A'raf Suresi 130. Ayet — Elfaz
Andolsun biz, Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.
1وَلَقَدْve leḳadve andolsunİsti'nafiye Edatı+Lam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
2اَخَذْنَٓاeḣaƶnābiz tuttukMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek
4فِرْعَوْنَfir'ǎvneFir'avnÖzel İsim
5بِالسِّنِينَbi s-sinīneyıllarcaHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimس ن وYıl, ışık, parlaklık, yükseklik, yücelik, görkemlilik
6وَنَقْصٍve neḳSinve darlığıylaBağlaç+İsimن ق صAzalmak, eksilmek, tükenmek, azaltmak, kayıp veya eksikliğe neden olmak, tüketmek, yetersiz kalmak, israf etmek, hafiflemek.
7مِنَmineHarf-i Cer
8الثَّمَرَاتِṧ-ṧemerātiürünlerinMarife (Belirlilik Takısı)+İsimث م رMeyve vermek, verimli olmak, zenginleşmek, artmak veya çoğalmak, bir şeyden daha fazla kazanmak. Meyve, servet, mal mülk, kâr, gelir.
9لَعَلَّهُمْleǎllehumbelki (diye)Harf-i Nasb+Zamir
10يَذَّكَّرُونَyeƶƶekkerūneöğüt alırlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermek