Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا اِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
ḳālū subHāne rabbinā innā kunnā Zālimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zâlimlerden olduk biz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zâlimlerden olduk biz.
Adem Uğur
Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Subhan'dır Rabbimiz! Muhakkak ki biz işin hakkını veremeyenler olduk!"
Ahmet Tekin
'Rabbimizi tesbih ve tenzih ederiz. Biz gerçekten hakka riayet etmeyen zâlim, müşrik bir milletmişiz.' dediler.
Ahmet Varol
'Rabbimizi tesbih ederiz! Doğrusu biz zalimlerdenmişiz' dediler.
Ali Bulaç
ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz."
Ali Fikri Yavuz
Onlar: “- Seni tenzîh ederiz, Rabbimiz! Doğrusu biz zalimlermişiz.” dediler.
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Efendimiz, tüm yakıştırmalardan ayrıktır!" "Belli ki, haksızlık yapanlardan olmuşuz!"
Bayraktar Bayraklı
- Onlar, "Ey Rabbimiz! Seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Gerçekten biz, kendimize yazık ettik" dediler. Birbirlerini suçlamaya başladılar. Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize, biz azgın kimseleriz. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz."
Bekir Sadak
«ORabbimizi tenzih ederiz; dogrusu biz yazik etmistik» dediler.
Celal Yıldırım
Onlar da: «Rabbimiz! Seni tesbîh ve tenzîh ederiz. Şüphesiz ki, biz zalimlermişiz» dediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şöyle cevap verdiler: “Rabbimizin şanı yücedir; doğrusu biz haksızlık etmişiz.”
Diyanet İşleri
Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
'Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik' dediler.
Diyanet Vakfi
Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz.» (dediler).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Rabbimiz Seni tenzih ederiz, doğrusu bizler zalimlermişiz!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sübhansın ya rabbena! Dediler: bizler doğrusu zalimlermişiz
Erhan Aktaş
Onlar: "Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar: "Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar: Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz." dediler.
Fizilal-il Kuran
«Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz kendi kendimize zulüm etmişiz» dediler.
Gültekin Onan
Dediler ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz."
Hamdi Döndüren
Bunun üzerine, “Ey Rabbimiz! Seni tenzih ederiz, biz doğrusu zâlimler imişiz!” dediler.
Hasan Basri Çantay
"Seni (tesbih ve) tenzih ederiz ey Rabbimiz. Hakıykaten biz zaalimlermişiz" dediler.
Hasib Asutay
Dediler ki: 'Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendimize) yazık etmişiz.' (7) (7. Fakirlerin hakkını men etmek suretiyle zulmetmişiz.)
Hayrat Neşriyat
(Onlar:) 'Rabbimizi tenzîh ederiz; doğrusu biz zâlim kimselermişiz!' dediler.
İbni Kesir
Dediler ki: Tesbih ederiz Seni Rabbımız, gerçekten biz, zalimlerden olmuşuz.
Mehmet Okuyan
(Onlar) “Rabbimiz yücedir! Doğrusu biz (kendimize) yazık etmişiz!” demişlerdi.
Muhammed Esed
Onlar: "Rabbimizin şanı yücedir! Doğrusu biz zulüm işliyorduk!" diye cevap verdiler;
Mustafa İslamoğlu
Onlar "Varlığın kendisi adına hareket ettiği Rabbimizin şanı ne yücedir" dediler; "Meğer biz zalimlerden olup çıkmışız."
Ömer Nasuhi Bilmen
(29-30) Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Seni tesbih (tenzih) ederiz, muhakkak ki, biz zalim kimseler olduk.» Artık birbirlerine dönerek birbirlerini levme başladılar.
Ömer Öngüt
"Rabbimizi tesbih ederiz. Doğrusu biz zâlimlermişiz. " dediler.
Suat Yıldırım
(29-30) Bunun üzerine "Sübhansın ya Rabbenâ, her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz!" deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.
Süleyman Ateş
"Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz!" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Şöyle dediler: "Rabbimize boyun eğeriz! Biz gerçekten yanlış yapan kimselermişiz!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hep bir ağızdan, "Rabbimiz! Sana boyun eğeriz. Biz yanlışlar içindeyiz!" dediler.
Şaban Piriş
Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz'in şanı yücedir. Biz, zalimlerden olduk, dediler.
Tefhim-ul Kuran
Dediler ki: «Rabbimiz, seni tesbih eder yüceltiriz; gerçekten bizler zalim olanlarmışız.»
