Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

فَطَافَ عَلَيْهَا طَائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَائِمُونَ

fe Tāfe ǎleyhā Tāifun min rabbike ve hum nāimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَطَافَfe Tāfeط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmafakat sardı
2عَلَيْهَاǎleyhāonu
3طَائِفٌTāifunط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmadolaşıcı bir bela
4مِنْmin-nden
5رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
6وَهُمْve humve onlar
7نَائِمُونَnāimūneن و مUyumak, uyuklamak, sakinleşmek, azalmak, donuklaşmak, uyuşmak, dozlamakuyurlarken

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Halbuki bahçenin üstünde, Rabbinden gelen bir felâket dolaşmadaydı ki onlar uyuyorlardı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Halbuki bahçenin üstünde, Rabbinden gelen bir felâket dolaşmadaydı ki onlar uyuyorlardı.

Adem Uğur

Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de,

Ahmed Hulusi

Onlar uyurlarken, Rabbinden bir sarıcı o bahçeyi sardı!

Ahmet Tekin

Onlar uykuda iken, Rablerinden gelen bir âfet ülkeyi sardı.

Ahmet Varol

Ancak onlar uyurlarken Rabbinden (gönderilen) bir salgın onun üzerini sardı,

Ali Bulaç

Fakat onlar, uyuyorlarken, Rabbin tarafından dolaşıp gelen bir bela onun üstünü sarıp kuşatıverdi.

Ali Fikri Yavuz

Bir de onlar uyurlarken, o bahçe üzerine Rabbinden bir belâ indi de,

Ali Rıza Safa

Ardından, onlar uykudayken, Efendinden bir salgın orayı kapladı.

Bayraktar Bayraklı

Onlar uykudayken Rabbinin katından bir felaket, bostanlarını sardı.

Bekir Sadak

(19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katindan gonderilen bir salgin o bahceyi sarivermisti de bahce kapkara kesilmisti.

Celal Yıldırım

Kendileri henüz uykuda iken Rabbin tarafından dolaşan bir belâ, bahçeyi sarıverdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(19-20) Fakat onlar uykudayken rabbin tarafından gelen kuşatıcı bir âfet bahçeyi sarıverdi de bahçe kesilip kurumuş gibi oldu.

Diyanet İşleri

Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

Diyanet İşleri (eski)

(19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

Diyanet Vakfi

(19-20) Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de, bahçe kapkara kesildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken onlar uyurken Rabbin tarafından bir dolaşan (afet) onun üzerinden dolaşıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken ona rabbından bir dolaşan dolaşıvermişti onlar uyuyorlardı

Erhan Aktaş

Fakat onlar daha uyanmadan, Rabb'in tarafından bir dolaşan onun üzerinde dolaştı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat onlar daha uyanmadan, Rabb'in tarafından bir dolaşan onun üzerinde dolaştı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat onlar daha uyanmadan, Rabb'in tarafından bir dolaşan onun üzerinde dolaştı.

Fizilal-il Kuran

Ancak onlar uyurken Rabbin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de.

Gültekin Onan

Fakat onlar, uyuyorlarken, rabbin tarafından dolaşıp gelen bir bela onun üstünü sarıp kuşatıverdi.

Hamdi Döndüren

Oysa onlar daha uykuda iken, Rabbinden gelen bir âfet bahçeyi sarıvermişti.

Hasan Basri Çantay

Halbuki onlar uyurlarken hemen Rabbinden (gönderilen) dolaşıcı bir bela onu sardı da.

Hasib Asutay

Fakat onlar uyurlarken Rablerinden (gelen) kuşatıcı bir afet (ateş) onu sarıverdi de,

Hayrat Neşriyat

Fakat onlar, (henüz) uykuda olan kimseler iken, Rabbinden bir dolaşıcı (ateş, geceleyin) orayı (o bahçeyi) sarıverdi.

İbni Kesir

Ama onlar, daha uykuda iken; Rabbının katından gönderilen bir salgın onu sardı da,

Mehmet Okuyan

Onlar uykudayken, Rabbinden (gelen) kuşatıcı bir afet orayı sarmıştı.

Muhammed Esed

bunun üzerine, onlar uykudayken Rabbinden (gelen) bir salgın o (bahçeyi) sarmıştı,

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar uykudayken Rabbinden gelen bir (bela) o (bahçeyi) bir bir yokladı.

Ömer Nasuhi Bilmen

(18-19) Bir istisnada da bulunmuyorlardı. Derken onlar uykuda iken o bostanın üzerine Rabbin tarafından bir azap (beliyye) dolaşıverdi.

Ömer Öngüt

Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen kuşatıcı bir âfet bahçeyi sarıverdi.

