"Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

اِنِّي ظَنَنْتُ اَنِّي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْ

innī Zenentu ennī mulāḳin Hisābiyeh

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Zâten ben biliyordum ki kıyâmet günü kavuşacağım hesâbıma.

Abdulkadir Gölpınarlı

Zâten ben biliyordum ki kıyâmet günü kavuşacağım hesâbıma.

Adem Uğur

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.

Ahmed Hulusi

"Gerçekten ben, yaptıklarımın sonucuna kavuşacağımı düşünüyordum!"

Ahmet Tekin

'Ben kesinlikle hesabımla karşılaşacağımı, sorguya çekileceğimi anlamış ve hazırlanmıştım.'

Ahmet Varol

Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı sanmıştım (anlamıştım).'

Ali Bulaç

"Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım."

Ali Fikri Yavuz

Çünkü ben, hesabıma kavuşacağımı sezmiştim.”

Ali Rıza Safa

"Aslında, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum!"

Bayraktar Bayraklı

- Kitabı sağ tarafından verilenler, "Alın kitabımı okuyun, doğrusu ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum" diyecek.

Bekir Sadak

(19-20) Kitabi sagindan verilen «Alin, kitabimi okuyun, dogrusu bir hesaplasma ile karsilasacagimi umuyordum» der.

Celal Yıldırım

Çünkü gerçekten ben, hesabımla karşılaşacağımı kesinlikle biliyordum» der.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten bekliyordum.”

Diyanet İşleri

"Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

Diyanet İşleri (eski)

(19-20) Kitabı sağından verilen; 'Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum' der.

Diyanet Vakfi

(19-20) Kitabı sağ tarafından verilen: Alın, kitabımı okuyun; doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum, der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü ben sezmiştim ki ben kavuşacağım hisabıma

Erhan Aktaş

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

Fizilal-il Kuran

Ben hesabımın inceleneceğini sezmiştim» der.

Gültekin Onan

"Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım."

Hamdi Döndüren

“Ben zaten, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.”

Hasan Basri Çantay

"Çünkü ben hakıykaten hisabıma kavuşacağımı (kuvvetle) zannetmişdim".

Hasib Asutay

Çünkü ben gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmıştım (bilmiştim).

Hayrat Neşriyat

(19-20) İşte kitâbı sağ eline verilen kimseye gelince, (sevinerek) der ki: 'Alın, kitâbımı okuyun; doğrusu ben, hesâbımla karşılaşacak kimse olduğumu gerçekten sezmiştim(bilmiştim)!' der.

İbni Kesir

Doğrusu ben, bir hesablaşma ile karşılaşacağımı sanıyordum.

Mehmet Okuyan

Doğrusu ben hesabımla karşılaşacağıma inanmıştım.”

Muhammed Esed

Zaten (bir gün) hesabımın önüme konulacağını bilmiştim!"

Mustafa İslamoğlu

Kesinlikle ben, hesabımla yüzleşeceğime gönülden inanmıştım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(20-21) «Şüphe yok, ben zannetmiştim ki, ben muhakkak hesabıma uğrayacağım.» İmdi o, hoşnut olduğu bir yaşayıştadır.

Ömer Öngüt

"Ben zaten hesabıma kavuşacağımı sezmiştim. "

Suat Yıldırım

"Zaten ben hesabımla karşılaşacağımı biliyordum!" der.

Süleyman Ateş

"Ben hesabımla karşılaşacağımı sezmiştim zaten."

Süleymaniye Vakfı

Ben, hesabımla mutlaka yüzleşeceğimi anlamıştım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ben hesabımla yüzleşeceğimi biliyordum."

Şaban Piriş

(19-20) Kimin kitabı sağından verilirse, -Alın, kitabımı okuyun, ben zaten bu hesabıma ulaşacağımı tahmin etmiştim, der.

Tefhim-ul Kuran

«Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım.»

Ümit Şimşek

Zâten ben biliyordum ki kıyâmet günü kavuşacağım hesâbıma.

Yaşar Nuri Öztürk

"Kendi hesabıma kavuşacağımı sezmiştim zaten."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mən bilirdim ki, etdiklərimin hesabına qovuşacağam”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mən (dünyada ikən qiyamət günü) öz hesabıma yetişəcəyimə (möhkəm) inanmışdım!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich habe fest daran geglaubt, daß ich zum Gericht kommen werde und habe folgerichtig gehandelt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Ich glaubte ja, daß ich meiner Abrechnung begegnen werde.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, ich habe damit gerechnet, daß ich meiner Rechenschaft begegnen werde.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ich wußte, daß ich sicherlich auf meine Abrechnung treffen werde.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I was convinced", he adds, "of the truth of The Day of Judgement when I would be requited the like for the like".

Abdul Haleem

I knew I would meet my Reckoning,’

Abdullah Yusuf Ali

"I did really understand that my Account would (One Day) reach me!"

Abul A'la Maududi

Verily I was sure that I would be handed over my account."

Aisha Bewley

I counted on meeting my Reckoning. ’

Al-Hilali & Khan

"Surely, I did believe that I shall meet my Account!"

Ali Quli Qarai

Indeed I knew that I shall encounter my account. ’

Amatul Rahman Omar

`Verily, I was sure that I would have to face my reckoning (one day)'.

Arthur John Arberry

Certainly I thought that I should encounter my reckoning. '

Bijan Moeinian

. . "Read my lifetime devotion to God, I knew that one day I will be proud of it."

E. Henry Palmer

Verily, I thought that I should meet my reckoning;'

Edip-Layth

"I knew that I was going to be held accountable."

George Sale

verily I thought that I should be brought to this my account:

Hamid S. Aziz

"Surely I knew that I shall meet my account. "

Mahmoud Ghali

Surely I expected that I should meet my reckoning. "

Marmaduke Pickthall

Surely I knew that I should have to meet my reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

I was certain I'll be given my account. "

Muhammad Asad

Behold, I did know that [one day] I would have to face my account!

Mustafa Khattab

I surely knew I would face my reckoning."

Progressive Muslims

"I knew that I was going to be held accountable. "

Sahih International

Indeed, I was certain that I would be meeting my account. "

Sam Gerrans

“I knew that I should meet my reckoning.”

Shabbir Ahmed

Behold, I always thought that my account would be given to me. "

Syed Vickar Ahamed

"Surely, I did really know that my account would (One Day) reach me!"

Taqi Usmani

I was sure that I would encounter my reckoning."

The Monotheist Group

"I knew that I was going to be held accountable."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Jʹétais sûr dʹy trouver mon compteʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî min ji dil zanîbû ku hesabê roja qiyametê li pêşiya min e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ik vermoedde immers dat ik mijn afrekening tegemoet kon zien.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, ik dacht wel, dat ik deze mijne rekenschap zou moeten geven.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, ik was ervan overtuigd dat ik mijn afrekening zou ontmoeten.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Ведь поистине я (в земной жизни) думал, что встречу свой расчет (в День Суда) (и поэтому готовился к нему, уверовав и совершая благодеяния)».

Rusça — Osmanov

Воистину, я верил, что предстану перед счетом [своих деяний]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Jag visste att jag (en dag) skulle kallas att avlägga räkenskap!ʺ