Kalem Suresi 39. Ayet — Elfaz
Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız?
1اَمْemyoksaBağlaç
2لَكُمْlekumsizin -mı var?Harf-i Cer+Zamir
3اَيْمَانٌeymānunandlarınız-İsimي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.
4عَلَيْنَاǎleynāüzerimizdeHarf-i Cer+Zamir
6اِلٰىilākadarHarf-i Cer
8الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetikıyametMarife (Belirlilik Takısı)+İsimق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh
9اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
10لَكُمْlekumsizindirHarf-i Cer+Zamir
11لَمَاle māneLam-ı Te'kid+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
12تَحْكُمُونَteHkumūnehükmedersenizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.