Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.

وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاطِينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّعِيرِ

ve leḳad zeyyennā s-semāe d-dunyā bi meSābīHa ve ceǎlnāhā rucūmen li ş-şeyāTīni ve eǎ'tednā lehum ǎƶābe s-seǐyri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2زَيَّنَّاzeyyennāز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.biz donattık
3السَّمَاءَs-semāeس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göğü
4الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmaken yakın
5بِمَصَابِيحَbi meSābīHaص ب حSabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.lambalarla
6وَجَعَلْنَاهَاve ceǎlnāhāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve onları yaptık
7رُجُومًاrucūmenر ج مTaşlamak, taş atmak, taşlayarak öldürmek, lanetlemek, sövmek, kovmak, (mezara) taş koymak, tahmine dayalı konuşmak, tahminler yapmak, tahmin etmek, öngörmek, ayaklarla yere vurma eylemi. Rajmun - tahmin, tahmine dayalı iş, mermi. Rujum - kayan yıldızlar, atmak, lanetlenmek, lanetlenerek atılmak. Marajim - kötü konuşma. Marjum - taşlanmış.taşlamalar
8لِلشَّيَاطِينِli ş-şeyāTīniش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytanlar için
9وَاَعْتَدْنَاve eǎ'tednāع ت دHazır olmak, hazırlanmak, el altında bulunmak, gelecek için bir şey tedarik etmek.ve hazırladık
10لَهُمْlehumonlara
11عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
12السَّعِيرِs-seǐyriس ع رAteş yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek, kızıştırmak, çılgına çevirmek, kudurtmak, fiyatlandırmak, fiyat belirlemek, narh koymakçılgın ateş

Tüm mealler

Meal seçin (78 / 78 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, en yakın olan dünyâ göğünü ışıklarla bezedik ve onları, Şeytanlara atılacak şeyler olarak halkettik ve Şeytanlara, yakıp kavuran bir azaptır, hazırladık.

Adem Uğur

Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki dünyanın (düşünce) semasını, aydınlatıcılar (hakikat bilgileriyle) olarak donattık! Onları meydana getirdik ki, şeytanları (şeytani fikirleri) taşlayıp uzaklaştırmaları için! Onlar için alevli ateşin azabını hazırladık.

Ahmet Tekin

Biz dünya semasını parlayan yıldızlarla süsledik. Bunları şeytanlara, şeytanî güçlere karşı göğü koruyan mermiler haline getirdik, insanların ve cinlerin şeytanlarının bir değer ifade etmeyen tahminlerine konu yaptık. Onlara bir de körüklenen, alev püsküren, dehşetli cehennem ateşi azâbı hazırladık.

Ahmet Varol

Andolsun ki biz en yakın göğü kandillerle (yıldızlarla) süsledik, onları şeytanlar için taşlama araçları kıldık ve onlar için alevli ateş azabı hazırladık.

Ali Bulaç

Andolsun, Biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.

Ali Fikri Yavuz

Celâlim hakkı için, biz en aşağı semayi, (kandil gibi ışık veren) yıldızlarla donattık. Bir de onları, şeytanlara, (Şihab= akan yıldız gibi) taş atmalar kıldık. O şeytanlara (Ahirette) çılgın ateş azabı hazırladık.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, dünyaya yakın gök katını ışık kaynaklarıyla süsledik. Bunları, şeytanlar için taşlar yaptık. Ve onlar için, çılgın ateşin cezasını hazırladık.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Bekir Sadak

And olsun ki, yakin gogu kandillerle donattik, onlarla seytanlarin taslanmasini sagladik ve seytanlara cilgin alev azabini hazirladik.

Celal Yıldırım

And olsun ki biz, Dünya semâsını (veya en yakın semâyı) kandillerle süsedik; onları şeytanlara atılacak şeyler yaptık ve onlara alev alev köpüren Cehennem azabını hazırladık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gerçek şu ki biz yakın göğü kandillerle süsledik. Ayrıca bunlarla şeytanların taşlanmasını sağladık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Diyanet İşleri

Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, yakın göğü kandillerle donattık, onları şeytanlar için taşlamalar yaptık ve şeytanlara çılgın alev azabını hazırladık.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Biz o dünya göğünü takım takım kandillerle donattık ve onları şeytanlar için atmalar (atış yapılan mermiler) yaptık; ayrıca onlara o çılgın ateş azabını hazırladık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için biz o dünya semayı takım takım kandillerle donattık ve onları Şeytanlar için (rucum) atmalar yaptık, hem onlar için o çılgın ateş azabını hazırladık (ki azab-ı Seıyr)

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Biz, yakın gökyüzünü kandillerle süsledik. Onları, şeytanlar için asılsız şeyler söyleme malzemesi yaptık. Onlar için ateşin azabını hazırladık.

Fizilal-il Kuran

And olsun biz, dünyaya en yakın göğü lambalarla donattık. Bunları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve onlara ateş azabını hazırladık.

