(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.
فَذَرْنِي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ
fe ƶernī ve men yukeƶƶibu bi hāƶā l-Hadīṧi se nestedricuhum min Hayṧu lā yeǎ'lemūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık sen, bu sözü yalanlayanı bırak bana, biz onları yavaş yavaş, hiç bilmedikleri yerden cehenneme çeker dururuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık sen, bu sözü yalanlayanı bırak bana, biz onları yavaş yavaş, hiç bilmedikleri yerden cehenneme çeker dururuz.
Adem Uğur
(Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.
Ahmed Hulusi
(Rasulüm) artık beni ve bu olayı yalanlayanı (başbaşa) bırak! Onları hiç bilmedikleri yönden aşama aşama helaka götüreceğiz!
Ahmet Tekin
Bu sözü, Kur’ân’ı yalanlayanları bana bırak. Onları bilmedikleri, farkına varmadıkları yerlerden kademe kademe alçaltacağız, azâba yaklaştıracağız.
Ahmet Varol
Bu sözü yalanlayanı sen bana bırak. Biz onları bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş (azaba) yaklaştıracağız.
Ali Bulaç
Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm), bu Kur’an’ı yalan sayanları bana bırak, (sen kalbini onlarla meşgul etme. Ben onların hakkından gelirim). Biz, onları, bilemiyecekleri yönden derece derece azaba yaklaştırırız; (Onlara sıhhat ve bol nimet veririz de, onu haklarında iyi zannederler. Halbuki o kâfirlere verdiğimiz bu mühletin sonu fecidir).
Ali Rıza Safa
Artık, bu sözü -hadisi- yalanlayanları, Bana bırak; bilmedikleri bir yerden, yavaş bir biçimde onları yaklaştıracağız.
Bayraktar Bayraklı
Sen, bu Kur'an'ı yalan sayanı bana bırak! Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.
Bekir Sadak
Kuran'i yalanlayanlari Bana birak; Biz onlari bilmedikleri yerden yavas yavas azaba yaklastiracagiz.
Celal Yıldırım
Artık bu sözü yalanlayanı bana bırak; biz, onları bilmedikleri cihetten kademe kademe sürükleyip (azaba) yaklaştırırız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen bu sözü yalan sayanı bana bırak! Biz onları, bilemeyecekleri bir şekilde yavaş yavaş azaba doğru çekeceğiz.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.
Diyanet İşleri (eski)
Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
Diyanet Vakfi
(Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde Bana bırak bu sözü yalanlayanları! Biz onları bilmeyecekleri yönden derece derece azap uçurumuna yuvarlarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde bana bırak bu sözü tekzib edenleri, biz onları istidrac ile çıkarır, bilemiyecekleri cihetten yuvarlarız.
Erhan Aktaş
O halde bu hadisi yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O halde bu hadisi yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O halde bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.
Fizilal-il Kuran
Bu sözü yalanlayanı bana bırak; onları bilmedikleri yerden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Gültekin Onan
Artık bu sözü yalan sayanı sen bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.
Hamdi Döndüren
Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları, bilmedikleri yönden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
Hasan Basri Çantay
Artık bu sözü yalan sayanları bana bırak. Biz onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir cihetden, derece derece azaba yaklaşdırıyoruz.
Hasib Asutay
Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanı bana bırak. (11) Onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş (azaba) yaklaştıracağız. (11. Kendini üzme.)
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) Artık bu sözü (Kur’ân’ı) yalanlayanları bana bırak! Yakında onları, bilmedikleri yerden yavaş yavaş (azâba) yaklaştıracağız!
İbni Kesir
Bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Biz; onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Mehmet Okuyan
Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanı bana bırak! Biz onları bilemedikleri bir şekilde yavaş yavaş helake sürükleyeceğiz.
