Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."

وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِي اَصْحَابِ السَّعِيرِ

ve ḳālū lev kunnā nesmeǔ ev neǎ'ḳilu mā kunnā fī eSHābi s-seǐyri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2لَوْleveğer
3كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz
4نَسْمَعُnesmeǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamaksöz dinleseydik
5اَوْevyahut
6نَعْقِلُneǎ'ḳiluع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.düşünseydik
7مَا
8كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbulunmazdık
9فِيarasında
10اَصْحَابِeSHābiص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkı
11السَّعِيرِs-seǐyriس ع رAteş yakmak, tutuşturmak, alevlendirmek, kızıştırmak, çılgına çevirmek, kudurtmak, fiyatlandırmak, fiyat belirlemek, narh koymakçılgın ateşin

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve eğer derler, duysaydık, yahut akıl etseydik yakıp kavuran cehennem ehli olmazdık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve eğer derler, duysaydık, yahut akıl etseydik yakıp kavuran cehennem ehli olmazdık.

Adem Uğur

Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.

Ahmed Hulusi

Derler ki: "Eğer dinleseydik onları, aklımızı kullansaydık; alevli ateşte yanan halk içinde olmazdık!"

Ahmet Tekin

'Eğer peygamberlerin tebliğlerini anlama niyetiyle dinlemiş olsaydık veya davet edildiğimiz konularda akıllıca muhakeme yapabilseydik, körüklenen, alev püsküren, çıldırırcasına yanan cehennem ehlinden olmazdık' derler.

Ahmet Varol

Ve derler ki: 'Eğer biz dinlemiş veya akıl etmiş olsaydık şu çılgın ateşin halkı arasında olmazdık.'

Ali Bulaç

Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık."

Ali Fikri Yavuz

Bir de şöyle derler: “- Biz işitir veya akıl eder olsaydık, şu azgın ateşe atılanlar arasında bulunmazdık.”

Ali Rıza Safa

Ve şöyle diyecekler: "Eğer dinleseydik veya aklımızı kullansaydık, alevli ateşin yoldaşları arasında olmazdık!"

Bayraktar Bayraklı

"Eğer söz dinleseydik, yahut aklımızı kullansaydık, şu çılgın ateş halkı arasında bulunmazdık" diyecekler.

Bekir Sadak

«Eger kulak vermis veya akletmis olsaydik, cilgin alevli cehennemlikler icinde olmazdik» derler.

Celal Yıldırım

Hem derler ki: «Eğer biz işitseydik ve aklımızı kullansaydık, alevi köpüren Cehennem'in yaranları arasında olmazdık.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şimdi şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık!” diye de ilâve ederler.

Diyanet İşleri

Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."

Diyanet İşleri (eski)

'Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık' derler.

Diyanet Vakfi

Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve derler ki: «Eğer biz dinleseydik, yahut düşünüp anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve derler ki: "Biz dinleseydik veya aklımızı kullansaydık, bu çılgın ateşin içinde bulunmazdık!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve biz işidir veya akl eder olsaydık bu Seıyr eshabı içinde bulunmazdık, derler

Erhan Aktaş

"Eğer dinlemiş veya düşünmüş olsaydık, şimdi alevli ateşin halkı içinde olmazdık." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer dinlemiş veya düşünmüş olsaydık, şimdi alevli ateşin halkı içinde olmazdık." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer dinlemiş veya düşünmüş olsaydık, şimdi alevli ateşin halkı içinde olmazdık." dediler.

Fizilal-il Kuran

Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık derler.

Gültekin Onan

Ve derler ki: "Eğer dinlemiş olsaydık ya da akletseydik, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık."

Hamdi Döndüren

Ve “Eğer söz dinleseydik veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateşe girenler arasında bulunmazdık!” derler.

Hasan Basri Çantay

Ve (şunu) söylediler (söylerler): "Eğer bizi dinler, yahud aklımızı kullanır (insanlar) olsaydık şu çılgın cehennem yaranı içinde bulunmazdık."

Hasib Asutay

Ve derler ki: 'Şayet biz kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık bu alevli ateşin halkı arasında bulunmazdık. '

Hayrat Neşriyat

Ve derler ki: 'Eğer (biz) işitir veya akıl eder olsaydık, bu alevli ateş ashâbı arasında bulunmazdık!'

İbni Kesir

Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, bu çılgın alevli ateş halkı arasında bulunmazdık, derler.

Mehmet Okuyan

“(Elçileri) dinleseydik yani aklımızı kullansaydık şu alevli ateş halkı arasında olmazdık!” diyeceklerdir.

Muhammed Esed

Ve onlar, "Eğer biz" diye ekleyecekler, "(bu uyarıları) dinlemiş olsaydık veya (en azından) kendi aklımızı kullansaydık, (şimdi) yakıcı ateşe müstehak olanlar arasında bulunmazdık!"

Mustafa İslamoğlu

Ve "Eğer biz (vahyi) işitmiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şimdi kavurucu ateşe müstehak olanlar arasında bulunmazdık" diyecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(10-11) Ve diyeceklerdir ki: «Eğer biz işitir olsa idik veya akilâne düşünse idik, biz bu çılgın cehennemin yârânı arasında bulunmuş olmaz idik.» İşte günahlarını itiraf etmiş olurlar. Artık o çılgın cehennem yârânı için (rahmet-i ilâhîyeden) bir uzaklık olsun.

Ömer Öngüt

Ve derler ki: "Eğer biz kulak vermiş olsaydık veya düşünüp anlasaydık, şu çılgın alevli cehennemliklerin arasında bulunmazdık. "

Suat Yıldırım

Ve ilave edecekler: "Şayet biz gerçeği işiten ve aklını çalıştıran kimseler olsaydık, elbette bu alevli ateşe girenlerden olmazdık!"

Süleyman Ateş

Ve dediler ki: "Eğer söz dinleseydik, yahut düşünseydik, şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Keşke söz dinleseydik ya da aklımızı kullansaydık, şimdi bu alevli ateşin ahalisi içinde olmazdık" derler.

Şaban Piriş

Eğer dinlemiş veya akletmiş olsaydık bu ateş halkı içinde olmazdık, derler.

Tefhim-ul Kuran

Ve derler ki: «Eğer dinlemiş olsaydık ya da akıl etmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık.»

Ümit Şimşek

'Keşke dinleseydik,' derler. 'Keşke akıl edebilseydik! O zaman bu çılgın alevlerin arasında olmazdık.'

Yaşar Nuri Öztürk

Ve derler ki: "Eğer söz dinleseydik yahut aklımızı çalıştırsaydık şu çılgın ateşin dostları arasında olmazdık."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar deyəcəklər: “Əgər biz dinləsəydik və ya anlasaydıq alov şölələri saçan od sakinlərinin içində olmazdıq!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar: ″Əgər biz (peyğəmbərlərin öyüd-nəsihətinə) qulaq asıb ağlımızı başımıza yığsaydıq, cəhənnəm əhli içində olmazdıq!″ – deyəcək,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Auch sagen sie: ʺWenn wir gehört und uns des Verstandes bedient hätten, wären wir nicht unter den Bewohnern der Hölle.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und sie werden sagen: ʺHätten wir nur gehört und begriffen, wären wir (nun) nicht unter den Insassen der Feuerglut.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie werden (weiter) sagen: ʺHätten wir nur zugehört oder Verstand gehabt, wären wir nicht unter den Bewohnern des flammenden Feuers gewesen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺHätten wir doch zugehört oder uns besonnen, würden wir nicht unter den Weggenossen der Gluthitze sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they add, "had we opened our hearts' ears or used our minds' eyes, we would never be among those destined to the blazes of Hell".

Abdul Haleem

They will say, ‘If only we had listened, or reasoned, we would not be with the inhabitants of the blazing fire,’ and

Abdullah Yusuf Ali

They will further say: "Had we but listened or used our intelligence, we should not (now) be among the Companions of the Blazing Fire!"

Abul A'la Maududi

They will say: 'If we had only listened and understood, we would not be among the inmates of the Blazing Fire.'"

Aisha Bewley

They will say, ‘If only we had really listened and used our intellect, we would not have been Companions of the Blaze. ’

Al-Hilali & Khan

And they will say: "Had we but listened or used our intelligence, we would not have been among the dwellers of the blazing Fire!"

Ali Quli Qarai

And they will say, ‘Had we listened or applied reason, we would not have been among inmates of the Blaze. ’

Amatul Rahman Omar

And they will add, `If we had only listened and tried to understand we would not have been among the inmates of the blazing Fire (this day). '

Arthur John Arberry

They also say, 'If we had only heard, or had understood, we would not have been of the inhabitants of the Blaze. '

Bijan Moeinian

Then they will say with sorrow: "If we had listened, we would not have ended up here in Hell. "

E. Henry Palmer

And they shall say, 'Had we but listened or had sense we had not been amongst the fellows of the blaze!'

Edip-Layth

They would say, "If we had listened or understood, we would not be among the dwellers of the blazing fire!"

George Sale

And they shall say, if we had hearkened, or had rightly considered, we should not have been among the inhabitants of burning fire:

Hamid S. Aziz

And they shall say, "Had we but listened or pondered (used our reason or intelligence), we should not have been among the inmates of the Blazing Fire. "

Mahmoud Ghali

And they say, "If we had heard or had considered, in no way would we have been among the companions of the Blaze".

Marmaduke Pickthall

And they say: Had we been wont to listen or have sense, we had not been among the dwellers in the flames.

Mohamed Ahmed - Samira

They will say: "If we had listened and been wise, we would not have been among the inmates of Hell. "

Muhammad Asad

And they will add: "Had we but listened [to those warnings], or [at least] used our own reason, we would not [now] be among those who are destined for the blazing flame!"

Mustafa Khattab

And they will lament, "If only we had listened and reasoned, we would not be among the residents of the Blaze!"

Progressive Muslims

And they said: "If we had listened or understood, we would not be among the dwellers of the blazing Fire!"

Sahih International

And they will say, "If only we had been listening or reasoning, we would not be among the companions of the Blaze. "

Sam Gerrans

And they will say: “Had we listened, or used reason, we would not be among the companions of the Inferno.”

Shabbir Ahmed

And they will say, "If we really listened and used our sense, we would not be among the dwellers of the Flames. " (7:179).

Syed Vickar Ahamed

And they will also say: "Had we only listened or used our understanding, we should not (now) be among the companions of the blazing Fire!"

Taqi Usmani

And they will say, "Had we been listening or understanding, we would not have been among the people of the Hell."

The Monotheist Group

And they said: "If we had listened or understood, we would not be among the dwellers of the blazing Fire!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils dirent: ʺSi nous avions écouté ou raisonné, nous ne serions pas parmi les gens de la Fournaiseʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺHadden wij maar geluisterd of ons verstand gebruikt, dan waren wij nu niet bij hen die in de vuurgloed thuishoren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zullen zeggen: Indien wij geluisterd of recht hadden verdacht, zouden wij niet tot de makkers van het brandende vuur hebben behoord.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺAls wij (het) konden horen of begrijpen, dan zouden wij niet tot de bewoners van Saʹîr (de Hel) behoren!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И скажут они (сожалея): «Если бы мы слушали (слова Аллах) или проявили бы разумие, то не оказались бы мы в числе обитателей Ада».

Rusça — Osmanov

Они говорят еще: ʺЕсли бы мы слушались [увещеваний] или постигали их, то не оказались бы среди обитателей адаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de skall tillägga: ʺOm vi bara hade lyssnat (till honom) eller använt vårt förstånd skulle vi inte höra till dem vars mål är den högt flammande Elden!ʺ