Gültekin Onan

Andolsun, biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle süsledik. Bunları şeytanlar için atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz yere en yakın olan göğü kandillerle donatdık. Bunları şeytanlara da atış taneleri yapdık ve onlara çılgın ateş (cehennem) azabı hazırladık.

Hasib Asutay

Andolsun biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle (1) donattık. Bunları şeytanlara taşlamalar yaptık (2) ve onlara alevli ateş azabını hazırladık. (1. Yıldızlarla.) (2. Atılan şeylerden kasıt yıldızların kendisi değil onlardan ayrılan ışıklı alevlerdir.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, dünya semâsını kandillerle süsledik ve onları (kulak hırsızlığı yapan)şeytanlar için (atılacak) taşlar yaptık ve onlara alevli ateş azâbını hazırladık!

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, yere en yakın göğü kandillerle donattık. Onlarla şeytanların taşlanmasını sağladık. Ve onlara, çılgın alevli azabı hazırladık.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz yakın göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanlar için kovucular yaptık. Onlar için kavurucu azabı hazırladık.

Muhammed Esed

Biz, yeryüzüne en yakın olan gökleri ışıklarla süsledik ve onları (insanlar arasında bulunan) şeytan ruhluların boş ve anlamsız spekülasyonlarına konu yaptık ve onlar için yakıcı alevden bir azap hazırladık;

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, en yakın göğü kandillerle süsledik; onları, Şeytan(lığa soyunan)lar için gayba dair spekülasyon aracı kıldık; ve onlar için yakıp kavuran bir azap hazırladık;

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki en yakın olan göğü kandiller ile bezedik ve onları şeytanlar için atılacak şeyler kıldık ve bunlar için alevli ateş azabı hazırladık.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz dünya göğünü kandillerle donattık. Onları şeytanlar için taşlamalar yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Suat Yıldırım

Biz yere en yakın semayı lambalarla donattık. Onları şeytanlara atılan mermiler yaptık. Hem onlara alevli ateş hazırladık.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, en yakın göğü lambalarla donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve o(şeyta)nlara da çılgın ateş azabını hazırladık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

En yakın göğü kandillerle (yıldızlarla) süsledik. Orayı şeytanlar için taşlama yeri yaptık ve onlara alevli bir ateş hazırladık.

Şaban Piriş

Gerçekten biz, en yakın göğü ışık veren yıldızlarla donattık. Onlarla şeytanların bertaraf edilmesini sağladık. Onlar için bir de çılgın alev azabını hazırladık.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz en yakın olan göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama birimleri (rücûm) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.

Ümit Şimşek

Biz Dünya semâsını kandillerle donattık. Şeytanlar için o kandilleri birer taş yaptık; onlara bir de alevli ateş azabı hazırladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanlara ateş taneleri yaptık. O şeytanlar için çılgın ateş azabını da hazırladık.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, Biz dünya səmasını (yerə ən yaxın olan göyü) qəndillərlə (ulduzlarla) bəzədik, onları şeytanlara atılan mərmilər etdik və onlar (şeytanlar) üçün yandırıb-yaxan alovlu atəş əzabı hazırladıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben den euch nächsten Himmel mit leuchtenden Planeten und Sternen, den Lampen gleich, geschmückt und haben daraus Mittel zur Bewerfung der Satane gemacht. Diesen haben Wir die qualvolle Höllenstrafe bereitet.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben ja den untersten Himmel mit Lampen geschmückt und haben sie zu Wurfgeschossen gegen die Satane gemacht. Und bereitet haben Wir für sie die Strafe der Feuerglut.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir haben den untersten Himmel wahrlich mit Leuchten geschmückt, und Wir haben sie zu einem Mittel zur Vernichtung der Satane gemacht, und für sie haben Wir die Strafe des flammenden Feuers bereitet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits schmückten WIR den untersten Himmel mit Leuchten und machten sie zu Steinigungen für die Satane. Und WIR bereiteten ihnen die Peinigung der Gluthitze.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We decorated the lowermost heaven with lamps (or heavenly bodies), some of them adapted to be like weapons in pursuit of the evil ones for whom We have prepared torture in the blazes of Hell.

Abdul Haleem

We have adorned the lowest heaven with lamps and made them [missiles] for stoning devils for whom We have also prepared the torment of a blazing fire.

Abdullah Yusuf Ali

And we have, (from of old), adorned the lowest heaven with Lamps, and We have made such (Lamps) (as) missiles to drive away the Evil Ones, and have prepared for them the Penalty of the Blazing Fire.

Abul A'la Maududi

We have adorned the lower heaven with lamps, and have made them a means to drive away the satans. We have prepared for them the chastisement of the Blazing Fire.

Aisha Bewley

We have adorned the lowest heaven with lamps and made some of them stones for the shaytans for whom We have prepared the punishment of the Blaze.

Al-Hilali & Khan

And indeed We have adorned the nearest heaven with lamps[1], and We have made such lamps (as) missiles to drive away the Shayâtîn (devils), and have prepared for them the torment of the blazing Fire.

Ali Quli Qarai

We have certainly adorned the lowest heaven with lamps, and made them missiles against the devils, and We have prepared for them punishment of the Blaze.

Amatul Rahman Omar

We have, certainly, adorned the lowest heaven with (stars-like) lamps and We have made them as means of conjecture for the evil ones (and the astrologers who invent good or bad omens from the movement of the stars). (Remember) We have prepared for these (soothesayers) the punishment of the blazing Fire.

Arthur John Arberry

And We adorned the lower heaven with lamps, and made them things to stone Satans; and We have prepared for them the chastisement of the Blaze.

Bijan Moeinian

God has adorned the lowest universe with the sources of light [probably a reference to the Quasars], being used as missiles against the devils [perhaps the reference is to anti-matter which will be destroyed immediately in contact with the matter] and prepared for them a blazing fire.

E. Henry Palmer

And we have adorned the lower heaven with lamps; and set them to pelt the devils with; and we have prepared for them the torment of the blaze!

Edip-Layth

We have adorned the lower heaven with lamps, and We made it with projectiles against the devils; and We prepared for them the retribution of the blazing fire.

George Sale

Moreover We have adorned the lowest heaven with lamps, and have appointed them to be darted at the devils, for whom We have prepared the torment of burning fire:

Hamid S. Aziz

And certainly We have adorned this lower heaven with lamps and We have made these missiles for Satan, and We have prepared for them the chastisement of burning.

Mahmoud Ghali

And indeed We have already adorned the lowest heaven with lamps and made them outcast (meteorites) for Ash-Shayatîn (The ever-vicious "ones", i. e., the devils) and We have readied for them the torment of the Blaze.

Marmaduke Pickthall

And verily We have beautified the world's heaven with lamps, and We have made them missiles for the devils, and for them We have prepared the doom of flame.

Mohamed Ahmed - Samira

We have adorned the lowest sky with lamps, and made them missiles against the devils, for whom We have prepared a torment of most intense fire.

Muhammad Asad

And, indeed, We have adorned the skies nearest to the earth with lights, and have made them the object of futile guesses for the evil ones [from among men]: and for them have We readied suffering through a blazing flame –

Mustafa Khattab

And indeed, We adorned the lowest heaven with ˹stars like˺ lamps, and made them ˹as missiles˺ for stoning ˹eavesdropping˺ devils, for whom We have also prepared the torment of the Blaze.[1] 

Progressive Muslims

And We have adorned this universe with lamps, and We made it with projectiles against the devils; and We prepared for them the retribution of the blazing Fire.

Sahih International

And We have certainly beautified the nearest heaven with stars and have made [from] them what is thrown at the devils and have prepared for them the punishment of the Blaze.

Sam Gerrans

And We have adorned the lower heaven with lamps, and have made them what is thrown at the satans; and We have prepared for them the punishment of the Inferno.

Shabbir Ahmed

And indeed, We have beautified the sky of the world with shining lamps. And made them objects of futile guesses for the satans. (15:17), (37:6-9), (72:8). And for them We have prepared the doom of blazing flames.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have decorated the lowest heaven with lamps, and We have made them (like) missiles to drive away the Satans, and have prepared for them the penalty of the blazing Fire.

Taqi Usmani

And We have decorated the nearest sky with lamps, and have made them devices to stone the devils, and We have prepared for them the punishment of Hell.

The Monotheist Group

And We have adorned the lower heaven with lamps, and We made it with projectiles against the devils; and We prepared for them the retribution of the blazing Fire.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî Me asîmanê dinyayê bi stêran xemilandiye. Me ew (stêr) ji bo recimandina şeytanan kirine têwer û me ji bo wan ezabê bipêt amade kiriye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben de nabije hemel met lampen opgesierd en die gemaakt om de satans ermee te stenigen. En Wij hebben voor hen de bestraffing van de vuurgloed klaargemaakt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben den ondersten hemel met lampen versierd, en wij hebben die bestemd om de duivels terug te houden, voor welke wij de marteling van het brandende vuur hebben gereed gemaakt.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben de nabije hemel met lampen (sterren) gesierd en Wij maakten die om er de Satans mee te stenigen. En Wij hebben voor hen de bestraffing van Saʹîr (de Hel) bereid.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вот уже Мы украсили ближайшее небо [то, которое видно – Вселенную] светильниками [звездами], и сделали их [звезды] побиением [сжигающими светочами] для дьяволов (которые подслушивают разговоры ангелов), и приготовили для них (в Вечной жизни) наказание Ада.

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы украсили нижнее небо светильниками, которыми поражаем шайтанов, и Мы уготовили для них наказание огнем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har låtit den nedre himlen lysas upp av stjärnskott (som) prydnad och för att hålla de djävulska krafterna i schack; och för dem har Vi i beredskap en högt flammande Eld.