Bana, Allah'a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.

حَقِيقٌ عَلٰٓى اَنْ لَا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِيَ بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ

Haḳīḳun ǎlā en lā eḳūle ǎlā (a)llahi illā l-Haḳḳa ḳad ci'tukum bi beyyinetin min rabbikum fe ersil meǐye benī isrāīle

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1حَقِيقٌHaḳīḳunح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekborçtur
2عَلٰٓىǎlābenim üzerime
3اَنْenki
4لَاasla
5اَقُولَeḳūleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöylememem
6عَلَىǎlākarşı
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
8اِلَّاillābaşkasını
9الْحَقَّl-Haḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçekten
10قَدْḳadandolsun
11جِئْتُكُمْci'tukumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksize getirdim
12بِبَيِّنَةٍbi beyyinetinب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık bir delil
13مِنْmin-den
14رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz-
15فَاَرْسِلْfe ersilر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleartık gönder
16مَعِيَmeǐyebenimle
17بَنِيbenīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarını
18اِسْرَٓاءِيلَisrāīleاسراءيلİsrail

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah hakkında ancak gerçek sözü söylemem borçtur bana. Rabbinizden apaçık bir delille geldim size, İsrailoğullarını benimle gönder.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah hakkında ancak gerçek sözü söylemem borçtur bana. Rabbinizden apaçık bir delille geldim size, İsrailoğullarını benimle gönder.

Adem Uğur

Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim; artık İsrailoğullarını benimle bırak!"

Ahmed Hulusi

"Allah üzerine Hak olmayanı söylememek, benim üzerime hakiki bir borçtur. . . Gerçekten ben size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. . . (O halde) İsrailoğullarını benimle beraber gönder!"

Ahmet Tekin

'İlk görevim, Allah adına haktan, doğrudan başka birşey söylemememdir. Rabbinizden size açık hak deliller, mûcizeler getirdim. Artık İsrailoğulları’nı, temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek benimle gönder.' dedi.

Ahmet Varol

Bana yaraşan, Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylememektir. Size Rabbinizden açık bir belge getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle birlikte gönder.'

Ali Bulaç

"Benim üzerimdeki yükümlülük, Allah'a karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder."

Ali Fikri Yavuz

Bana gereken, Allah’a karşı hakdan başka bir şey söylememekliğimdir. Gerçekten ben size, rabbinizden bir mûcize ile geldim. Artık (köle edindiğin) İsraîloğullarını benimle beraber (vatanları olan Şam’a) gönder.”

Ali Rıza Safa

"Üzerimdeki yükümlülük, Allah hakkında gerçeklerden başkasını söylememektir. Efendinizden, size açık bir kanıtla geldim; İsrailoğullarını, artık benimle gönder!"

Bayraktar Bayraklı

"Allah hakkında yalnız gerçek olanı söylemek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim; artık İsrailoğulları'nı benimle birlikte serbest bırak!"

Bekir Sadak

Bana Allah'a karsi ancak gercegi soylemek yarasir. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, Israilogullarini benimle beraber koyver» dedi.

Celal Yıldırım

Bana yakışıp yaraşan, Allah'a karşı ancak gerçeği söylemekliğimdir. Doğrusu size Rabbinizden açık bir belge (mu'cize) ile geldim ; artık israil oğulları'nı benimle beraber gönder.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size rabbinizden açık bir delil getirdim. Artık İsrâiloğulları’nı benimle birlikte serbest bırak.”

Diyanet İşleri

Bana, Allah'a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.

Diyanet İşleri (eski)

Bana Allah'a karşı ancak gerçeği söylemek yaraşır. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, İsrailoğullarını benimle beraber gönder' dedi.

Diyanet Vakfi

Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim; artık İsrailoğullarını benimle bırak!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'a karşı ilk görevim, hak olandan başka bir şey söylemememdir. Gerçekten ben size Rabbinizden bir mucize getirdim, artık İsrailoğullarını benimle gönder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a karşı birinci görevim, gerçekten başka birşey söylememektir. Gerçekten ben size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrail oğullarını benimle beraber gönder." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Birinci vazifem Allaha karşı haktan başka bir şey söylememekliğimdir, hakikat ben size rabbınızdan bir beyyine ile geldim, artık Beni İsraili benimle beraber gönder

Erhan Aktaş

"Allah adına, hakikatten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size, Rabb'inizden açık beyyinelerle geldim. Öyleyse İsrailoğullarını benimle gönder."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Allah adına, hakikatten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size, Rabb'inizden açık beyyinelerle geldim. Öyleyse İsrailoğulları'nı benimle gönder."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Allah adına, haktan başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size, Rabb'inizden açık beyyinelerle geldim. Öyleyse İsrailoğulları'nı benimle gönder."

Fizilal-il Kuran

bana Allah hakkında sadece doğruyu söylemek yaraşır. Size Rabbinizden açık bir belge, bir mucize getirdim, İsrailoğulları'nı benimle gönder. (Serbest bırak.)

Gültekin Onan

"Benim üzerimdeki yükümlülük, Tanrı'ya karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle birlikte gönder."

Hamdi Döndüren

“Bana yaraşan Allah hakkında doğrudan başka bir şey söylememektir. Ben size Rabbiniz tarafından açık bir mucize getirdim, artık İsrail oğullarını benimle birlikte gönder!”

Hasan Basri Çantay

"Allaha karşı hakdan başkasını söylememekliğim (üzerime) borcdur. Size Rabbinizden açık bir alametle gelmişimdir. Artık İsrail oğullarını benimle beraber gönder".

Hasib Asutay

Allah'a karşı gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim, artık İsrailoğullarını benimle gönder! '

Hayrat Neşriyat

'Bana düşen, Allah’a karşı haktan başka bir şey söylemememdir! Şübhesiz ki size Rabbinizden apaçık bir delil (bir mu'cize) getirdim; artık İsrâiloğullarını benimle berâber gönder!'

İbni Kesir

Bana yaraşan; Allah hakkında haktan başkasını söylememektir. Size, Rabbınızdan apaçık bir burhan getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.

Mehmet Okuyan

Allah hakkında gerçek(ler)den başka bir şey söylememek benim üzerime borçtur. Elbette Rabbinizden size apaçık bir belge getirdim; artık İsrailoğulları'nı benimle gönder!”

Muhammed Esed

bana düşen, Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylememektir. İşte size Rabbinizden apaçık burhanla çıkıp geldim: Öyleyse bırak artık, İsrailoğulları benimle gelsinler!"

Mustafa İslamoğlu

Bana yakışan Allah hakkında hakikatten başka bir şey söylememektir. Elbet size Rabbinizden apaçık mucizelerle geldim. Artık bırak da İsrailoğulları benimle gelsinler.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ben Allah Teâlâ'ya karşı haktan başkasını söylememekte aleddevam sâbitim. Şüphesiz ki, ben size Rabbinizden bir mûcize ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.»

Ömer Öngüt

“Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden apaçık bir delil getirdim. Artık İsrâiloğullarını benimle beraber gönder. ”

Suat Yıldırım

"Başta gelen görevim, Allah Teâlâ hakkında, gerçek dışı bir şey söylemememdir. Gerçekten size Rabbinizden çok açık bir belge getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder!"

Süleyman Ateş

"Allah'a karşı gerçekten başkasını söylememek, benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim, artık İsrail oğullarını benimle gönder!"

Süleymaniye Vakfı

Görevim, Allah hakkında sadece gerçeği söylemektir. Rabbinizden /Sahibinizden size açık bir belge de getirdim. İsrailoğullarını benimle beraber gönder."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üzerimdeki görev, Allah hakkında sadece gerçeği söylemektir. Size Rabbinizden bir belge de getirdim. Artık İsrailoğullarının benimle birlikte hareketlerine engel çıkarma."