Muhammed Esed
O halde bu haberi yalanlayanları Bana bırak. Onları, ne olup bittiğini fark etmeyecekleri şekilde, yavaş yavaş alçaltacağız;
Mustafa İslamoğlu
Artık bana bırak bu sözü yalanlayanları; hiç bilmedikleri bir yerden azar azar bitireceğiz onları.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık bu kelâmı tekzîp edenleri bana bırak. Onları bilmedikleri bir taraftan derece derece (azaba) yaklaştıracağız.
Ömer Öngüt
Bu sözü yalan sayanlarla beni başbaşa bırak! Biz onları bilmeyecekleri bir cihetten derece derece azaba yaklaştıracağız.
Suat Yıldırım
(44-45) O halde sen bu şerefli sözü, Kur’ân’ı yalan sayanı Bana bırak! Biz onları, bilmedikleri, farkına varmadıkları bir yerden, yavaş yavaş azaba yaklaştırırız. Ben onlara mühlet veriyorum! Doğrusu Ben’im düzenim, pek sağlamdır.
Süleyman Ateş
Bu sözü yalanlayanı bana bırak; onları bilmedikleri yerden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.
Süleymaniye Vakfı
Bu söz (Kur'an) karşısında yalana sarılanı bana bırak! Onları beklemedikleri yerden adım adım kötü sona yaklaştıracağız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bu söz (Kur'an) karşısında yalana sarılanı bana bırak! Onları beklemedikleri yerden adım adım kötü sona yaklaştırırız.
Şaban Piriş
Bu sözü yalan sayanları bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden ağır ağır azaba yaklaştıracağız.
Tefhim-ul Kuran
Artık bu sözü yalan sayanı sen bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (günahla yükletip azaba) yaklaştıracağız.
Ümit Şimşek
Bu sözü yalanlayanı Bana bırak. Onları ummadıkları yönden yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu sözü yalanlayanla beni baş başa bırak. Onları, bilmedikleri yerden yakalayacağız.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bu Sözü yalan sayanları Mənim öhdəmə burax. Biz onları tovlayıb bilmədikləri bir yöndən tədricən əzaba sürükləyirik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbər!) Artıq bu kəlamı (Qurʼanı) yalan sayanları Mənə tapşır. Biz onları özləri də bilmədən tədriclə əzaba giriftar edərik.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Klage mir nichts mehr vor, und sage mir nichts über die Leute, die die Offenbarung der Lüge bezichtigten! Wir werden sie Schrittt für Schritt zur qualvollen Strafe ziehen, ohne daß sie sich dessen bewußt sind.
Almanca — Der Edle Quran
Lasse Mich (allein) mit denjenigen, die diese Aussage für Lüge erklären; Wir werden sie stufenweise (dem Verderben) näherbringen, von wo sie nicht wissen.
Almanca — M. A. Rassoul
So überlaß Mir diejenigen, die diese Verkündigung leugnen. Wir werden sie Schritt um Schritt gehen lassen, ohne daß sie es wissen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
So leave to Me the one who refuses to admit the truth of the Quran. We shall give such persons enough rope and allow them free scope, so that they overreach and commit themselves to an evil line of conduct and be swept away in the general cataclysm.
Abdul Haleem
So [Prophet] leave those who reject this revelation to Me: We shall lead them on, step by step, in ways beyond their knowledge;
Abdullah Yusuf Ali
Then leave Me alone with such as reject this Message: by degrees shall We punish them from directions they perceive not.
Abul A'la Maududi
So leave Me, (O Prophet), to deal with him who gives the lie to this Discourse. We shall draw them little by little (to their undoing) in a way that they will not know.
Aisha Bewley
So leave anyone who denies this discourse to Me! We will lead them, step by step, into destruction from where they do not know.
Al-Hilali & Khan
Then leave Me Alone with such as belie this Qur’ân. We shall punish them gradually from directions they perceive not.
Ali Quli Qarai
So leave Me with those who deny this discourse. We will draw them imperceptibly [into ruin], whence they do not know.
