A'raf Suresi 113. Ayet — Elfaz
Sihirbazlar Firavun'a geldiler. "Galip gelenler biz olursak mutlaka bize bir mükafat vardır, değil mi?" dediler.
1وَجَاءَve cā'eve geldiİsti'nafiye Edatı+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
2السَّحَرَةُs-seHaratubüyücülerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti
3فِرْعَوْنَfir'ǎvneFir'avn'aÖzel İsim
4قَالُواḳālūdedilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5اِنَّinneelbetteHarf-i Nasb
6لَنَاlenābizeHarf-i Cer+Zamir
7لَاَجْرًاle ecranbir mükafat var (değil mi?)Lam-ı Te'kid+İsimا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar
8اِنْineğerŞart Edatı
9كُنَّاkunnāolursakMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10نَحْنُneHnubizZamir
11الْغَالِبِينَl-ğālibīneüstün gelenMarife (Belirlilik Takısı)+İsimغ ل بÜstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli.