Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, "(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkar etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır.

ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْتِيهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَا فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَمِيدٌ

ƶālike bi ennehu kānet te'tīhim rusuluhum bi l-beyyināti fe ḳālū e beşerun yehdūnenā fe keferū ve tevellev ve steğnā (a)llahu ve(a)llahu ğaniyyun Hamīdun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikebu
2بِاَنَّهُbi ennehusebepledir ki
3كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
4تَأْتِيهِمْte'tīhimا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgetirirlerdi
5رُسُلُهُمْrusuluhumر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleonların resulleri
6بِالْبَيِّنَاتِbi l-beyyinātiب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık deliller
7فَقَالُواfe ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelefakat onlar dediler
8اَبَشَرٌe beşerunب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşbir insan mı?
9يَهْدُونَنَاyehdūnenāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.bize yol gösterecek
10فَكَفَرُواfe keferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretve inkar ettiler
11وَتَوَلَّوْاve tevellevو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakve yüz çevirdiler
12وَاسْتَغْنَىve steğnāغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvettimuhtaç olmadığını gösterdi
13اللّٰهُ(a)llahuAllah da
14وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
15غَنِيٌّğaniyyunغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvettizengindir
16حَمِيدٌHamīdunح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.övülmüştür

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu da, peygamberlerinin, apaçık delillerle onlara geldikleri halde onların, bir insan mı bize doğru yolu gösterecek deyip de kâfir olmalarından ve yüz çevirmelerindendir ve Allah da onlardan müstağnî olduğunu göstermiştir ve Allah, müstağnîdir ve hamde lâyık, odur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu da, peygamberlerinin, apaçık delillerle onlara geldikleri halde onların, bir insan mı bize doğru yolu gösterecek deyip de kâfir olmalarından ve yüz çevirmelerindendir ve Allah da onlardan müstağnî olduğunu göstermiştir ve Allah, müstağnîdir ve hamde lâyık, odur.

Adem Uğur

(O azabın sebebi) şu ki, onlara peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi, fakat onlar: Bir beşer mi bizi doğru yola götürecekmiş? dediler, inkâr ettiler ve yüz çevirdiler. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, hamde lâyıktır.

Ahmed Hulusi

Buna şu sebep oldu: Onların Rasulleri kendilerine apaçık deliller olarak gelirdi de: "Bir beşer mi bizi hakikate erdirecek?" derlerdi! Bu yüzden hakikat bilgisini inkar ettiler ve yüz çevirdiler! Allah (da onların imanından) müstağni oldu! Allah Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir.

Ahmet Tekin

Bu, Rasullerinin kendilerine açık seçik delillerle gelmeleri, onların da: 'Bir insan mı, bize doğru yolu gösterecek.' diyerek, inkârda ısrar etmeleri ve imandan yüz çevirmeleri, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirmeleri sebebiyledir. Allah, kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını onlara gösterdi. Allah zengindir, övgüye, şükre lâyıktır.

Ahmet Varol

Bu, peygamberleri onlara apaçık delillerle geldiğinde onların: 'Bir insan mı bizi doğru yola iletecek?' diyerek inkâr etmeleri ve arkalarını dönmeleri yüzündendir. Allah da hiçbir şeye ihtiyacının olmadığını gösterdi. Allah bir şeye ihtiyacı olmayan, hamde lâyık olandır.

Ali Bulaç

Bu, kendilerine apaçık belgelerle elçiler geldiği halde "bizi bir beşer mi hidayete ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden inkar edip saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi. Allah Ğani'dir, Hamid'dir.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü, onlara peygamberleri mucizelerle geliyordu da onlar: “-Bizi bir insan mı yola getirecek? deyib inkâr etmişler ve yüz çevirmişlerdi. Allah da (değil onların imanına), hiç bir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah hiç bir şeye muhtaç değildir, hamd edilmeğe lâyıktır.

Ali Rıza Safa

Bu böyledir. Çünkü elçiler onlara açık kanıtlar getirdiklerinde; "Doğru yolu bir insan mı bize gösterecek?" diyerek nankörlük ettiler ve yüz çevirdiler. Oysa Allah, hiçbir şeye gereksinimi olmadığını gösterdi. Çünkü Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır.

