Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.

وَانْشَقَّتِ السَّمَاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ

ve nşeḳḳati s-semāu fe hiye yevmeiƶin vāhiyetun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve gök yarılır, o gün bitkin bir hâle gelir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve gök yarılır, o gün bitkin bir hâle gelir.

Adem Uğur

Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.

Ahmed Hulusi

O sema (benlik bilinci) yarılmıştır! O süreçte o, göçmüştür!

Ahmet Tekin

Gök yarılmış, o gün çökmüştür.

Ahmet Varol

Gök yarılmıştır. O artık o gün sarkmıştır.

Ali Bulaç

Gök yarılıp çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış/za'fa uğramıştır.'

Ali Fikri Yavuz

Gök de yarılmış; o gün, o da sarkmıştır.

Ali Rıza Safa

Gök, yarılarak parçalanmıştır. Artık, o gün, çökmeye yüz tutmuştur.

Bayraktar Bayraklı

Gök yarılmıştır. O gün o, lime lime sarkmıştır.

Bekir Sadak

Gok yarilir; o gun duzeni bozulur.

Celal Yıldırım

Gök yarılır; o gün artık o bütün güç ve ölçüsünü kaybetmiştir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gök yarılır, o gün (bütün) bunların düzeni çökmüştür.

Diyanet İşleri

Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.

Diyanet İşleri (eski)

Gök yarılır; o gün düzeni bozulur.

Diyanet Vakfi

Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün gök yarılmış, sarkmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve gök yarılmış, o da o gün sarkmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Sema yarılmış o da o gün sarkmıştır,

Erhan Aktaş

Gök yarılır. O Gün, o zayıftır artık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gök yarılır. İzin günü, o zayıftır artık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gök yarılır. İzin günü, o zayıftır artık.

Fizilal-il Kuran

Gök yarılmış, o gün o; zayıflamış sarkmıştır.

Gültekin Onan

Gök yarılıp çatlamıştır; artık o gün 'sarkmış/za'fa uğramıştır'.

Hamdi Döndüren

Gök yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.

Hasan Basri Çantay

Gök de yarılmış ve artık o, o gün za'fa düşmüşdür.

Hasib Asutay

Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutmuştur.

Hayrat Neşriyat

Ve gök yarılmıştır; artık o gün o, (pek çürük ve) zayıftır!

İbni Kesir

Gök de yarılmış ve o gün bitkin bir hale gelmiştir.

Mehmet Okuyan

Gök yarılacak ve o gün direncini kaybedecektir.

Muhammed Esed

ve gök yarılıp parçalanacak -çünkü o Gün zayıf ve güçsüz düşecek-;

Mustafa İslamoğlu

Ve gök parçalanmış olacak, zira o gün tüm direncini yitirmiş olacak.

Ömer Nasuhi Bilmen

(15-17) İşte o günde Kıyamet vukûa gelmiş olur. Ve gök yarılmıştır, artık o, o günde pek zaiftir. Ve melek (zümresi) onun çevresindedir ve Rabbin Arş'ını, başları üzerinde sekiz melek yüklenir.

Ömer Öngüt

Gök de yarılır ve artık o gün çökmeye yüz tutar.

Suat Yıldırım

O gün gök yarılır, parçalanır, iyice kuvvetten düşer.

Süleyman Ateş

Gök yarılmıştır; o gün o, zayıf, sarkıktır.

Süleymaniye Vakfı

Gök yarılır, artık o gün çökmeye yüz tutmuş hale gelir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün gök çatlar ve açılır.

Şaban Piriş

Gök paramparça olur, çünkü o gün zayıf ve güçsüz düşer..

Tefhim-ul Kuran

Gök de yarılıp çatlamıştır: artık o gün, 'sarkmış/za'fa uğramıştır.'

Ümit Şimşek

Gök yarılmış, gücünü yitirmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gök yarılmıştır. O gün o, lime lime sarkmıştır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göy yarılacaq və həmin gün o, süst olacaqdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və (göy) süst düşüb parçalanacaqdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Der Himmel wird sich spalten, denn an jenem Tage wird er brüchig sein,

Almanca — Der Edle Quran

und der Himmel spaltet sich, so daß er an jenem Tag brüchig wird,

Almanca — M. A. Rassoul

Und der Himmel wird sich spalten; denn an jenem Tage wird er brüchig sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

und der Himmel spaltete sich, denn er ist an diesem Tag gebrechlich,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the heavens have been parted asunder, and with frailty they stand shaky and agitated.

Abdul Haleem

The sky will be torn apart on that Day, it will be so frail.

Abdullah Yusuf Ali

And the sky will be rent asunder, for it will that Day be flimsy,

Abul A'la Maududi

when the sky will be rent asunder, the grip holding it together having loosened on that Day,

Aisha Bewley

and Heaven will be split apart, for that Day it will be very frail.

Al-Hilali & Khan

And the heaven will be rent asunder, for that Day it (the heaven) will be frail and torn up.

Ali Quli Qarai

and the sky will be split open —for it will be frail that day—

Amatul Rahman Omar

And the heaven will cleave asunder for it will have become frail on that day.

Arthur John Arberry

and heaven shall be split, for upon that day it shall be very frail,

Bijan Moeinian

The Day on which the [ozone layer of the] sky will crack and the cosmos will loose its order.

E. Henry Palmer

and the heaven on that day shall be cleft asunder, for on that day shall it wane!

Edip-Layth

The heavens will be torn, and on that day it will be flimsy.

George Sale

and the heavens shall cleave in sunder, and shall fall in pieces, on that day:

Hamid S. Aziz

And the heaven shall cleave asunder, so that on that Day it shall be frail,

Mahmoud Ghali

And the heaven will be cloven. So, upon that Day it will be (very) frail,

Marmaduke Pickthall

And the heaven will split asunder, for that day it will be frail.

Mohamed Ahmed - Samira

The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.

Muhammad Asad

and the sky will be rent asunder - for, frail will it have become on that Day -;

Mustafa Khattab

The sky will then be so torn that it will be frail,

Progressive Muslims

And the heavens will be torn, and on that Day it will be flimsy.

Sahih International

And the heaven will split [open], for that Day it is infirm.

Sam Gerrans

And the sky be split asunder for it, that day, is frail,

Shabbir Ahmed

And when the sky will be rent asunder, such that frail will it be that Day.

Syed Vickar Ahamed

And the sky will be split apart, for that Day will be flimsy and torn apart,

Taqi Usmani

and the sky will burst apart, while it will have become frail on that day.

The Monotheist Group

And the sky will be torn, and on that Day it will be flimsy.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et le ciel se fendra et sera fragile, ce jour-là.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Asîman diderize û êdî wê rojê asîman sist û xav e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en barst de hemel, want op die dag is hij breekbaar.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De hemelen zullen op dien dag gespleten worden en in stukken vallen.

Hollandaca — Siregar

En de hemel zal splijten, dan wordt zij broos.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и небо расколется, и будет оно в тот день слабым [будет оно лишено прочности].

Rusça — Osmanov

разверзнется небо, ибо оно в тот день немощно.