Amatul Rahman Omar
Therefore leave Me alone to deal with those who deny this revelation. We shall overtake them (leading them to their ruin) step by step, in a manner they do not know.
Arthur John Arberry
So leave Me with him who cries lies to this discourse! We will draw them on little by little whence they know not;
Bijan Moeinian
So Mohammad, never mind those who reject My word and leave them to Me. They will be overtaken in such a way that they cannot even realize that they are being ruined.
E. Henry Palmer
But let me alone with him who calls this new discourse a lie. We will surely bring them down by degrees from whence they do not know.
Edip-Layth
Therefore, let Me deal with those who reject this hadith; We will entice them from where they do not perceive.
George Sale
Let Me alone, therefore, with him who accuseth this new revelation of imposture. We will lead them gradually to destruction, by ways which they know not:
Hamid S. Aziz
So leave Me and him who rejects this Announcement (The Message of Muhammad); We will overtake them by degrees, from whence they perceive not:
Mahmoud Ghali
So leave Me (to deal) with him who cries lies to this discourse! We will soon draw them gradually (to punishment) from where they do not know,
Marmaduke Pickthall
Leave Me (to deal) with those who give the lie to this pronouncement. We shall lead them on by steps from whence they know not.
Mohamed Ahmed - Samira
So leave those who deny this Discourse to Me. We shall lead them step by step to (ruin) in a way they will not know.
Muhammad Asad
Hence, leave Me alone with such as give the lie to this tiding. We shall bring them low, step by step, without their perceiving how it has come about:
Mustafa Khattab
So leave to Me ˹O Prophet˺ those who reject this message. We will gradually draw them to destruction in ways they cannot comprehend.
Progressive Muslims
Therefore, let Me deal with those who reject this narration; We will entice them from where they do not perceive.
Sahih International
So leave Me, [O Muúammad], with [the matter of] whoever denies the Qur'an. We will progressively lead them [to punishment] from where they do not know.
Sam Gerrans
So leave thou Me with those who deny this narrative. We will lead them by degrees, whence they know not;
Shabbir Ahmed
So leave unto Me him who denied this Message (39:23). We shall lead them step by step to a reprisal from directions they had never conceived.
Syed Vickar Ahamed
Then leave Me Alone with those who falsify this Message: By degrees shall We punish them from directions they perceive not.
Taqi Usmani
So, leave Me alone with those who reject this discourse. We will draw them on little by little (towards Hell) from a way they do not know.
The Monotheist Group
Therefore, let Me deal with those who reject this narrative; We will entice them from where they do not perceive.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Laisse-Moi donc avec quiconque traite de mensonge ce discours; Nous allons les mener graduellement par où ils ne savent pas!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu min û kesê ku bi vê Quranê bawerî nayînê ji hev re bihêle. Di nêzîk de Em ê jî hêdî hêdî wan ber bi dojehê ve bikêşim, bêyî ku ew bi xwe bihisin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Spreek dus niet ten gunste van hen, die deze openbaring van bedrog beschuldigen. Wij zullen hen allengs tot de vernietiging voeren, langs wegen die zij niet kennen.
Hollandaca — Siregar
Laat daarom degene die deze Boodschap loochent aan Mij over. Wij zullen hen langzaam maar zeker vernietigen, op een manier dat zij het niet merken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Оставь же Меня (о, Пророк) с теми, кто считает ложью это повествование [Коран]. Мы постепенно завлечем их (в наказание) (дав им много богатства и детей), так что они даже не узнают [не осознают] (что они этим погружаются под наказание Аллаха).
Rusça — Osmanov
Так оставь же Меня с теми, кто отрицает это повествование (т. е. Коран). Мы постепенно извлечем их отовсюду, где бы они ни были, [и подвергнем каре].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Lämna nu åt Mig (att ta itu med) dem som förnekar sanningen i detta budskap; Vi skall föra dem mot undergången steg för steg, utan att de inser vad (som sker);