Bayraktar Bayraklı

Bunun sebebi şudur: Onlara peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi, fakat onlar, "Bir beşer mi bizi doğru yola götürecekmiş?" dediler, inkar ettiler ve yüz çevirdiler. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir;övgüye layıktır.

Bekir Sadak

Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiginde: «Bizi dogru yola bir insan mi eristirecek?» diyerek inkar edip gercege yuz cevirmelerinden oturudur. Allah hicbir seye muhtac olmadigini ortaya koymustur. Allah mustagnidir, ovulmege layik olandir.

Celal Yıldırım

Bu böyledir. Çünkü onlara, peygamberleri açık belgelerle geldiler, onlar ise, «bir insan mı bize doğru yolu gösterip bizi ona ulaştıracak ?!» dediler de kâfir oldular ve yüz çevirdiler. Allah da müstağni olduğunu açıkladı. Allah ganiydir ve en güzel övgüye lâyıktır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Çünkü onlara peygamberleri açık kanıtlarla gelmişlerdi de onlar, “Bir beşer mi bizi doğru yola çıkaracak?” deyip inkâr etmişler ve ona sırt çevirmişlerdi. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, O her türlü övgüye lâyıktır.

Diyanet İşleri

Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, "(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkar etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır.

Diyanet İşleri (eski)

Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiğinde: 'Bizi doğru yola bir insan mı eriştirecek?' diyerek inkar edip gerçeğe yüz çevirmelerinden ötürüdür. Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını ortaya koymuştur. Allah müstağnidir, övülmeğe layık olandır.

Diyanet Vakfi

(O azabın sebebi) şu ki, onlara peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi, fakat onlar: Bir beşer mi bizi doğru yola götürecekmiş? dediler, inkâr ettiler ve yüz çevirdiler. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, hamde lâyıktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Böyledir, çünkü onlara peygamberleri, açık deliller getirirlerdi, fakat onlar: «Bir insan mı bize yol gösterecek?» dediler ve yüz çevirdiler. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmeye lâyıktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü onlara peygamberleri apaçık mucizelerle geliyorlardı da onlar: "Bizi bir insan mı yola getirecek?" deyip küfretmişler ve aksine gitmişlerdi. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Öyle ya; Allah zengindir, her türlü övgüye layıktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onlara Peygamberleri beyyinelerle geliyordu da onlar bizi bir beşer mi yola getirecek? Deyip küfr etmişler ve aksine gitmişlerdi, Allah da müstağni olduğunu gösterdi, öyle ya Allah ganidir hamiddir

Erhan Aktaş

İşte bu, Resulleri kendilerine açık kanıt içeren bilgilerle geldiklerinde: "Bir beşer mi bizi doğru yola iletecek?" diyerek, kabul etmeyerek yüz çevirmelerindendir. Allah'ın onların iman etmelerine ihtiyacı yoktur. Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu, resulleri kendilerine açık kanıt içeren bilgilerle geldiklerinde: "Bir beşer mi bizi doğru yola iletecek?" diyerek, kabul etmeyerek yüz çevirmelerindendir. Allah'ın onların inanmalarına ihtiyacı yoktur. Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu, rasulleri kendilerine açık kanıt içeren bilgilerle geldiklerinde: "Bir insan mı bizi doğru yola iletecek?" diyerek, gerçeği yalanlayan nankörler olmalarından dolayıdır. Allah'ın onların inanmalarına ihtiyacı yoktur. Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Fizilal-il Kuran

Bunun nedeni onlara elçileri, açık deliller getirdiğinde «Bir insan mı bize yol gösterecek?» deyip inkar etmeleri, yüz çevirmeleriydi. Allah ta hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmüştür.

Gültekin Onan

Bu, kendilerine apaçık belgelerle elçiler geldiği halde "Bizi bir beşer mi hidayete ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden küfredip yüz çevirmeleri nedeniyledir. Tanrı da (onlara karşı) müstağni olduğunu gösterdi. Tanrı ganidir, hamiddir.

Hamdi Döndüren

Çünkü elçileri, kendilerine apaçık kanıtlar getirdiklerinde, onlar, “Bir insan mı bize yol gösterecek?” deyip inkâr etmişler ve böylece yüz çevirmişlerdi. Allah da, hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Çünkü Allah zengindir, çok övülendir.

