"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
ve lem edri mā Hisābiyeh
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve keşke bilmeseydim, nedir hesabım.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve keşke bilmeseydim, nedir hesabım.
Adem Uğur
Şu hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Ahmed Hulusi
"Hesabımı (yaptıklarımın sonucunun ne olduğunu) hiç bilmeseydim!"
Ahmet Tekin
'Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim.'
Ahmet Varol
Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim.
Ali Bulaç
"Hesabımı hiç bilmeseydim."
Ali Fikri Yavuz
Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim.
Ali Rıza Safa
"Hesabımı hiç bilmeseydim!"
Bayraktar Bayraklı
- Kitabı sol tarafından verilene gelince, o da şöyle diyecek: "Keşke kitabım bana verilmeseydi, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim, keşke ölüm her şeyi bitirmiş olsaydı; malım bana hiçbir fayda vermedi, bütün gücüm yok oldu."
Bekir Sadak
(25-29) Fakat kitabi kendisine solundan verilen kimse: «Kitabim keske bana verilmeseydi; keske hesabimin ne oldugunu bilmeseydim; bu is keske son bulmus olsaydi; malim bana fayda vermedi; gucum de kalmadi» der.
Celal Yıldırım
Ve keşke hesabımın da ne ölçüde olacağını bilmeseydim !
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(25-26) Kitabı sol tarafından verilene gelince o, “Keşke” der, “Bana kitabım verilmeseydi de hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Diyanet İşleri
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
Diyanet İşleri (eski)
(25-29) Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: 'Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı' der.
Diyanet Vakfi
(25-26) Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve hesabımın ne olduğunu öğrenmeseydim!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve vakıf olmasa idim ne imiş? Hisabıma
Erhan Aktaş
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
Fizilal-il Kuran
Şu hesabımı hiç görmemiş olsaydım!
Gültekin Onan
"Hesabımı hiç bilmeseydim."
Hamdi Döndüren
“Şu hesabımı hiç bilmemiş olsaydım!”
Hasan Basri Çantay
"Hisabımın da ne olduğunu bilmeseydim".
Hasib Asutay
'Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Hayrat Neşriyat
'Ve hesâbımın ne olduğunu bilmeseydim!'
İbni Kesir
Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim.
Mehmet Okuyan
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim!"
Muhammed Esed
ve (keşke) şu hesabımı görmemiş olsaydım!
Mustafa İslamoğlu
Ve hesabımın ne olduğunu (keşke) hiç bilmeseydim!
Ömer Nasuhi Bilmen
(25-27) Fakat o kimseye ki, kitabı sol tarafından verilmiş olur, (o da) der ki: «Keşke kitabım bana verilmemiş olsa idi.» «Hesabımın da ne olduğunu bilmese idim. Keşke o (ölüm hayatımı) kesip bitirmiş olsa idi.»
Ömer Öngüt
"Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!"
Suat Yıldırım
Keşke hesabımı bilmez olaydım!
Süleyman Ateş
"Şu hesabımı hiç bilmemiş olsaydım!"
Süleymaniye Vakfı
Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Şaban Piriş
Hesabımı hiç bilmeseydim.
Tefhim-ul Kuran
«Hesabımı da hiç bilmeseydim.»
Ümit Şimşek
'Keşke hesabımı öğrenmeseydim.
Yaşar Nuri Öztürk
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmemiş olsaydım."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Hesabımdan da xəbərim olmayaydı!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Hesabımın nə olduğunu bilməyəydim!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
und mein Urteil nicht erfahren!
Almanca — M. A. Rassoul
Und hätte ich doch nie erfahren, was meine Rechenschaft ist!
Almanca — Muhammad Zaidan
und nicht gewußt, was meine Abrechnung ist!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Nor would I have been asked to answer for conduct not knowing what language shall my countenance speak nor what shall it look like".
Abdul Haleem
and knew nothing of my Reckoning.
Abdullah Yusuf Ali
"And that I had never realised how my account (stood)!
Abul A'la Maududi
and had not known my account.
Aisha Bewley
and had not known about my Reckoning!
Al-Hilali & Khan
"And that I had never known how my Account is!
Ali Quli Qarai
nor had I ever known what my account is!
Amatul Rahman Omar
`And I had not known my reckoning.
Arthur John Arberry
and not known my reckoning!
Bijan Moeinian
"I wish I would have never been reminded of my deeds. "
E. Henry Palmer
I did not know what my account would be.
Edip-Layth
"That I never knew my account,"
George Sale
and that I had not known what this my account was!
Hamid S. Aziz
"And I did not know how my account stood:
Mahmoud Ghali
And that I had not realized my reckoning!
Marmaduke Pickthall
And knew not what my reckoning!
Mohamed Ahmed - Samira
And not known my account!
Muhammad Asad
and neither known this my account!
Mustafa Khattab
nor known anything of my reckoning!
Progressive Muslims
"And that I never knew my account, "
Sahih International
And had not known what is my account.
Sam Gerrans
“And had not known what is my reckoning!
Shabbir Ahmed
And knew not my account.
Syed Vickar Ahamed
"And that I had never known what my account (contained)!
Taqi Usmani
and I had never known what my account is!
The Monotheist Group
"And that I never knew my account,"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et ne pas avoir connu mon compte...
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
De bila min nizanibûya ka hesabê min çi ye!
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En had ik maar niet van mijn afrekening afgeweten.
Hollandaca — Siregar
En ik weet niet hoe mij afrekening zal zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (если) бы я (вообще) не знал бы, каков мой расчет!
Rusça — Osmanov
Я тогда не знал бы, каков мой счет.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och fått förbli i okunnighet om denna räkenskap över mitt (liv)!