Şaban Piriş

Gerçek şudur ki: Ben Allah hakkında doğru olandan başka bir şey söylemiyorum. Size Rabbinizden belgelerle geldim. Bu sebeple, İsrailoğullarını benimle beraber gönder.

Tefhim-ul Kuran

«Benim üzerimdeki yükümlülük, Allah'a karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.»

Ümit Şimşek

'Bana düşen, Allah hakkında gerçek dışı hiçbir şey söylememektir. Size Rabbinizden apaçık bir delil getirdim. İsrailoğullarını benimle gönder.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Allah hakkında gerçek dışında birşey söylememek benim üzerimde bir varoluş borcudur. Ben size Rabbinizden bir beyyine getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mənim borcumdur ki, Allah barəsində yalnız həqiqəti deyim. Mən Rəbbinizdən sizə açıq-aydın dəlillər gətirmişəm. Elə isə İsrail oğullarını mənimlə göndər”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mən Allah barəsində yalnız haqqı deməyə borcluyam. Mən sizə Rəbbinizdən açıq-aşkar bir dəlil (möʼcüzə) gətirmişəm. İndi (kölə etdiyin) İsrail oğullarını mənimlə bərabər (babalarının vətəni olan Şama) göndər!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich bin verpflichtet, nichts anderes über Gott zu verkünden, als die Wahrheit. Ich bin zu euch mit einem eindeutigen Beweis von eurem Herrn gekommen. Laß die Kinder Israels mit mir ziehen!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

bestrebtʹ, über Allah nur die Wahrheit zu sagen. Ich bin doch mit einem klaren Beweis von eurem Herrn zu euch gekommen. So lasse die Kinder Israʹils mit mir gehen!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Es ziemt sich, daß ich von Allah nichts anderes als die Wahrheit rede. Ich bin zu euch mit einem deutlichen Beweis von eurem Herrn gekommen; so laß denn die Kinder Israels mit mir ziehen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Mir obliegt es, daß ich nichts über ALLAH außer der Wahrheit sage. Bereits brachte ich euch doch ein klares Zeichen von eurem HERRN mit, so schicke mit mir die Kinder Israils!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

With great care and solemnity do I relate to Allah nothing but the truth. "l do hereby present you people with a sign from Allah, your Creator, evincing both the truth of my mission and Allah's supremacy, and by virtue of this sign and of Allah's delegated authority I demand the release of Bani Israel from bondage and they be permitted to go with me to where they are free to practice Allah's system of faith and worship".

Abdul Haleem

duty-bound to say nothing about God but the truth, and I have brought you a clear sign from your Lord. Let the Children of Israel go with me.’

Abdullah Yusuf Ali

One for whom it is right to say nothing but truth about Allah. Now have I come unto you (people), from your Lord, with a clear (Sign): So let the Children of Israel depart along with me."

Abul A'la Maududi

And it behoves me to say nothing about Allah except what is true. I have come to you with a clear sign of having been sent from your Lord. So let the Children of Israel go with me.'

Aisha Bewley

duty bound to say nothing about Allah except the truth. I have come to you with a Clear Sign from your Lord. So send the tribe of Israel away with me.’

Al-Hilali & Khan

"Proper it is for me that I say nothing concerning Allâh but the truth. Indeed I have come unto you from your Lord with a clear proof. So let the Children of Israel depart along with me."

Ali Quli Qarai

It behooves me to say nothing about Allah except the truth. I certainly bring you a manifest proof from your Lord. So let the Children of Israel go with me.’

Amatul Rahman Omar

`I stand upon it (-the prophethood), worthy to say nothing (in the name) of Allâh but the truth. I have indeed brought to you a clear proof (of my truthfulness) from your Lord, therefore let the Children of Israel go with me.'

Arthur John Arberry

worthy to say nothing regarding God except the truth. I have brought a clear sign to you from your Lord; so send forth with me the Children of Israel.'

