İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّعِيرِ

fe ǎ'terafū bi ƶenbihim fe suHḳan li eSHābi s-seǐyri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاعْتَرَفُواfe ǎ'terafūع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıitiraf ettiler
2بِذَنْبِهِمْbi ƶenbihimذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmaksuçunu
3فَسُحْقًاfe suHḳanس ح قEzmek, Öğütmek, Ufalamak, Un ufak etmek, Toz haline getirmek, Yok etmek, İmha etmek, Üstün gelmek, Kahretmekuzak olsun
4لِاَصْحَابِli eSHābiص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkı
5السَّعِيرِs-seǐyriس ع رAteş yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek, kızıştırmak, çılgına çevirmek, kudurtmak, fiyatlandırmak, fiyat belirlemek, narh koymakçılgın ateş

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken suçlarını söylerler; artık ırak olsun yakıp kavuran cehennemin ehli.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken suçlarını söylerler; artık ırak olsun yakıp kavuran cehennemin ehli.

Adem Uğur

Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmları!

Ahmed Hulusi

Suçlarını böylece itiraf ettiler! Uzaklığı yaşasın dev alevli ateş ehli!

Ahmet Tekin

Demek ki, günahlarını itiraf ettiler. Körüklenen, alev püsküren cehennem ehlinin yüzlerine karşı : 'İlâhi rahmetten ve mağfiretten uzak olun.' denilecek.

Ahmet Varol

Böylece günâhlarını itiraf ederler. Çılgın ateşin halkı uzak olsun!

Ali Bulaç

Böylece kendi günahlarını itiraf ettiler. Çılgınca yanan ateşin halkına (Allah'ın rahmetinden) uzaklık olsun.

Ali Fikri Yavuz

Böylece günahlarını itiraf ederler. O halde kahrolsun cehennemlikler!...

Ali Rıza Safa

Böylece, suçlarını kabul edecekler. "Artık, yok olsun; alevli ateşin yoldaşları!"

Bayraktar Bayraklı

Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık o alevli cehennemin mahkumları rahmetten mahrumdurlar.

Bekir Sadak

Boylece, gunahlarini itiraf ederler. Cilgin alevli cehennemlikler yok olsunlar!

Celal Yıldırım

Böylece günahlarını gizlemeyip söylerler. Alev alev köpüren Cehennem dostlarına uzaklık ve helak olsun !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Böylece günahlarını itiraf etmiş olurlar. O alevli ateşin mahkûmları artık rahmetten mahrumdurlar.

Diyanet İşleri

İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

Diyanet İşleri (eski)

Böylece, günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!

Diyanet Vakfi

Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmları!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Böylece günahlarını itiraf ederler. (Artık) o çılgın ateş halkı (Allah'ın rahmetinden) uzak olsunlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte günahlarını itiraf ettiler. Kahrolsun, o halde çılgın ateş yarenleri!

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte günahlarını i'tiraf ettiler, kahrolsun o halde eshab-ı Seıyr

Erhan Aktaş

Böylece suçlarını itiraf ettiler. Rahmetten uzak olsun Cehennemlikler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece suçlarını itiraf ettiler. Rahmetten uzak olsun Cehennemlikler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece suçlarını itiraf ettiler. Rahmetten uzak olsun Cehennemlikler.

Fizilal-il Kuran

Böylece günahlarını itiraf ederler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!

Gültekin Onan

Böylece kendi günahlarını itiraf ettiler. Çılgınca yanan ateşin halkına (Tanrı'nın rahmetinden) uzaklık olsun.

Hamdi Döndüren

Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık o alevli ateşe girenler, (Allah’ın rahmetinden) uzak olsunlar!

Hasan Basri Çantay

Bu suretle günahlarını i'tiraaf etdiler (ederler). (Ko Allah) Cehennem yaranını (rahmetinden) koğsun!

Hasib Asutay

Böylece günâhlarını itiraf ederler. Artık o alevli ateşin halkı (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun.

Hayrat Neşriyat

Böylece günahlarını i'tirâf ettiler. Öyleyse o Cehennemlikler (Allah’ın rahmetinden)uzak olsun!

İbni Kesir

Böylece günahlarını itiraf ettiler. Yok olsun çılgın alevli cehennem ashabı.

Mehmet Okuyan

Günahlarını itiraf etmiş (olacaklar). O alevli ateş halkı (merhametten) uzak olsun!

Muhammed Esed

Onlar böylece günahlarının farkına varacaklar ama (o zaman) bütün güzellikler bu yakıcı ateşe mahkum olanlardan uzak bulunacak.

Mustafa İslamoğlu

Böylece günahlarını itiraf etmiş oldular: Olmaz olsun o harlı ateş ashabı!

Ömer Nasuhi Bilmen

(10-11) Ve diyeceklerdir ki: «Eğer biz işitir olsa idik veya akilâne düşünse idik, biz bu çılgın cehennemin yârânı arasında bulunmuş olmaz idik.» İşte günahlarını itiraf etmiş olurlar. Artık o çılgın cehennem yârânı için (rahmet-i ilâhîyeden) bir uzaklık olsun.

Ömer Öngüt

Ve böylece günahlarını itiraf ederler. Çılgınca yanan ateş halkı (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun!

Suat Yıldırım

Böylece günahlarını itiraf ederler. Rahmetten uzak olsun o cehennemlikler!

Süleyman Ateş

Günahlarını itiraf ettiler. O çılgın ateş halkına (Allah'ın acımasından) uzak olup ezilmek yaraşır!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylece suçlarını itiraf ederler. O alevli ateş ahalisi için bundan sonrası tam bir perişanlıktır.

Şaban Piriş

İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Kahrolsun çılgın ateş halkı!

Tefhim-ul Kuran

Böylece kendi günahlarını itiraf ettiler. Çılgınca yanan ateşin halkına (Allah'ın rahmetinden) uzaklık olsun.

Ümit Şimşek

Böylece günahlarını itiraf ederler. Uzak olsun ateş ehli Allah'ın rahmetinden!

Yaşar Nuri Öztürk

Günahlarını işte böyle itiraf ettiler. Çılgın ateşin halkına böyle kahır yaraşır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar öz günahlarını etiraf edəcəklər. Rədd olsun alovlu od sakinləri!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və beləcə öz günahlarını eʼtiraf edəcəklər. Məhv olsun cəhənnəm əhli!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie geben ihre Schuld zu. Fluch sei über den Bewohnern der Hölle!

Almanca — Der Edle Quran

So werden sie ihre Sünde bekennen. Weit weg darum mit den Insassen der Feuerglut!

Almanca — M. A. Rassoul

So werden sie ihre Sündhaftigkeit zugeben; doch nieder mit den Bewohnern des flammenden Feuers!

Almanca — Muhammad Zaidan

So gaben sie ihre Verfehlung zu. Also Vernichtung sei den Weggenossen der Gluthitze!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They will admit the truth of what is charged and so, away with the companions in sin, destined to the blazes of Hell.

Abdul Haleem

they will confess their sins. Away with the inhabitants of the blazing fire!

Abdullah Yusuf Ali

They will then confess their sins: but far will be (Forgiveness) from the Companions of the Blazing Fire!

Abul A'la Maududi

Thus will they confess their sins. Damned are these inmates of the Blazing Fire.

Aisha Bewley

Then they will acknowledge their wrong actions. Away with the Companions of the Blaze!

Al-Hilali & Khan

Then they will confess their sin. So, away with the dwellers of the blazing Fire!

Ali Quli Qarai

Thus they will admit their sin. So away with the inmates of the Blaze!

Amatul Rahman Omar

They will thus confess to their sins (when confession will be of no use). The inmates of the blazing Fire are far removed (from God's mercy).

Arthur John Arberry

So they confess their sins. Curse the inhabitants of the Blaze!

Bijan Moeinian

So they will acknowledge their sins, but it will be too late to ask for God’s forgiveness.

E. Henry Palmer

And they will confess their sins; but 'Avaunt to the fellows of the blaze!'

Edip-Layth

Thus, they confessed their sins. So away with the dwellers of the blazing fire.

George Sale

And they shall confess their sins; but far be the inhabitants of burning fire from obtaining mercy!

Hamid S. Aziz

So they shall acknowledge their sins, but far will be forgiveness from the inmates of the Blazing Fire.

Mahmoud Ghali

So they confess their guilty (deeds); then far off with the companions (i. e., inhabitants) of the Blaze!

Marmaduke Pickthall

So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.

Mohamed Ahmed - Samira

So will they confess their guilt. Deprived (of all joys) will be the inmates of Hell.

Muhammad Asad

Thus will they come to realize their sins: but [by that time, ] remote will have become all good from those who are destined for the blazing flame.

Mustafa Khattab

And so they will confess their sins. So away with the residents of the Blaze!

Progressive Muslims

Thus, they confessed their sins. So away with the dwellers of the blazing Fire.

Sahih International

And they will admit their sin, so [it is] alienation for the companions of the Blaze.

Sam Gerrans

And they will confess their transgression: — “So away with the companions of the Inferno!”

Shabbir Ahmed

They will acknowledge that they did trail behind in humanity. Thus, far removed are the dwellers of the Flames from Divine Grace.

Syed Vickar Ahamed

Then they will confess their sins: (But forgiveness will be far), so away with the dwellers of the blazing Fire!

Taqi Usmani

Thus they will confess their sin. So, away with the people of the Hell!

The Monotheist Group

Thus, they confessed their sins. So away with the dwellers of the blazing Fire.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils ont reconnu leur péché. Que les gens de la Fournaise soient anéantis à jamais.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca li gunehên xwe mikur hatin. Nexwe bila dojehî bimirin û ji dilovaniya Xwedê dûr bin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij erkennen hun zonden. Weg dus met hen die in de vuurgloed thuishoren!

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zullen hunne zonden belijden; maar verre zij het, dat de bewoners van het brandende vuur genade zullen verwerven!

Hollandaca — Siregar

Zij bekennen dan hun zonden. Daarom, ten onder gaan de bewoners van Saʹîr (de Hel)!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И они признались в своем грехе [в неверии]; прочь же, обитатели Ада (от милосердия Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Так они готовы признать свои грехи. Да сгинут обитатели адского пламени!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De kommer alltså (till sist) att erkänna sin synd, men de vars mål är den högt flammande Elden är då långt bortom all nåd och förlåtelse.