Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُوا اِنَّا لَضَالُّونَ

fe lemmā raevhā ḳālū innā le Dāllūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāfakat
2رَاَوْهَاraevhāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.bahçeyi görünce
3قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
4اِنَّاinnāelbette biz
5لَضَالُّونَle Dāllūneض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.biz (yolu) şaşırdık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.

Adem Uğur

Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.

Ahmed Hulusi

Bahçeyi gördüklerinde (harap olmuş): "Yanlış yere geldik herhalde" dediler.

Ahmet Tekin

Bağı, bahçeyi gördüklerinde: 'Galiba biz yanlış yere geldik.' dediler.

Ahmet Varol

Fakat onu (bahçeyi) gördüklerinde: 'Herhalde yanlış geldik' dediler.

Ali Bulaç

Ama onu görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Vakta ki o bahçeyi (böyle yanmış kapkara) gördüler : “-Biz, herhalde yanlış gelmişiz.” dediler.

Ali Rıza Safa

Birden orayı gördüklerinde, şöyle dediler: "Büyük olasılıkla, yolumuzu şaşırdık!"

Bayraktar Bayraklı

- Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, "Biz yanlış yere geldik" dediler. Kimileri de, "Hayır, biz mahvolmuşuz" dediler. İçlerinden en feraset sahibi, "Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?" dedi!"

Bekir Sadak

(26-27) Bahceyi gorduklerinde: «Herhalde yolumuzu sasirmis olacagiz; belki de biz yoksun birakildik» dediler.

Celal Yıldırım

(26-27) Bahçeyi görünce : «Biz şüphesiz şaşırıp (başka yere) sapmışız, hayır biz mahrum kalmışız» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(26-27) Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.

Diyanet İşleri

Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

(26-27) Bahçeyi gördüklerinde: 'Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık' dediler.

Diyanet Vakfi

Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat bahçeyi gördüklerinde: «Biz herhalde yanlış gelmişiz» dediler .

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ama bağı gördüklerinde: "Biz her halde yanlış gelmişiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki o bağı gördüler, biz, dediler: her halde yanlış gelmişiz

Erhan Aktaş

Fakat onu gördüklerinde: "Herhalde yanlış yere geldik!" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat onu gördüklerinde: "Herhalde yanlış yere geldik!" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat onu gördüklerinde: "Herhalde yanlış yere geldik!" dediler.

Fizilal-il Kuran

Fakat bahçeyi görünce «Herhalde biz yolu şaşırdık» dediler.

Gültekin Onan

Ama onu görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız" dediler.

Hamdi Döndüren

Bahçeyi (kapkara olmuş) görünce, “Biz herhalde yanlış gelmişiz!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Fakat onu (bu halde) görüverince dediler ki: "Her halde biz yanlış gelenleriz".

Hasib Asutay

Fakat onu (6) gördüklerinde, 'Herhalde biz yolu şaşırdık' dediler; (6. O kapkara yanmış bahçeyi.)

Hayrat Neşriyat

Fakat orayı (bahçeyi o perişan hâlde) gördüklerinde: 'Muhakkak biz, elbette(bahçesinin yolunu) şaşıran kimseleriz (her hâlde yanlış yere geldik!)' dediler.

İbni Kesir

Onu gördüklerinde dediler ki: Herhalde biz yanlış geldik.

Mehmet Okuyan

Fakat bahçeyi gördüklerinde “Biz (herhâlde) yolumuzu şaşırdık!” demişlerdi.

Muhammed Esed

Ama bahçeye bakıp onu (tanınmaz halde) görünce: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız!" diye bağırdılar;

Mustafa İslamoğlu

Derken, bahçeyi o halde görünce (tanıyamadılar ve) "Biz yolumuzu şaşırmışız (galiba)" dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(26-27) Vaktâ ki o bostanlarını (o halde) gördüler, dediler ki: «Şüphe yok bizler elbette sapık kimseleriz. Hayır, biz mahrum kimseleriz.»

Ömer Öngüt

Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde biz yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

Suat Yıldırım

Bahçeyi görünce, apışıp kaldılar. "Galiba yolu şaşırdık, yanlış yere geldik!" dediler.

Süleyman Ateş

Fakat bahçeyi görünce: "Herhalde biz yolu şaşırdık." dediler.

Süleymaniye Vakfı

Bahçeyi görünce şöyle dediler: "Biz, kesinlikle yolumuzu şaşırdık!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bahçeyi görünce: "Biz, kesinlikle başka bir yere geldik!" dediler.

Şaban Piriş

Onu gördüklerinde: -Yolu şaşırdık, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Ama onu görünce: «Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız» dediler.

Ümit Şimşek

Bir de ne görsünler! 'Herhalde biz yanlış geldik' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat bahçeyi görünce: "Yahu biz yanlış gelmişiz." dediler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bağı görəndə isə belə dedilər: “Deyəsən, biz düz gəlməmişik!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Bağı) bu vəziyyətdə (yanıb külə dönmüş) gördükdə dedilər: ″Yəqin ki, (yolumuzu) azmışıq!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als sie den heimgesuchten Garten sahen, sprachen sie: ʺWir haben uns im Weg geirrt, das kann nicht unser Garten sein.

Almanca — Der Edle Quran

Als sie ihn aber sahen, sagten sie: ʺWir haben uns fürwahr geirrt.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch als sie ihn sahen, sagten sie: ʺWahrlich, wir befinden uns im Irrtum!

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als sie sie sahen, sagten sie: ʺGewiß, wir haben uns doch geirrt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when they saw the orchard had been changed out of all recognition and their dreams which they cherished with unreasonable affection were simply a reverie, they said: "We must have missed our way".

Abdul Haleem

but when they saw the garden, they said, ‘We must have lost our way!

Abdullah Yusuf Ali

But when they saw the (garden), they said: "We have surely lost our way:

Abul A'la Maududi

But as soon as they beheld the orchard, (they cried out): "We have certainly lost the way;

Aisha Bewley

But when they saw it, they said, ‘We must have lost our way.

Al-Hilali & Khan

But when they saw the (garden), they said: "Verily, we have gone astray."

Ali Quli Qarai

But when they saw it, they said, ‘We have indeed lost our way!’

Amatul Rahman Omar

When they saw it (desolated) they said, `We have surely mistaken the way.

Arthur John Arberry

But when they saw it, they said, 'Surely we are gone astray;

Bijan Moeinian

As soon as they saw their destroyed garden they said: "Are we in right place. "

E. Henry Palmer

And when they saw it they said, 'Verily, we have erred!

Edip-Layth

But when they saw it, they said, "We have gone astray!"

George Sale

And when they saw the garden blasted and destroyed, they said, we have certainly mistaken our way:

Hamid S. Aziz

But when they saw it (the garden), they said, "Most surely we have gone astray.

Mahmoud Ghali

Then, as soon as they saw it, they said, "Surely we are indeed erring (people).

Marmaduke Pickthall

But when they saw it, they said: Lo! we are in error!

Mohamed Ahmed - Samira

When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.

Muhammad Asad

But as soon as they beheld [the garden and could not recognize] it, they exclaimed, "Surely we have lost our way!"

Mustafa Khattab

But when they saw it ˹devastated˺, they cried, "We must have lost ˹our˺ way!

Progressive Muslims

But when they saw it, they said: "We have gone astray!"

Sahih International

But when they saw it, they said, "Indeed, we are lost;

Sam Gerrans

Then when they saw it they said: “We have gone astray!

Shabbir Ahmed

But when they saw it, they said, "Behold, we have lost our way. "

Syed Vickar Ahamed

But when they saw the (garden) they said: "We have surely lost our way:

Taqi Usmani

But when they saw it (the place of the ruined garden), they said, "We have missed the way."

The Monotheist Group

But when they saw it, they said: "We have gone astray!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, quand ils le virent (le jardin), ils dirent: ʺvraiment, nous avons perdu notre chemin.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê gava wan baxçe (bi vê rewşê) dît, gotin: Me riya xwe şaş kiriye (ev ne baxçê me ye)!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar toen zij het zagen zeiden zij: ʺWij zijn verdwaald.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen zij zagen dat de tuin verzengd en verwoest was, zeiden zij: Wij hebben ons zeker in den weg vergist.

Hollandaca — Siregar

Maar toen zij haar (de tuin) zagen, zeiden zij: ʺVoorwaar, wij zijn zeker dwalenden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Когда же они увидели его [свой сад, который сгорел] (то не смогли узнать его), (и) сказали: «Поистине, мы непременно, заблудились [ошиблись путем]!»

Rusça — Osmanov

Когда же они увидели сад, то воскликнули: ʺМы, верно, не туда зашли!ʺ [Потом, оглядевшись, они сказали:]

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men när de fick se (trädgården) sade de: ʺVi måste ha tagit fel väg!ʺ