Bijan Moeinian

"In such a capacity, I can not say nothing but the truth. I have come with undeniable miracles to you. Let the children of Israel leave with me."

E. Henry Palmer

it is not right for me to speak against God aught but the truth. I have come to you with a manifest sign from my Lord; send then the children of Israel with me.'

Edip-Layth

"It is not proper for me to say about God except the truth; I have come to you with proof from your Lord. So send with me the Children of Israel."

George Sale

It is not right that I should say anything of Allah except the truth. I have come to you with a clear Sign from your Lord; therefore, let the children of Israel go with me.'

Hamid S. Aziz

One, for whom it is not right to speak against Allah aught but the truth. I have come to you with a manifest sign from my Lord. Send, then, the children of Israel with me."

Mahmoud Ghali

Truly (worthy) to say nothing regarding Allah except the truth. I have already come to you with a supremely evident (sign) from your Lord, so send forth with me the Seeds (Or: sons) of."Israel).

Marmaduke Pickthall

Approved upon condition that I speak concerning Allah nothing but the truth. I come unto you (lords of Egypt) with a clear proof from your Lord. So let the Children of Israel go with me.

Mohamed Ahmed - Samira

"I am duty bound to speak nothing of God but the truth I have brought from your Lord a clear sign; so let the people of Israel depart with me. "

Muhammad Asad

so constituted that I cannot say anything about God but the truth. I have now come unto you with a clear evidence from your Sustainer: let, then, the children of Israel go with me!"

Mustafa Khattab

obliged to say nothing about Allah except the truth. Indeed, I have come to you with clear proof from your Lord, so let the children of Israel go with me."

Progressive Muslims

"It is not proper for me to say about God except the truth; I have come to you with proof from your Lord. So send with me the Children of Israel."

Sahih International

[Who is] obligated not to say about Allah except the truth. I have come to you with clear evidence from your Lord, so send with me the Children of Israel."

Sam Gerrans

“Obliged to ascribe not to God save the truth. I have come to you with clear evidence from your Lord; so send thou with me the children of Israel.”

Shabbir Ahmed

It is incumbent upon me that I say about God nothing but the Truth. I come to you with clear evidence of the Truth from your Lord. So let the Children of Israel go with me."

Syed Vickar Ahamed

"One for whom, it is right to say nothing but the truth about Allah! Now I have come to you (People), from your Lord, with a clear (Sign): So let the Children of Israel depart with me. "

Taqi Usmani

it befits me not to say anything about Allah except the truth. I have come to you with a clear sign from your Lord. So, let the children of Isrā’īl go with me."

The Monotheist Group

"It is not proper for me to say about God except the truth; I have come to you with a proof from your Lord. So send with me the Children of Israel."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

je ne dois dire sur Allah que la vérité. Je suis venu à vous avec une preuve de la part de votre Seigneur. Laisse donc partir avec moi les Enfants dʹIsraël.ʺ

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die begerig is om over God alleen maar de waarheid te zeggen. Ik ben tot jullie gekomen met een duidelijk bewijs van jullie Heer. Zend dus de Israëlieten met mij weg.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het is rechtvaardig dat ik van God niets anders dan de waarheid zegge. Thans ben ik tot u gekomen met een duidelijk teeken van uwen Heer; zend dus de kinderen Israëls met mij weg.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Полагается говорить мне об Аллахе только истину. Вот я пришел к вам с ясным знамением от вашего Господа (которое доказывает мою правдивость). Отправь [отпусти] же со мной потомков Исраила (освободив их из плена и порабощения) (чтобы они могли поклоняться Аллаху)!»

Rusça — Osmanov

Мне надлежит говорить об Аллахе только правду. Я пришел к вам с ясным знамением от вашего Господа. Так пошли же со мной сынов Исраилаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och ålagt mig att inte säga om Gud annat än sanningen och jag kommer till er med ett klart vittnesbörd från er Herre (att mina ord är sanning). Låt nu Israels barn lämna (detta land) med mig!ʺ