"Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."

وَاكْتُبْ لَنَا فِي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَا اِلَيْكَ قَالَ عَذَابِي اُصِيبُ بِهِ مَنْ اَشَٓاءُ وَرَحْمَتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذِينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَ

ve ktub lenā fī hāƶihi d-dunyā Haseneten ve fī l-āḣirati innā hudnā ileyke ḳāle ǎƶābī uSību bihi men eşā'u ve raHmetī vesiǎt kulle şey'in fe se ektubuhā li(e)lleƶīne yetteḳūne ve yu'tūne z-zekāte ve(e)lleƶīne hum bi āyātinā yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاكْتُبْve ktubك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetve yaz
2لَنَاlenābize
3فِي
4هٰذِهِhāƶihibu
5الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünyada
6حَسَنَةًHasenetenح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.iyilik
7وَفِيve fīve
8الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirette
9اِنَّاinnābiz
10هُدْنَاhudnāه و دYahudi olmak, yönlendirilmek, görevine nazikçe geri dönmek. Tahweed: sürünmek, emeklemek; Tövbe.yöneldik
11اِلَيْكَileykesana
12قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Alah) buyurdu ki
13عَذَابِيǎƶābīع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabıma
14اُصِيبُuSībuص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.uğratırım
15بِهِbihionu
16مَنْmenkimseyi
17اَشَٓاءُeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediğim
18وَرَحْمَتِيve raHmetīر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve rahmetim ise
19وَسِعَتْvesiǎtو س عBol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak.kaplamıştır
20كُلَّkulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
21شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
22فَسَاَكْتُبُهَاfe se ektubuhāك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetonu yazacağım
23لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselere
24يَتَّقُونَyetteḳūneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunanlara
25وَيُؤْتُونَve yu'tūneا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve verenlere
26الزَّكٰوةَz-zekāteز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatzekatı
27وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselere
28هُمْhumonlar
29بِاٰيَاتِنَاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimize
30يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanıyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şu dünyâda da iyilikler ver bize, âhirette de ve şüphesiz ki sana yöneldik biz. Tanrı, dilediğimi azâbıma uğratırım dedi, fakat rahmetim, her şeyi kaplamıştır da çekinenleri, zekât verenleri ve âyetlerime inananları rahmetime mazhar ederim.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şu dünyâda da iyilikler ver bize, âhirette de ve şüphesiz ki sana yöneldik biz. Tanrı, dilediğimi azâbıma uğratırım dedi, fakat rahmetim, her şeyi kaplamıştır da çekinenleri, zekât verenleri ve âyetlerime inananları rahmetime mazhar ederim.

Adem Uğur

Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük." Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.

Ahmed Hulusi

"Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında. . . Doğrusu biz sana yöneldik". . . Buyurdu ki: "Azabımı, kime dilersem ona isabet ettiririm. . . Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekatı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım. "

Ahmet Tekin

'Bize bu dünyada bir bayrak altında yaşamayı, sağlıklı olmayı, zenginliği, sâlih ameller işlemeyi, iyilikler yapmayı, âhirette, ebedî yurtta da mükâfatlandırılmayı divan defterine yaz. Biz isyandan vazgeçtik, tevbe ederek sana yöneldik.' dedi. Allah: 'Azâbım var, sünnetim, düzenimin yasaları ve irademin tecellisi içinde onu dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim de var, her şeyi kucaklamıştır. Rahmetimi bana sığınanlar, emirlerime yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, özellikle âyetlerimize iman edenler için vâcip kılıp yazacağım.' buyurdu.

Ahmet Varol

Bizim için bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Biz sana yöneldik.' (Allah) dedi ki: 'Azabıma dilediğimi uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu sakınan, zekatı veren ve ayetlerimize iman edenlere yazacağım.

Ali Bulaç

Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu korkup sakınanlara, zekatı verenlere ve bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım."

Ali Fikri Yavuz

Bize, hem bu dünyada bir iyilik, hem de âhirette bir iyilik ver. Gerçekten biz tevbe edip sana döndük. (Allah şöyle) buyurmuştur: “- Ben azabımı kullarımdan dilediğime isabet ettiririm. Rahmetim dünyada her şeyi kuşatmıştır (mümine de kâfire de şamildir). Fakat âhirette onu, küfürden sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize iman etmiş olanlara has kılacağım.”

Ali Rıza Safa

"Bize, hem dünyada hem de sonsuz yaşamda iyilik yaz. Kuşkusuz, Sana yöneldik!" Dedi ki: "Cezam, dilediğime gelecektir. Rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, sorumluluk bilinci taşıyanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım!"

Bayraktar Bayraklı

"Bize, bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Şüphesiz biz sana yöneldik." Allah buyurdu ki: "Kimi dilersem, onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Ayrıca rahmetimi, sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."

Bekir Sadak

(156-15) 7 «Bu dunyada ve ahirette bizim icin guzel olani yaz; biz Sana yoneldik» dedi. Allah : «Azabima diledigim kimseyi ugratirim, rahmetim herseyi kaplamistir; bunu Allah'a karsi gelmekten sakinanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanip, yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari, okuyup yazmasi olmayan peygambere uyanlara yazacagiz. O peygamber, onlara, uygun olani emreder ve fenaliktan meneder, temiz seyleri helal, murdar seyleri haram kilar, onlarin agir yuklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hurmet eden, yardim eden, onunla gonderilen nura uyanlar yok mu? Iste onlar saadete erenlerdir» dedi. *

Celal Yıldırım

Bizim için şu dünyada da, Âhirette de iyilik yaz. Doğrusu biz sana yönelip geldik.» Allah da: «Azabıma kimi dilersem onu uğratırım; rahmetim ise her şeyi kapsayıp kuşatmıştır. Onu Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara, zekâtını verip âyetlerimize dosdoğru imân edenlere yazacağım.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bize bu dünyada da âhirette de iyilik yaz! Şüphesiz biz sana yöneldik.” Allah buyurdu ki: Azabıma dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; ayrıca rahmetimi Allah korkusu taşıyanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.

Diyanet İşleri

"Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."

Diyanet İşleri (eski)

(156-157) 'Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik' dedi. Allah: 'Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir' dedi.

Diyanet Vakfi

Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük.» Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük.» Buyurdu ki, azabım var, onu dilediğime isabet ettiririm, rahmetim de vardır , o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bize bu dünyada da, ahirette de bir iyilik yaz! Biz gerçekten tevbe edip sana yöneldik!" Buyurdu ki: "Azabıma, kimi dilersem onu uğratırım; rahmetim ise herşeyi kapsamıştır. İleride onu özellikle, kötülükten sakınanlara, zekatını verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bize hem bu Dünyada bir hasene yaz hem Ahırette, biz sana cidden tevbe ile rücua geldik. Buyurdu ki azabım, onunla dilediğimi musab kılarım, rahmetim ise her şey'e vasi'dir, ileride onu bilhassa onlar için yazacağım ki korunurlar ve zekat verirler, hem onlar ki ayetlerimize iyman ederler

Erhan Aktaş

Bize, bu dünyada da ahiret'te de iyilik yaz. Biz Sana yöneldik. Allah: "Azabıma hak edeni uğratırım, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu, takva sahibi olanlara, zekatı yapanlara ve ayetlerimize inananlara yazacağım." buyurdu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bize, bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Biz Sana yöneldik. Allah: "Azabıma hak edeni uğratırım, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu, takva sahibi olanlara, zekatı yapanlara ve ayetlerimize inananlara yazacağım." buyurdu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bize, bu dünyada da ahirette de iyilik yaz. Biz Sana yöneldik. Allah: "Azabıma dilediğimi uğratırım, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu, takva sahibi olanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inanlara yazacağım." buyurdu.

Fizilal-il Kuran

Bize bu dünyada da ahirette de iyi olanı yaz. Biz sana yöneldik.» Allah dedi ki, «Azabıma dilediğimi çarptırırım. Fakat rahmetim her şeyi kapsamına almıştır. Onu günahlardan sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.»

Gültekin Onan

"Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, kuşkusuz ki biz sana yöneldik." De ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu korkup sakınanlara, zekatı verenlere ve bizim ayetlerimize inananlara yazacağım."

Hamdi Döndüren

“Bu dünyada ve ahirette bizim için iyilik yaz! Biz sana yöneldik.” Allah dedi: “Ben dilediğim kimseyi azaba uğratırım. Benim rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Ben onu sakınanlar ve zekâtı verenler için yazacağım. İşte bunlar âyetlerimize iman eden kimselerdir.”

Hasan Basri Çantay

"Dünyada da, ahiretde de bize iyilik yaz. Biz hiç şübhesiz (tevbe ederek) sana döndük". Buyurdu: "Ben azabıma kimi dilersem onu duçar ederim. Benim rahmetim ise her şey'i kuşatmışdır. Onu (rahmetimi, küfürden, masıyetden) sakınmakda, zekatı vermekde, bir de ayetlerimize iman etmekde olanlar (yok mu?) işte onlara has olmak üzere tesbit edeceğim".

Hasib Asutay

Bize, bu dünyada da iyilik yaz, âhirette de. Biz gerçekten (tevbe ile) sana yöneldik.' (Allah) buyurdu ki: 'Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu, takva sahiplerine, zekât verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.'

Hayrat Neşriyat

Ve (Mûsâ:) 'Bize bu dünyada da, âhirette de iyilik yaz; şübhesiz ki biz sana yöneldik.' (dedi). (Allah ise) buyurdu ki: 'Azâbımı, (kötülük yapanlardan) dilediğime isâbet ettiririm. Rahmetim ise herşeyi kaplamıştır. Fakat (âhirette) onu (günahlardan)sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize îmân edenlere yazacağım!'

İbni Kesir

Ve bize; hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz sana döndük.

Mehmet Okuyan

Bizim için bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de! Şüphesiz ki biz sana yöneldik.” (Allah da) şöyle demişti: “Dilediğime (layık olana) azap ederim. Merhametim ise her şeyi kapsamıştır ve onu takvâlı (duyarlı) olanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.

Muhammed Esed

Bizim için bu dünyada da, ahirette de iyi ve güzel olanı yaz. Bak işte, pişmanlık içinde Sana yöneldik!" (Allah) şöyle karşılık verdi: "Azabıma dilediğim kimseyi uğratabilirim, ama rahmetim her şeyi kuşatır, bunun içindir ki onu Bana karşı sorumluluk bilincine sahip olan, arınmak için verilmesi gerekeni veren ve ayetlerimize inanan kimselere pay olarak ayıracağım;

Mustafa İslamoğlu

Bizim için bu dünyada da güzellikler yaz, ahirette de; ki biz pişmanlık içinde Sana sığındık!" (Allah) buyurdu ki: "Dilediğin kimseyi azabıma hedef kılabilirim, fakat rahmetim her şeyi kuşatmıştır. En sonunda sorumlu davranan ve arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli ödeyen kimseler, -ki onlar ayetlerimize inanan kişilerdir- onu paylaştıracağım;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve bizim için bu dünyada da ve ahirette de bir iyilik yaz. Biz muhakkak ki Sana döndük.» Buyurdu ki: «Azabımdır. Bununla dilediğimi mus'ab ederim. Rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır. Onu ittikada bulunanlar ve zekâtlarını verenler ve Bizim âyetlerimize imân edenler için elbette yazacağım.»

Ömer Öngüt

“Bize dünyada da iyilik yaz, ahirette de. Biz sana yöneldik. ” Allah buyurdu ki: “Ben kimi dilersem onu azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Ben onu Allah'tan korkup kötülükten sakınanlara, zekâtını verenlere ve âyetlerimize imân etmiş olanlara yazacağım. ”

Suat Yıldırım

"Bize bu dünyada da, âhirette de iyilik nasib et. Biz Sana yöneldik, Senin yolunu tuttuk." Hak Teâlâ da şöyle buyurdu: "Ben dilediğim kimseyi cezalandırırım. Rahmetim ise her şeyi kaplar. Rahmetimi (âhirette) Allah’a karşı gelmekten korunan, zekât veren ve özellikle Bizim âyetlerimize iman edenlere nasib edeceğim."

Süleyman Ateş

"Bize bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de. Biz sana yöneldik." (Alah) buyurdu ki: "Azabıma, dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, korunanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."

Süleymaniye Vakfı

Bu dünyada da Ahirette de bize güzel şeyler yaz; biz sana yöneldik." Allah dedi ki "saptığına karar verdiğim kişiyi azabıma çarptırırım, rahmetim ise her şeyi kapsar. Onu, yanlışlardan sakınan ve zekat verenlere yazacağım. Ayetlerime inanıp güvenen şu kişilere de yazacağım:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu dünyada bize iyilik yaz, Ahirette de... Biz sana yöneldik." Allah dedi ki "Azap edeceğime, koyduğum düzene göre azap ederim. İkramım ise her şeyi kaplar. İlerisinde onu, çekinerek kendini koruyanlar ve zekat verenler ile ayetlerime inanıp güvenenlere has kılacağım.

Şaban Piriş

Bize bu dünyada ve ahirette iyilik yaz; biz sana yöneldik. Allah: -Dilediğime azabım dokunur. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onunla ayetlerimize iman etmiş olarak korkanlar, günahtan kaçanlar ve zekat verenleri yazacağım, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: «Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kapsamıştır onu korkup sakınanlara, zekâtı verenlere ve bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.»

Ümit Şimşek

'Bize bu dünyada da, âhirette de güzellik yaz. Biz Senin yolunu tuttuk.' Allah buyurdu ki: Ben azabı dilediğime veririm. Rahmetim ise herşeyi kaplamıştır; onu da sakınanlara, zekâtı veren ve âyetlerimize iman edenlere yazacağım.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de ahirette. Dönüp dolaşıp sana geldik." Buyurdu ki: "Azabıma dilediğimi çarptırırım. Rahmetime gelince, o herşeyi çepeçevre kuşatmıştır. Ben onu; sakınıp korunanlara, zekatı verenlere, ayetlerimize inananlara yazacağım."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bizim üçün bu dünyada da yaxşılıq yaz, axirətdə də. Həqiqətən, biz, Sənə üz tutduq!” Allah dedi: “İstədiyimi əzabıma düçar edirəm. Mərhəmətim isə hər şeyi əhatə edir. Mən onu Allahdan qorxan, zəkat verən və ayələrimizə iman gətirənlər üçün yazacağam.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bizə bu dünyada da yaxşılıq yaz. (Dünyada yaxşı əməllər, axirətdə Cənnət qismət elə). Biz (tövbə edib bağışlanmağımızı diləyərək). Sənə tərəf (hüzuruna) döndük!″ (Allah) buyurdu: ″İstədiyimi əzabıma düçar edərəm. Mərhəmətim hər şeyi ehtiva etmişdi. Onu Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlərə, zəkat verənlədə, ayələrimizə iman gətirənlərə yazacağam!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gewähre uns in diesem Leben und im Jenseits guten Lohn! Wir haben uns Dir reuevoll zugewandt.ʺ Er sprach: ʺMeine Strafe richte Ich an wen Ich will, und Meine Barmherzigkeit umfaßt alles. Ich habe sie für die Gläubigen bestimmt, die fromm sind, die Zakat-Abgaben leisten und die, die aufrichtig an Unsere Zeichen glauben,

Almanca — Der Edle Quran

Und bestimme für uns in diesem Diesseits Gutes und auch im Jenseits! Gewiß, wir haben zu Dir zurückgefunden.ʺ Er sagte: ʺMit Meiner Strafe treffe Ich, wen Ich will, aber Meine Barmherzigkeit umfaßt alles. Ich werde sie für die bestimmen, die gottesfürchtig sind und die Abgabe entrichten und die an Unsere Zeichen glauben,

Almanca — M. A. Rassoul

Und bestimme für uns Gutes, sowohl im Diesseits als auch im Jenseits; denn zu Dir sind wir reuevoll zurückgekehrt.ʺ Er sprach: ʺIch treffe mit Meiner Strafe, wen Ich will; doch Meine Barmherzigkeit umfaßt alle Dinge; so werde Ich sie bestimmen - sowohl für jene, die (Mich) fürchten und die Zakah entrichten als auch für jene, die an Unsere Zeichen glauben.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und bestimme für uns in diesem Diesseits Gutes und auch im Jenseits, denn gewiß, wir bereuen Dir gegenüber. ER sagte: ʺMit Meiner Peinigung treffe ICH, wen ICH will. Doch Meine Gnade umfaßt alles. So werde ICH sie für diejenigen bestimmen, die Taqwa gemäß handeln und Zakat entrichten, und für diejenigen, die den Iman an Unsere Ayat verinnerlichen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He added: "We pray and beseech You to bestow on us Your prevenient and efficacious grace here, and Your efficacious grace Hereafter; we have surrendered ourselves to You and our purpose and cause to Your divine service". "My punishment", said Allah, "is a penalty I inflict on whom I will, and My mercy is extended to the wide circle of the all; I will accord it to those who entertain the profound reverence dutiful to Me. It is those who give alms and give credence to Our revelations and signs, with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues".

Abdul Haleem

Grant us good things in this world and in the life to come. We turn to You.’ God said, ‘I bring My punishment on whoever I will, but My mercy encompasses all things. ‘I shall ordain My mercy for those who are conscious of God and pay the prescribed alms; who believe in Our Revelations;

Abdullah Yusuf Ali

"And ordain for us that which is good, in this life and in the Hereafter: for we have turned unto Thee." He said: "With My punishment I visit whom I will; but My mercy extendeth to all things. That (mercy) I shall ordain for those who do right, and practise regular charity, and those who believe in Our signs;-

Abul A'la Maududi

And ordain for us what is good in this world and in the World to Come for to You have we turned.'He replied: 'I afflict whomsoever I wish with My chastisement. As for My mercy, it encompasses everything. will show mercy to those who abstain from evil, pay Zakat and have faith in Our signs.'

Aisha Bewley

Prescribe good for us in this world and the Next World. We have truly turned to You.’ He said, ‘As for My punishment, I strike with it anyone I will. My mercy extends to all things but I will prescribe it for those who have taqwa and pay zakat, and those who believe in Our Signs:

Al-Hilali & Khan

"And ordain for us good in this world, and in the Hereafter. Certainly we have turned unto You." He said: (As to) My punishment I afflict therewith whom I will and My Mercy embraces all things. That (Mercy) I shall ordain for those who are the Muttaqûn (the pious - See V.2:2), and give Zakât; and those who believe in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs and revelations, etc.);

Ali Quli Qarai

And appoint goodness for us in this world and the Hereafter, for indeed we have come back to You. ’ Said He, ‘I visit My punishment on whomever I wish, but My mercy embraces all things. Soon I shall appoint it for those who are Godwary and give the zakāt and those who believe in Our signs

Amatul Rahman Omar

`And ordain for us what is good in this world and in the Hereafter for to You alone we turn (repenting). ' He (the Almighty) said, `As for My punishment, I inflict on whom I will, but My mercy embraces all things. So I will ordain it for those who guard against evil and spend in charity, and for those who believe in Our Messages;

Arthur John Arberry

And prescribe for us in this world good, and in the world to come; we have repented unto Thee. ' Said He, 'My chastisement -- I smite with it whom I will; and My mercy embraces all things, and I shall prescribe it for those who are godfearing and pay the alms, and those who indeed believe in Our signs,

Bijan Moeinian

"Lord please grant us the best in this world and in the Hereafter. We have now turned to you." The Lord replied: "As far as the punishment is concerned, it will be sent to whoever I decide. As to My Mercy, it embraces everything [after all, without the Lord's Mercy, the whole universe will be crumbled down as He is the one who keeps its together.]" I will shower My Mercy upon those who obey me, spend on charity and believe in My Revelations."

E. Henry Palmer

' And write down for us in this world good, and in the future too; verily, we are guided unto Thee. ' He said, 'My punishment - with it I fall on whom I will; and my mercy embraceth everything; and I will write it down for those who fear, and who give alms, and those who in our signs believe,-

Edip-Layth

"Decree for us good in this world, and in the Hereafter; we have been guided towards You." He said, "I will afflict with My punishment whom I chose, but My mercy encompasses all things. I will thus decree it for those who are aware and contribute towards betterment, and those who acknowledge Our signs."

George Sale

And ordain for us good in this world, as well as in the next; we have turned to Thee with repentance. ' Allah replied, 'I will inflict My punishment on whom I will; but My mercy encompasses all things; so I will ordain it for those who act righteously and pay the Zakaat and those who believe in Our Signs -

Hamid S. Aziz

And ordain for us good in this world, and in the Hereafter too; verily, we are guided unto Thee. " He said, "With My punishment, I fall on whom I will; but My mercy embraces everything; and I will ordain it for those who do right, and practice charity regularly, and those who believe in our Signs.

Mahmoud Ghali

And prescribe for us in this present (Literally: this lowly (life), i. e., the life of this word) (life) a fair (reward), and in the Hereafter; surely we have Judaized (i.e., to be a Jew) to You." Said He, "My torment, I afflict with it whomever I decide, and My mercy has embraced everything; so I will soon prescribe it to the ones who are pious and bring the Zakat, (i.e., pay the poor-dues) and the ones who (themselves) believe in Our signs,.

Marmaduke Pickthall

And ordain for us in this world that which is good, and in the Hereafter (that which is good), Lo! We have turned unto Thee. He said: I smite with My punishment whom I will, and My mercy embraceth all things, therefore I shall ordain it for those who ward off (evil) and pay the poor-due, and those who believe Our revelations;

Mohamed Ahmed - Samira

Enjoin for us good in the world, and good in the world to come. We turn to You alone." And the Lord said: "I punish only those whom I will, but My mercy enfolds everything. I shall enjoin it for those who take heed for themselves, who pay the zakat and believe in My signs,

Muhammad Asad

And ordain Thou for us what is good in this world as well as in the life to come: behold, unto Thee have we turned in repentance!" [God] answered: "With My chastisement do I afflict whom I will - but My grace overspreads everything: and so I shall confer it on those who are conscious of Me and spend in charity, and who believe in Our messages-

Mustafa Khattab

Ordain for us what is good in this life and the next. Indeed, we have turned to You ˹in repentance˺." Allah replied, "I will inflict My torment on whoever I will. But My mercy encompasses everything. I will ordain mercy for those who shun evil, pay alms-tax, and believe in Our revelations.

Progressive Muslims

"And decree for us good in this world, and in the Hereafter; we have been guided towards You. " He said: "My punishment, I afflict with it whom I chose, and My mercy encompasses all things. I will thus decree it for those who are aware and contribute towards betterment, and those who believe in Our revelations."

Sahih International

And decree for us in this world [that which is] good and [also] in the Hereafter; indeed, we have turned back to You. " [ Allah ] said, "My punishment - I afflict with it whom I will, but My mercy encompasses all things." So I will decree it [especially] for those who fear Me and give zakah and those who believe in Our verses -

Sam Gerrans

“And prescribe Thou for us in the World good, and in the Hereafter; we have returned to Thee.” He said: “I strike with My punishment whom I will; but My mercy encompasses all things: I will ordain it for those of prudent fear, and who render the purity, and those who believe in Our proofs:

Shabbir Ahmed

Ordain for us the good in this world and in the Hereafter. We turn to You with conviction in Your Guidance." God responded, "My punishment is but the Law of Requital, and My Mercy embraces all things. I will specify My Mercy to those who walk aright, spend their wealth on community welfare, and practically believe in Our Revelations."

Syed Vickar Ahamed

"And grant for us that which is good, in this life and in the Hereafter: Because we have (repented and) returned to You. " He (Allah) said: "With My Punishment, I visit whom I will; But My Mercy extends to all things. That I shall grant for those who do right, and practice regular charity, and for those who believe in Our Signs;"—

Taqi Usmani

And write for us good in this world and in the Hereafter. We turn to You in repentance." He (Allah) said, "As for My punishment, I afflict with it whom I will. And My mercy extends to everything. So, I shall write it for those who guard themselves against evil, and pay Zakāh, and those who do believe in Our verses,

The Monotheist Group

"And decree for us good in this world, and in the Hereafter; we have been guided towards You." He said: "My punishment, I afflict with it whom I chose, and My mercy encompasses all things. I will thus decree it for those who are aware and contribute towards purification, and those who believe in Our revelations."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et prescris pour nous le bien ici-bas ainsi que dans lʹau-delà. Nous voilà revenus vers Toi, repentis.ʺ Et (Allah) dit: ʺJe ferai que Mon châtiment atteigne qui Je veux. Et Ma miséricorde embrasse toute chose. Je la prescrirai à ceux qui (Me) craignent, acquittent la Zakât, et ont foi en Nos signes,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedêyo!) Tu di vê dinyayê de qenciyê û li axretê jî ji bo me rindiyê binivîse. Bi rastî me bi bal Te ve tobe kir. (Xwedê) Got: Ez kê bivêm ez ê ezabê xwe lê raselitînim û merhemeta min jî dor li her tiştî girtiye. Vêca ez ê wê (dilovaniyê) ji bo wan ên ku xwe (ji kufr û gunehan) diparêzin û zekata xwe didin û ew ên ku bawerî bi ayetên me tînin, misoger bikim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En noteer voor ons in de tegenwoordige wereld wat goed is en ook in het hiernamaals, want wij hebben ons tot U gewend.ʺ Hij zei: ʺMet Mijn bestraffing tref Ik wie Ik wil en Mijn barmhartigheid omvat alles. Ik zal het noteren voor hen die godvrezend zijn en de zakaat brengen en voor hen die in Onze tekenen geloven,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Beschenk ons met het goede in deze wereld en in het volgende leven; want door u worden wij geleid. God antwoordde: Ik zal mijne straf opleggen aan wien het mij behaagt, en mijne barmhartigheid strekt zich over alle dingen uit; en ik zal haar toekennen aan hen, die mij vreezen en aalmoezen geven, en in mijne teekens zullen gelooven.

Hollandaca — Siregar

En schrijf ons in deze wereld het goede voor en (ook) in het Hiernamaals. Voorwaar, wij wonden ons in berouw tot U.ʺ Hij (Allah) zei: ʺMet Mijn bestraffing tref Ik wie Ik wil en Mijn Barmhartigheid omvat alle dingen. Ik zal haar voorschrijven aan degenen die (Mij) vrezen, die de zakât geven en die in Mijn Tekenen geloven.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И запиши за нами в этом мире благое деяние, и в Вечной жизни [сделай так, чтобы мы оказались из числа тех, которым записаны благие деяния как в этом мире, так и в Вечной жизни]. Поистине, мы обратились (с покаянием) к Тебе!» (Аллах Всевышний) сказал: «Наказанием Моим Я поражаю, кого желаю, а милость Моя объемлет всякую вещь. Поэтому Я запишу ее [милость] тем, которые остерегаются (Моего наказания), и (по своей воле) дают закят (тем, у которых есть на нее право), и которые веруют в Наши знамения;

Rusça — Osmanov

Начертай же для нас прекрасную жизнь в этом мире и будущем, ибо мы обратились к тебе с раскаяниемʺ. Аллах ответствовал: ʺЯ поражаю Своим наказанием того, кого захочу, а Моя милость распространяется на все сущее. И посему Я предопределю милость богобоязненным и тем, которые раздают закат, веруют в Наши знамения

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt gott komma oss till del i detta liv och i det eviga livet. Ja, Vi vänder tillbaka till Dig (i djup ånger).ʺ (Gud) svarade: ʺJag låter Mitt straff drabba den Jag vill; men Min nåd och Min barmhärtighet når överallt och Min nåd skänker Jag dem som fruktar Gud och ger åt de behövande och som tror på Mina budskap;