(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.

ن وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ مَا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ

n ve l-ḳalemi ve mā yesTurūne / mā ente bi niǎ'meti rabbike bi mecnūnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1نnNun
2وَالْقَلَمِve l-ḳalemiق ل مKesmek, delmek. Kalem, kura çekmede kullanılan başsız ok.kaleme andolsun
3وَمَاve māve
4يَسْطُرُونَyesTurūneس ط رSatır, çizgi çekmek, yazı yazmak, dizmek, sıralamak, bir çizgi üzerine düzenlemek, yatay olarak sıralanmış şeyleryazdıklarına
1مَاdeğilsin
2اَنْتَentesen
3بِنِعْمَةِbi niǎ'metiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimetiyle
4رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
5بِمَجْنُونٍbi mecnūninج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcinlenmiş (deli)

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sen, Rabbinin nîmeti sâyesinde deli değilsin.

Adem Uğur

Sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.

Ahmed Hulusi

Sen, Rabbinin nimeti olarak, bir cin (görünmeyen varlık türlerinden biri) hükmü altında olan değilsin!

Ahmet Tekin

Rabbinin vahyi, sana ihsan ettiği peygamberlik nimeti sebebiyle, sana deli de, cinlere mahkûm olmuş biri de diyemezler. Sen deli de, cinlere mahkûm olmuş biri de değilsin.

Ahmet Varol

Rabbinin nimetiyle sen bir mecnun değilsin.

Ali Bulaç

Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.

Ali Fikri Yavuz

Sen (Ey Rasûlüm, ikram edildiğin) Rabbinin (peygamberlik) nimeti ile bir mecnûn değilsin;

Ali Rıza Safa

Efendinin nimeti sayesinde, sen delirmiş değilsin.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinin nimeti sayesinde sen bir deli değilsin.

Bekir Sadak

(1-2) Nun; kalem ve onunla yazilanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine ugramis bir kimsesin, deli degilsin.

Celal Yıldırım

Sen, Rabbin nîmetiyle (şımarıp dengeni kaybeden) bir çılgın değilsin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(1-2) Nûn. Kaleme ve (yazanların) onunla yazdıklarına andolsun ki sen -rabbinin lutfu sayesinde- asla deli değilsin.

Diyanet İşleri

(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.

Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.

Diyanet Vakfi

(1-2) Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun ki (Resûlüm), sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

sen Rabbinin nimeti sayesinde, deli değilsin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen rabbının ni'meti ile, mecnun değilsin

Erhan Aktaş

Rabb'inin nimeti ile sen mecnun değilsin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inin nimeti ile sen mecnun değilsin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inin nimeti ile sen mecnun değilsin.

Fizilal-il Kuran

Sen, Rabbinin nimetiyle cinlenmiş değilsin.

Gültekin Onan

Sen, rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.

Hamdi Döndüren

Sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnûn değilsin!

Hasan Basri Çantay

(Habibim) sen, Rabbinin ni'meti sayesinde, bir mecnun değilsin.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun değilsin.

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Rabbinin ni'meti sâyesinde, sen bir mecnun değilsin!

İbni Kesir

Sen, nimeti sayesinde bir deli değilsin.

Mehmet Okuyan

Rabbinin nimeti sayesinde sen asla cinlenmiş değilsin.

Muhammed Esed

Sen bir deli değilsin, Rabbinin nimeti sayesinde!

Mustafa İslamoğlu

Rabbinin nimeti sayesinde, cin musallat olmuş biri, olman söz konusu değildir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sen Rabbinin nîmeti sayesinde mecnûn değilsin.

Ömer Öngüt

Resulüm! Andolsun ki sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun (deli) değilsin.

Suat Yıldırım

Rabbinin lütfuyla, deli değilsin.

Süleyman Ateş

Sen, Rabbinin ni'metiyle cinlenmiş (deli) değilsin.

Süleymaniye Vakfı

Rabbinin nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinin nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin.

Şaban Piriş

Sen Rabbinin nimeti sayesinde cinlenmiş değilsin.

Tefhim-ul Kuran

Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.

Ümit Şimşek

Rabbinin nimeti sayesinde, sen bir mecnun değilsin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki sen, cin tasallutuna uğramış değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məhz Rəbbinin mərhəmətinə görə sən dəli deyilsən.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sən (ya Rəsulum!) Rəbbinin neʼməti sayəsində divanə deyisən!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Du bist durch die Gunst deines Herrn kein Besessener.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, du bist - durch die Gnade deines Herrn - kein Besessener.

Almanca — Muhammad Zaidan

Du bist wegen der Wohltat deines HERRN kein Geistesgestörter.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

That you, Muhammad, are not ungrateful to Allah, your Creator, for the gift He bestowed upon you, nor is the utterance ungrateful to your ear, nor are you uncontrolled by reason or a demoniac possessed by an eviI spirit.

Abdul Haleem

Your Lord’s grace does not make you [Prophet] a madman:

Abdullah Yusuf Ali

Thou art not, by the Grace of thy Lord, mad or possessed.

Abul A'la Maududi

By your Lord's Grace, you are not afflicted with madness,

Aisha Bewley

By the blessing of your Lord, you are not mad.

Al-Hilali & Khan

You (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), by the Grace of your Lord, are not mad.

Ali Quli Qarai

you are not, by your Lord’s blessing, crazy,

Amatul Rahman Omar

By the grace of your Lord you are not a mad man at all.

Arthur John Arberry

thou art not, by the blessing of thy Lord, a man possessed.

Bijan Moeinian

You (Mohammad), by grace of Lord, are not (as your enemies refer to you) crazy.

E. Henry Palmer

thou art not, by God's grace, mad!

Edip-Layth

You are not, by the blessing of your Lord, crazy.

George Sale

thou, O Mohammed, through the grace of thy Lord, art not distracted.

Hamid S. Aziz

By the grace of your Lord you (Muhammad) are not mad (or stupid, deluded or possessed).

Mahmoud Ghali

In no way are you, by the favor of your Lord, a madman.

Marmaduke Pickthall

Thou art not, for thy Lord's favour unto thee, a madman.

Mohamed Ahmed - Samira

You are not demented by the grace of your Lord.

Muhammad Asad

Thou art not, by thy Sustainer's grace, a madman!

Mustafa Khattab

By the grace of your Lord, you ˹O Prophet˺ are not insane.

Progressive Muslims

You are not, by the blessing of your Lord, a madman.

Sahih International

You are not, [O Muúammad], by the favor of your Lord, a madman.

Sam Gerrans

Thou art not, by the favour of thy Lord, possessed;

Shabbir Ahmed

You (O Messenger), by the Grace of your Lord, are not a madman.

Syed Vickar Ahamed

You (O Prophet!) are not, by the grace of your Lord, mad, insane or possessed.

Taqi Usmani

with the grace of your Lord, you are not insane.

The Monotheist Group

You are not, by the blessing of your Lord, crazy.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Tu (Muhammad) nʹes pas, par la grâce de ton Seigneur, un possédé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi sedema ku Xwedê qencî daye te tu dîn nebûyî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jij bent door Gods genade geen bezetene.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij, o Mahomet! zijt, door de genade van uwen Heer, geen bezetene.

Hollandaca — Siregar

Jij bent dankzij de gunst van jouw Heer geen bezetene.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(что) ты (о, Пророк) по благодеянию Господа твоего не являешься одержимым (бесами) (или слабоумным или глупцом),

Rusça — Osmanov

Ты [, Мухаммад,] благодаря милости Господа твоего -не одержимый,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Tack vare din Herres nåd är du inte besatt!