Hasan Basri Çantay

Bu, şu hakıykat yüzündendir Peygamberleri onlara apaçık mu'cizeler getiriyorlardı da onlar "Bizi insan mı doğru yola götürecekmiş?" demişlerdi. Bu suretle küfretmişler, arka dönmüşlerdi. Allah ise hiçbir şey'e muhtac olmadığını göstermişdi. Allah her şeyden müstağnidir, her hamde (ancak O) layıkdır.

Hasib Asutay

Bu (azabı), peygamberlerin, onlara apaçık âyetler getirmeleri ve onların da, 'Bir beşer mi bizi doğru yola iletecekmiş?' deyip de inkâr etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da (hiçbir şeye) muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmeye layıktır.

Hayrat Neşriyat

Bunun sebebi şudur: Şübhesiz onlara peygamberleri mu'cizelerle geliyorlardı da(onlar): 'Bize bir insan mı doğru yolu gösterecek?' diyorlardı. Böylece inkâr ettiler ve yüz çevirdiler; Allah da (hiçbir şeye) muhtaç olmadığını gösterdi. Çünki Allah, Ganî (hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır, Hamîd (hamd edilmeye yegâne lâyık olan)dır.

İbni Kesir

Bunun sebebi şudur: Peygamberleri onlara apaçık deliller getiriyorlardı da onlar; bizi bir beşer mi doğru yola götürecekmiş? diyerek küfredip yüz çevirmişlerdi. Allah ise hiç bir şeye muhtaç olmadığını göstermişti. Allah; Gani'dir, Hamid'dir.

Mehmet Okuyan

(O azabın sebebi) onlara elçilerin apaçık deliller getirmeleri fakat onların “Bir insan mı bizi doğru yola ulaştıracakmış?” demeleriydi. İnkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da zengin (ihtiyaçsız) olduğunu göstermişti. Allah zengindir, hamde (övgüye) layık olandır.

Muhammed Esed

Böyledir, çünkü onlara elçileri hakikatin bütün kanıtları ile defalarca geldiler, ancak onlar (her defasında): "Yalnızca ölümlü insanlar mı bizim rehberimiz olacak?" şeklinde cevap verdiler. Böylece hakikati inkar ettiler ve ondan uzaklaştılar. Ama Allah (onlara) muhtaç değildi. Çünkü Allah Kendine yeterlidir, övgüye layık olandır.

Mustafa İslamoğlu

Böyledir, çünkü elçileri kendilerine hakikatin apaçık belgeleriyle gelmiş, fakat onlar "Bize ölümlü biri mi yol gösterecek?" demişlerdi. İşte böylece küfre saptılar ve (haktan) yüzçevirdiler. Ama Allah (kimseye) muhtaç değildi: zira Allah kendi kendine yetendir, tüm övgülere layık olandır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şundan dolayı ki, şüphe yok onlara Peygamberleri beyyineler ile gelir olmuşlardı da onlar: «Bir beşer mi bizi doğru yola iletecek?» demişler, sonra kâfir olmuşlar ve yüz çevirmişlerdi. Allah da (onlardan) müstağni olmuştur. Ve Allah bihakkın ganîdir, hamîddir.

Ömer Öngüt

O azabın sebebi şudur: Onlara peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Onlar ise: "Bizi bir beşer mi doğru yola götürecekmiş?" dediler ve inkâr edip yüz çevirdiler. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, hamde lâyıktır.

Suat Yıldırım

Böyle oldu... Çünkü peygamberleri onlara açık açık delillerle geldiler. Fakat bunlar: "Bizim gibi bir beşer mi bize yol gösterecekmiş!" dediler. Onların nübüvvetlerini inkâr edip, sırt çevirdiler, Allah da müstağnî olduğunu açıkladı. Gerçekten Allah ganîdir, hamîddir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere lâyık olan O’dur).

Süleyman Ateş

Çünkü onlara elçileri, açık deliller getirirlerdi, fakat onlar, "Bir insan mı bize yol gösterecek" deyip inkar ettiler ve yüz çevirdiler. Allah da (hiçbir şeye) muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmüştür.

Süleymaniye Vakfı

Bunun sebebi şudur: Elçileri onlara apaçık belgelerle gelmişti. Onlar ise "Bir beşer mi bize yol gösterecek?" deyip kafirlik etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah'ın onlara ihtiyacı olmadı. Allah, kimseye ihtiyacı olmayan ve yaptığını mükemmel yapandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun sebebi şudur: Elçileri açık belgelerle gelmişti. Onlar ise "Bu adamlar mı bizi yola getirecek?" deyip ayetleri görmezlikten gelmiş, yüz çevirmişlerdi. Allah'ın kimseye ihtiyacı olmaz. Varlıklı olan, her yaptığını güzel yapan O'dur.

Şaban Piriş

Bu, peygamberleri onlara apaçık delillerle getirdiklerinde: -Bize bir insan mı yol gösterecek? demeleri sebebiyledir. Nankörlük ettiler ve yüz çevirdiler. Allah'ın ihtiyacı yoktur. Allah, zengindir, hamde layıktır.

Tefhim-ul Kuran

Bu, kendilerine apaçık belgelerle peygamberler geldiği halde onların «bizi bir beşer mi hidayete ulaştıracak?» demeleri ve bu yüzden küfre saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi. Allah Ğaniy'dir, Hamid'dir.

Ümit Şimşek

Çünkü peygamberleri onlara apaçık deliller getirdiğinde, 'Bize bir beşer mi yol gösterecek?' demişlerdi. Onlar inkâr edip yüz çevirdiler; oysa onların imanına Allah'ın ihtiyacı yoktu. Gerçekte Allah hiçbir şeye muhtaç değildir; bütün âlemlerin övgüleri de Ona aittir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu böyledir. Çünkü resulleri onlara apaçık deliller getirip dururken onlar: "Bir insan mı bize kılavuzluk edecek?!" deyip küfre saptılar ve yüz çevirdiler. Ve Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah, sınırsız zenginliğin, sonsuz övgülerin sahibidir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu ona görədir ki, elçiləri onlara aydın dəlillər gətirirdi, onlar isə: “Məgər bizə bir insanmı doğru yol göstərəcək?”– deyirdilər. Onlar küfr edir və üz döndərirdilər. Allahın onlara ehtiyacı yoxdur. Allah Zəngindir, Tərifəlayiqdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Çünki peyğəmbərləri onlara açıq-aşkar möʼcüzələr gətirir, onlar isə: ″Məgər bizi doğu yola (özümüz kimi adi) bir insanmı salacaqdır?!″ – deyərək (o peyğəmbərləri) inkar edir və (haqdan) üz döndərirlər. Allahın (onların ibadətinə) ehtiyacı yoxdur. Allah heç bir şeyə möhtac deyildir. O, (hər cür) şükrə (təʼrifə) layiqdir!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Dies, weil ihre Gesandten immer wieder zu ihnen mit den klaren Beweisen kamen, sie aber sagten: ʺSollen (etwa) menschliche Wesen uns rechtleiten?ʺ So wurden sie ungläubig und kehrten sich ab. Doch Allah bedurfte (ihrer) nicht, und Allah ist Unbedürftig und Lobenswürdig.

Almanca — M. A. Rassoul

Dies (soll so sein), weil ihre Gesandten mit klaren Beweisen zu ihnen kamen, sie aber sagten: ʺSollen Menschen uns rechtleiten?ʺ Also glaubten sie nicht und wandten sich ab, doch Allah hat dies nicht nötig; und Allah ist auf keinen angewiesen, des Lobes Würdig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies, weil ihre Gesandten zu ihnen doch mit klaren Zeichen zu kommen pflegten, dann sagten sie: ʺMenschen leiten uns recht?ʺ Dann betrieben sie Kufr und wandten sich ab. Und ALLAH ist auf niemanden angewiesen. Und ALLAH ist absolut autark, alllobenswürdig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These events were in the train of their response to their Messengers who brought them all the facts bearing witness to the truth and serving as a ground for belief; they made considerable efforts to bring them to themselves so that the spirit of truth would guide them into all truth. But they said: "How could it be so! shall we be steered by the guidance of mortals?" And so they refused to recognize Allah and they turned up their noses and turned a deaf ear. Allah ignored them and left them out of consideration; and Allah is Ghaiyun (Independent, Absolute) and Hamidun (Worthy of all praise).

Abdul Haleem

That is because their messengers came to them with clear signs, yet they said, ‘Should we take guidance from mere mortals?’, rejected the message, and turned away. But God had no need for them: He is all sufficient, worthy of all praise.

Abdullah Yusuf Ali

That was because there came to them messengers with Clear Signs, but they said: "Shall (mere) human beings direct us?" So they rejected (the Message) and turned away. But Allah can do without (them): and Allah is free of all needs, worthy of all praise.

Abul A'la Maududi

This was because their Messengers would come to them with Clear Signs, but they would say: "Shall mortals (like ourselves) guide us to the Right Way?" They rejected the Truth and turned away. Thereupon Allah became unconcerned with them, for Allah is Self-Sufficient, Innately Praiseworthy.

Aisha Bewley

That is because their Messengers brought them the Clear Signs but they said, ‘Are human beings going to guide us?’ So they were kafir and turned away. But Allah is completely independent of them. Allah is Rich Beyond Need, Praiseworthy.

Al-Hilali & Khan

That was because there came to them their Messengers with clear proofs (signs), but they said: "Shall mere men guide us?" So they disbelieved and turned away (from the truth). But Allâh was not in need (of them). And Allâh is Rich (Free of all needs), Worthy of all praise.

Ali Quli Qarai

That was because their apostles used to bring them manifest proofs, but they said, ‘Shall humans be our guides?!’ So they disbelieved and turned away, and Allah was in no need [of their faith] and Allah is all-sufficient, all-laudable.

Amatul Rahman Omar

That was because their Messengers (of God) kept on coming to them with clear proofs but they said, `Shall a mere human being guide us?' So they disbelieved and turned away (paying no heed). Thereupon Allâh showed them that He had no need of them. Indeed Allâh is Self-Sufficient (above all needs,) Worthy of All-Praise (in His own right).

Arthur John Arberry

That is because their Messengers came to them with the clear signs, and then they said, 'What, shall mortals be our guides?' Therefore they disbelieved, and turned away; and God was in no need of them. And God is All-sufficient, All-laudable.

Bijan Moeinian

They were punished in this world and will be punished in Hereafter for the reason that they did not listen to the messenger that God (out of His mercy) sent to them. They were to proud to listen to a man like themselves and their false pride led them to disbelief. God indeed did not "need" their belief. God is the wealthiest (as everything belongs to Him) and He is the only one worthy of worship.

E. Henry Palmer

That is because their apostles came to them with manifest signs, and they said, 'Shall mortals guide us?' and they misbelieved and turned their backs. But God was independent of them; for God is rich and to be praised!

Edip-Layth

That was because their messengers came to them with clear proofs, but they said, "Shall humans guide us?" So they rejected and turned away. Yet, God had no need. God is Rich, Praiseworthy.

George Sale

This shall they suffer, because their apostles came unto them with evident proofs of their mission, and they said, shall men direct us? Wherefore they believed not, and turned their backs. But God standeth in need of no person: For God is self-sufficient, and worthy to be praised.

Hamid S. Aziz

That is because there came to them their messengers with clear arguments, but they said, "Shall mortals guide us? So they disbelieved and turned their backs; but Allah is independent of them, and Allah is Absolute (Self-sufficient), the Owner of Praise.

Mahmoud Ghali

That is for that their Messengers kept coming up to them with the supreme evidence (s), yet they said, "Will (mere) mortals guide us?" So they disbelieved, and turned away; and Allah dispensed with them; and Allah is Ever-Affluent, (Literally: Ever-Wealthy; Ever-Rich) Ever-Praiseworthy.

Marmaduke Pickthall

That was because their messengers (from Allah) kept coming unto them with clear proofs (of Allah's Sovereignty), but they said: Shall mere mortals guide us? So they disbelieved and turned away, and Allah was independent (of them). Allah is Absolute, Owner of Praise.

Mohamed Ahmed - Samira

This was so because their apostles came to them with clear proofs, but they said: "What. Can a mortal show us the way?" And they denied and turned away; but God was unconcerned. God is all-sufficient, worthy of praise.

Muhammad Asad

this, because time and again there came unto them their apostles with all evidence of the truth, but they [always] replied, "Shall mere mortal men be our guides?" And so they. denied the truth and turned away. But God was not in need [of them]: for God is self-sufficient, ever to be praised.

Mustafa Khattab

That was because their messengers used to come to them with clear proofs, but they said ˹mockingly˺, "How can humans be our guides?" So they persisted in disbelief and turned away. And Allah was not in need ˹of their faith˺. For Allah is Self-Sufficient, Praiseworthy.

Progressive Muslims

That was because their messengers came to them with clear proofs, but they said: "Shall mere men guide us" So they rejected and turned away, and God had no need. And God is Rich, Praiseworthy.

Sahih International

That is because their messengers used to come to them with clear evidences, but they said, "Shall human beings guide us?" and disbelieved and turned away. And Allah dispensed [with them]; and Allah is Free of need and Praiseworthy.

Sam Gerrans

For it is that when their messengers brought them clear signs: — and they said: “Shall mortals guide us?” — then they denied and turned away! But God is self-sufficient; and God is free from need and praiseworthy.

Shabbir Ahmed

This, because their Messengers kept coming to them with self-evident Truth, but they said, "Shall mere human beings guide us?" And so they rejected and turned away. And Allah was ever Self-Sufficient. For, Allah is Independent, Owner of Praise.

Syed Vickar Ahamed

That was because messengers came to them with clear proofs, but they said: "Shall (mere) human beings direct us?" So they rejected (the Message) and turned away. But Allah is Free (Ghani) of all Needs, worthy of all Praise (Hameed).

Taqi Usmani

That is because their messengers used to bring them clear proofs, but they said, "Shall some mortals give us guidance?" Thus they disbelieved and turned away, and Allah did not care. Allah is All-Independent, Ever-Praised.

The Monotheist Group

That was because their messengers came to them with clear proofs, but they said: "Shall mere human beings guide us?" So they rejected and turned away. And God had no need. And God is Rich, Praiseworthy.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il en est ainsi parce que leurs messagers leur venaient avec des preuves évidentes, et quʹils ont dit: ʺSont-ce des hommes qui nous guideront?ʺ Ils mécrurent alors et se détournèrent et Allah Se passa (dʹeux) et Allah Se suffit à Lui-même et Il est Digne de louange.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev (ezab) bi sebûnet ku pêxemberên wan bi delîl û mucîzeyên aşkera ji bo wan dihatin, vêca digotin: Erê ma çawa însanek dê (bibe peyxember û) me bîne riya rast? Vêca kafir bûn û berê xwe (ji heqiyê) vegerandin. Xwedê jî ne hewceyî baweriya wan bû. Xwedê, dewlemend û pesinande ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat kwam omdat zij, hoewel hun gezanten met de duidelijke bewijzen tot hen gekomen waren, gezegd hadden: ʺZullen mensen ons op het goede pad brengen?ʺ Zij waren ongelovig en keerden zich af. Maar God kon het zonder hen stellen; God is behoefteloos en lofwaardig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dit zullen zij ondergaan, omdat hunne gezanten met duidelijke bewijzen hunner zending tot hen kwamen, en zij zeiden: zullen menschen ons leiden? Daarom geloofden zij niet en wenden zich af. Maar God had niemand noodig; want God is zich zelven toereikend en waardig geprezen te worden.

Hollandaca — Siregar

Dat is omdat zij zeiden, toen hun Boodschappers met de duidelijke bewijzen tot hen kwamen: ʺZullen mènsen ons leiden?ʺ Waarop zij ongelovig werden en zich afwendden. Maar Allah heeft (hun geloof) niet nodig en Allah is Behoefteloos, Geprezen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Это [то, что постигло их и еще постигнет] – за то, что к ним приходили Наши посланники с ясными знамениями, а они говорили: «Неужели люди поведут нас (по истинному пути)?» – и не уверовали (в Аллаха) и отвернулись (от Истины). А Аллах не нуждается (в том, чтобы они уверовали): ведь Аллах богат (и) достохвален!

Rusça — Osmanov

[И кара] эта за то, что, когда к ним приходили посланники с ясными знамениями, они вопрошали: ʺНеужели же [смертные] люди наставят нас на прямой путь?ʺ, [за то, что] они не уверовали, отвернулись [от посланников]. А ведь Аллах не нуждался [в них] - Аллаху ни в чем нет нужды, достославен Он.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

så är det därför att de, när sändebuden kom till dem med klara bevis, svarade: ʺÄr det då människor som skall vägleda oss?ʺ - och så förnekade de sanningen och vände ryggen till. Men Gud behöver dem inte - Gud är Sig själv nog; allt lov och pris tillkommer Honom.