Suat Yıldırım

(19-20) Fakat onlar henüz uykuda iken, Rabbin tarafından gönderilen bir afet bahçeyi kapladı. Bahçe sabahleyin siyah kül haline geliverdi.

Süleyman Ateş

Fakat onlar uyurlarken hemen (gönderilen) dolaşıcı bir bela, onu sardı da,

Süleymaniye Vakfı

Bu yüzden, onlar uykudayken Rabbinden gelen bir hortum bahçeyi sardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar uykudayken Rabbinin emriyle bir afet, bahçeyi sarıp sarmaladı.

Şaban Piriş

Onlar uyurken, Rabbin tarafından bir felaket bahçeyi sarıverdi.

Tefhim-ul Kuran

Fakat onlar, uyuyorlarken, Rabbin tarafından dolaşıp gelen bir bela onun üstünü sarıp kuşatıverdi.

Ümit Şimşek

Onlar uyurken Rabbin tarafından bir âfet orayı kuşatıverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama onlar uyumaktayken, Rabbinden gelen bir dolaşıcı bahçeyi dolaştı da,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar yuxuda ikən Rəbbinin əzabı o bağı bürüdü.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar yuxuda ikən (ya Peyğəmbər!) sənin Rəbbindən o bağa bir bəla gəldi.

Almanca (2)

Almanca — Der Edle Quran

Da ging darin Verheerendes von deinem Herrn umher, während sie schliefen,

Almanca — M. A. Rassoul

Dann kam eine Heimsuchung deines Herrn über ihn, während sie schliefen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But the orchard was visited by a divine dispensation which did away with it at one blow while they were asleep,

Abdul Haleem

a disaster from your Lord struck the garden as they slept

Abdullah Yusuf Ali

Then there came on the (garden) a visitation from thy Lord, (which swept away) all around, while they were asleep.

Abul A'la Maududi

Thereupon a calamity from your Lord passed over it while they were asleep,

Aisha Bewley

So a visitation from your Lord came upon it while they slept

Al-Hilali & Khan

Then there passed by on the (garden) a visitation (fire) from your Lord at night and burnt it while they were asleep.

Ali Quli Qarai

Then a visitation from your Lord visited it while they were asleep.

Amatul Rahman Omar

So a sudden and awful visitation (a calamity) from your Lord visited it while they were asleep.

Arthur John Arberry

Then a visitation from thy Lord visited it, while they were sleeping,

Bijan Moeinian

While they were sleeping your Lord send a storm which destroyed their garden.

E. Henry Palmer

and there came round about it an encompassing calamity from thy Lord the while they slept;

Edip-Layth

So a passing sent from your Lord came to it while they all were asleep.

George Sale

Wherefore a surrounding destruction from thy Lord encompassed it, while they slept;

Hamid S. Aziz

Then there encompassed it (the garden) a visitation from your Lord while they were sleeping.

Mahmoud Ghali

Then a (destructive) visitation from your Lord visited (Literally: went around it) it while they were sleeping,

Marmaduke Pickthall

Then a visitation from thy Lord came upon it while they slept

Mohamed Ahmed - Samira

Then a calamity from your Lord fell upon it, but they remained fast asleep.

Muhammad Asad

whereupon a visitation for thy Sustainer came upon that [garden] while they were asleep,

Mustafa Khattab

Then it was struck by a torment from your Lord while they slept,

Progressive Muslims

So a passing sent from your Lord came to it while they all were asleep.

Sahih International

So there came upon the garden an affliction from your Lord while they were asleep.

Sam Gerrans

Then an itinerant from thy Lord went about it while they slept,

Shabbir Ahmed

Then a tornado from your Lord struck it while they slept.

Syed Vickar Ahamed

Then there came on the (garden) a visitation from your Lord, (which swept away) all around while they were asleep.

Taqi Usmani

Then, there whirled around it a whirl (of calamity) from your Lord, while they were asleep.

The Monotheist Group

So a passing sent from your Lord came to it while they all were asleep.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca hê ew di xewê de, bi şev, belayeke mezin bi ser baxçeyê wan de hat.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen ging er een nachtelijke bezoeking van jouw Heer rond, terwijl zij sliepen,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de tuin werd door eene verwoesting van uwen Heer overvallen, terwijl zij sliepen.

Hollandaca — Siregar

Toen ging er een bezoeking (storm) van jouw Heer in haar rond, terwijl zij sliepen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И обошел его [сад] обходящий [огонь] (который был ниспослан) от твоего Господа, в то время, пока они спали.

Rusça — Osmanov

И тогда сад поразила беда от Господа твоего, пока владельцы спали ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Medan de sov, kom en (besökare sänd) av din Herre; han gick ronden (runt fruktträdgården)