A'raf Suresi 24. Ayet — Elfaz
Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."
1قَالَḳālebuyurduMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اهْبِطُواhbiTūininEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabه ب طİlerlemek, inmek, aşağı indirmek, yüksek bir durumdan alçak bir duruma inmek, bir yerden başka bir yere geçmek, girmek, durum değiştirmek, ortaya çıkmak, alçalmak, değersizleşmek.
4لِبَعْضٍli beǎ'Dinbir kısmınızaHarf-i Cer+İsimب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz
6وَلَكُمْve lekumsizin içindirBağlaç+Harf-i Cer+Zamir
7فِيfīHarf-i Cer
8الْاَرْضِl-erDiyeryüzündeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
9مُسْتَقَرٌّmusteḳarrunyerleşmeİsimق ر رSerin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.
10وَمَتَاعٌve metāǔnve geçinmeBağlaç+İsimم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.
11اِلٰىilākadarHarf-i Cer
12حِينٍHīninbir süreyeİsimح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmek