A'raf Suresi 139. Ayet — Elfaz
Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkumdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır."
1اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
2هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'işunlarınİşaret Zamiri
3مُتَبَّرٌmutebberunyıkılmıştırİsimت ب رKırmak/yıkmak/mahvetmek/yok olmak/kaybetmek/parçalamak/dağılmak, yıkım/mahvoluş.
4مَاmābulundukları (din)İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
5هُمْhumonlarınZamir
6فِيهِfīhiiçindeHarf-i Cer+Zamir
7وَبَاطِلٌve bāTilunve boşa çıkmıştırBağlaç+İsimب ط لBoş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmak
8مَاmāşeylerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9كَانُواkānūolduklarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10يَعْمَلُونَyeǎ'melūneyapıyor(lar)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat