, zij zijn het die het welgaat.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De weging der menschelijke daden op dien dag zal rechtvaardig zijn; en zij wier weegschalen, met goede daden gevuld, zwaar zijn, zullen gelukkig wezen.

Hollandaca — Siregar

Op die Dag zal de weegschaal de Waarheid aangeven. Wiens schaal (met goede daden) dan zwaar is: zij zijn degenen die welslagen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Вес (деяний людей) в тот день [в День Суда] будет истиной [точным и справедливым]: и у кого весы будут тяжелы (благими деяниями), те будут обретшими счастье,

Rusça — Osmanov

И по справедливости в тот день будут взвешены [деяния людские]: те, чья чаша весов перетянет, окажутся в выигрыше.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Den Dagen skall (allt) vägas med sanningens våg och det skall gå dem väl i händer vilkas vågskål (med goda handlingar) väger tungt;