Ümit Şimşek
'Rabbimizi tesbih ederiz,' dediler. 'Doğrusu biz kendimize yazık etmişiz.'
Yaşar Nuri Öztürk
O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar dedilər: “Rəbbimiz pakdır, müqəddəsdir! Həqiqətən də, biz özümüzə zülm etmişik!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar: ″Rəbbimiz pakdır, müqəddəsdir! Həqiqətən, biz zalım idik!″ – dedilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie sagten: ʺGepriesen sei unser Herr! Wir waren wirklich ungerecht.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sie sagten: ʺPreis sei unserem Herrn! Wir waren gewiß ungerecht.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
(Nun) sagten sie: ʺPreis sei unserem Herrn! Gewiß, wir sind ungerecht gewesen.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sagten: ʺGepriesen-erhaben ist unser HERR! Gewiß, wir waren Unrecht-Begehende.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Now, they said, "Glory to You, our Creator; we have been wrongful of the actions we harmfully performed yet we knew they are utterly forbidden".
Abdul Haleem
they said, ‘Glory be to God, Our Lord! Truly, we were doing wrong!’-
Abdullah Yusuf Ali
They said: "Glory to our Lord! Verily we have been doing wrong!"
Abul A'la Maududi
They cried out: "Glory be to our Lord! Certainly we were sinners."
Aisha Bewley
They said, ‘Glory be to our Lord! Truly we have been wrongdoers. ’
Al-Hilali & Khan
They said: "Glory to Our Lord! Verily, we have been Zâlimûn (wrong-doers)."
Ali Quli Qarai
They said, ‘Immaculate is our Lord! We have indeed been wrongdoers!’
Amatul Rahman Omar
(Thereupon) they said, `Glory be to our Lord. Certainly we have been wrongdoers.'
Arthur John Arberry
They said, 'Glory be to God, our Lord; truly, we were evildoers. '
Bijan Moeinian
Then they said: "Glory to our Lord, we were wrong. "
E. Henry Palmer
Said they, 'Celebrated be the praises of our Lord! verily, we were unjust!'
Edip-Layth
They said, "Glory be to our Lord. We have transgressed."
George Sale
They answered, praise be unto our Lord! Verily we have been unjust doers.
Hamid S. Aziz
They said, "Glory be to our Lord, surely we were unjust. "
Mahmoud Ghali
They said, All Extolment be to our Lord! Surely we were unjust. "
Marmaduke Pickthall
They said: Glorified be our Lord! Lo! we have been wrong-doers.
Mohamed Ahmed - Samira
"Glory to our Lord, " they said; we were really in the wrong. "
Muhammad Asad
They answered: "Limitless in His glory is our Sustainer! Verily, we were doing wrong!"
Mustafa Khattab
They replied, "Glory be to our Lord! We have truly been wrongdoers."
Progressive Muslims
They said: "Glory be to our Lord. We have transgressed."
Sahih International
They said, "Exalted is our Lord! Indeed, we were wrongdoers. "
Sam Gerrans
They said: “Glory be to our Lord! We were wrongdoers!”
Shabbir Ahmed
They said, "Glorified is our Lord! Verily, it is we who have been offenders. " (Refusing the Divine Right of the needy).
Syed Vickar Ahamed
They said: "Glory to our Lord! Surely, we have been doing wrong!"
Taqi Usmani
They said, "We pronounce the purity of our Lord. No doubt, we were wrongdoers."
The Monotheist Group
They said: "Glory be to our Lord. We have transgressed."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils dirent: ʺGloire à notre Seigneur! Oui, nous avons été des injustesʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Gotin: Xwedêyo! Tu ji her kêmasiyê pak û paqij î. Birastî em her sitemkar bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zeiden: ʺOnze Heer zij geprezen, wij waren onrechtplegers.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij antwoordden: Geloofd zij onze Heer! Waarlijk, wij waren zondaren.
Hollandaca — Siregar
Zij zeiden: ʺHeilig is onze Heer: voorwaar, wij waren onrechtvaardig.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(После осознания своего поступка) сказали они: «Преславен Господь наш! Поистине, Мы обидели (самих себя) (не восславляя Аллаха и имея плохое намерение)!»
Rusça — Osmanov
Они воскликнули: ʺСлава нашему Господу! Воистину, мы - нечестивцыʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och de svarade: ʺStor är vår Herre i Sin härlighet! Vi har sannerligen gjort orätt!ʺ