Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.

وَمِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَاِخْوَانِهِمْ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

ve min ābāihim ve ƶurriyyātihim ve iḣvānihim ve ctebeynāhum ve hedeynāhum ilā SirāTin musteḳīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِنْve minve
2اٰبَٓائِهِمْābāihimا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarından
3وَذُرِّيَّاتِهِمْve ƶurriyyātihimذ ر رSaçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek.ve çocuklarından
4وَاِخْوَانِهِمْve iḣvānihimا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.ve kardeşlerinden
5وَاجْتَبَيْنَاهُمْve ctebeynāhumج ب يO topladı (örn. su/vergi). Toplama şekli/tarzı. Onu kendisi için seçti. Geri döndü/çekildi/geri çekildi/geri gitti. Seçme/seçim şeklinde toplama (örn. Tanrı'nın Süleyman'ı diğerlerinden daha çok kutsaması vb.). Onu üretti/ortaya çıkardı/icat etti. Su toplandı. Suyun toplandığı su yalağı. Kuyunun kazıldığı yer. Kuyu/su yalağı etrafındaki şey. Üzüm asması filizlerinin dikildiği kazılmış kuyular. Develer için su toplayıcısı. Çekirge (her şeyi yiyerek toplar), Bir grup insan.onları seçtik
6وَهَدَيْنَاهُمْve hedeynāhumه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve onları ilettik
7اِلٰىilā
8صِرَاطٍSirāTinص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yola
9مُسْتَقِيمٍmusteḳīminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğru

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmına da üstünlük verdik, onları seçtik ve doğru yola sevkettik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onların atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmına da üstünlük verdik, onları seçtik ve doğru yola sevkettik.

Abdullah Aydın

Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da üstün kıldık, onları seçtik ve doğru yola ilettik.

Adem Uğur

Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

Ahmed Hulusi

Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bazılarını da! Onları seçtik ve doğru yola hidayet ettik.

Ahmet Davudoğlu

Babalarından, nesillerinden, kardeşlerinden bir kısmını da üstün kıldık. Onları seçtik ve kendilerini doğru yola ilettik.

Ahmet Tekin

Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da üstün kıldık. Onları seçtik ve doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata ilettik.

Ahmet Varol

Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden de (kendilerine lütfettikklerimiz oldu). Biz onları seçtik ve doğru yola ilettik.

Ali Arslan

Onları da seçtik ve doğru yola ilettik.

Ali Bulaç

Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip ilettik.

Ali Fikri Yavuz

Babalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da üstün kıldık, onları seçtik ve kendilerini doğru yola (İslâma) ilettik.

Ali Rıza Safa

Atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir bölümünü de. Onları seçtik ve dosdoğru yola eriştirdik.

Arif Pamuk

Babalarından, kardeşlerinden ve çocuklarından bazılarını da üstün kıldık. Onları seçtik ve doğru yola ilettik.

Ayntabî Mehmet Efendi

Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden de ba'zılarını tafdil ettik; seçtik, doğru yola (İslâm'a) irşad ettik.

Bahaeddin Sağlam

Onların hepsini seçtik ve doğru yola ilettik.

Bayraktar Bayraklı

Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da üstün meziyetler verdik. Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

Bekir Sadak

Babalarindan, soylarindan, kardeslerinden bir kismini sectik ve dogru yola eristirdik.

Bir Heyet

Onları seçtik ve doğru yola ilettik.

Celal Yıldırım

Onların babalarından, soylarından ve kardeşlerinden de seçip doğru yola eriştirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını, evet onları da seçkin kıldık ve dosdoğru yola yönelttik.

Diyanet İşleri

Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.

Diyanet İşleri (eski)

Babalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını seçtik ve doğru yola eriştirdik.

Diyanet Vakfı (1993)

Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

Diyanet Vakfi

Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da... Bunların hepsini seçtik ve bir doğru yola hidayetçi kıldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Atalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da, ve hep bunları seçtik ve hep bunları bir doğru yola hidayetçi kıldık

Erhan Aktaş

Onların; atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Onları seçtik ve dosdoğru yola ilettik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların; atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Onları seçtik ve dosdoğru yola ilettik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların; atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Onları seçtik ve dosdoğru yola ilettik.

Fizilal-il Kuran

Bunlardan bazılarının babalarını, soylarından gelenleri ve kardeşlerini de seçip doğru yola ilettik.

Gültekin Onan

Babalarından, soylarından, kardeşlerinden kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip ilettik.

Hamdi Döndüren

Onların atalarından, soylarından ve kardeşlerinden kimini de seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

Hasan Basri Çantay

Onların babalarından, zürriyyetlerinden, biraderlerinden kimini de (yine üstün imtiyazlara mazhar etdik), onları seçdik, onları doğru bir yola götürdük.

Hasan Tahsin Feyizli

Onları seçtik ve onları doğru yola eriştirdik.

Hasib Asutay

Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.

Hayrat Neşriyat

Babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da (üstün kıldık). Böylece onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola hidâyet ettik.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Bir kısmını seçtik ve doğru yola eriştirdik.

Hüseyin Kaleli

“Babalarından da zürriyetlerinden de kardeşlerinden de. Onları seçtik ve kendilerini dosdoğru yola ilettik.”

İbni Kesir

Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden kimini de. Onları seçtik ve onları dosdoğru yola ilettik.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Onlarin atalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden birçoklarına da öylece ihsanda bulunduk; onları seçtik ve dos doğru bir yola kavuşturduk.

Mehmet Okuyan

Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (doğru yola ulaştırmıştık). Onları biz seçmiş ve doğru yola ulaştırmıştık.

Muhammed Esed

Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazısı(nı da aynı şekilde yücelttik), onları(n hepsini) seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.

Mustafa İslamoğlu

Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden kimilerini de... İşte onların hepsini Biz seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.

Nedim Yılmaz

Bunların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da (doğru yola ilettik). Onları seçtik ve dosdoğru bir yola ilettik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden birçoklarını da (hidâyete erdirdik) ve onları seçtik ve kendilerini doğru bir yola kavuşturduk.

Ömer Öngüt

Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da. Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.

Ömer Rıza Doğrul

Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden bazılarını üstün kıldık. Onları seçtik ve doğru yola götürdük.

Suat Yıldırım

Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden kimini de, aynı şekilde etraflarındaki insanlara üstün kıldık, onları seçtik, onları doğru yola götürdük.

Süleyman Ateş

Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da... Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.

Süleymaniye Vakfı

Onların babalarından, soylarından ve kardeşleri içinden de... Onlardan da seçtik ve doğru yola yönlendirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Babaları, soyları ve kardeşleri... Onları da seçtik ve onlara da doğru yolu gösterdik.

Şaban Piriş

Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bazı kimseleri seçip, dosdoğru yola hidayet ettik.

Talat Koçyiğit

Kimseleri seçip yücelttik ve onlan dosdoğru yola yönelttik.

Tefhim-ul Kuran

Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini de (bunlara kattık) ; onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip ilettik.

Ümit Şimşek

Onların atalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden de bir kısmını seçtik ve dosdoğru bir yola ilettik.

Yaşar Nuri Öztürk

Atalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını da... Onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola kılavuzladık.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Bir çoğunu da kendimize seçip doğru yola ilettik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların atalarından, nəsillərindən və qardaşlarından bəzilərini də. Onları seçdik və düz yola yönəltdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onların atalarından, nəsillərindən və qardaşlarından da (bir qismini hidayətə çatdırdıq), onları seçdik və düz yola yönəltdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Rechtgeleitet haben Wir einige ihrer Väter, Nachkommen und Brüder. Wir haben sie auserwählt und zum geraden Weg geleitet.

Almanca — Der Edle Quran

und (auch manche) von ihren (Vor)Vätern, ihren Nachkommen und ihren Brüdern; Wir haben sie erwählt und zu einem geraden Weg geleitet.

Almanca — M. A. Rassoul

ebenso manche von ihren Vätern und ihren Nachkommen und ihren Brüdern: Wir erwählten sie und leiteten sie auf den geraden Weg.

Almanca — Muhammad Zaidan

so auch manche von ihren Vätern, Nachkommen und Brüdern. UndWIR erwählten sie aus und leiteten sie zum geraden Weg recht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And of their forefathers, posterity and brethren did We choose some whom We guided into all truth and We led the way.

Abdul Haleem

and also some of their forefathers, their offspring, and their brothers: We chose them and guided them on a straight path.

Abdullah Yusuf Ali

(To them) and to their fathers, and progeny and brethren: We chose them, and we guided them to a straight way.

Abul A'la Maududi

And likewise We elected for Our cause and guided on to a straight way some of their forefathers and their offspring and their brethren.

Aisha Bewley

And some of their forebears, descendants and brothers; We chose them and guided them to a straight path.

Al-Hilali & Khan

And also some of their fathers and their progeny and their brethren, We chose them, and We guided them to the Straight Path.

Ali Quli Qarai

and from among their fathers, their descendants and brethren —We chose them and guided them to a straight path.

Amatul Rahman Omar

And (We exalted men) from among their fathers and their descendants and their brethren. We chose them and We guided them along the exact right path.

Arthur John Arberry

and of their fathers, and of their seed, and of their brethren; and We elected them, and We guided them to a straight path.

Bijan Moeinian

There were many other [righteous ones] among the ancestors, descendants and the siblings of the above mentioned [prophets] whom I chose [and deserved] to be guided and put on the straight path.

E. Henry Palmer

and of their fathers and their seed and brethren; we have chosen them and guided them into a right way.

Edip-Layth

From their fathers and their progeny and their brothers We have also chosen; and We guided them to a straight path.

George Sale

And We exalted some of their fathers and their children and their brethren, and We chose them and We guided them in the straight path.

Hamid S. Aziz

With some of their forefathers and their offsprings and their brethren; We have chosen them and guided them into the Straight Way.

Mahmoud Ghali

And of their fathers, and of their off springs, and of their brethren; and We selected them, and We guided them to a straight Path.

Marmaduke Pickthall

With some of their forefathers and their offspring and their brethren; and We chose them and guided them unto a straight path.

Mohamed Ahmed - Samira

As We did some of their fathers and progeny and brethren, and chose them, and showed them the right path.

Muhammad Asad

and [We exalted likewise] some of their forefathers and-their offspring and their brethren: We elected them [all], and guided them onto a straight way.

Mustafa Khattab

And ˹We favoured˺ some of their forefathers, their descendants, and their brothers. We chose them and guided them to the Straight Path.

Progressive Muslims

And from their fathers and their progeny and their brothers We have also chosen; and We guided them to a straight path.

Sahih International

And [some] among their fathers and their descendants and their brothers - and We chose them and We guided them to a straight path.

Sam Gerrans

And some of their fathers and their progeny and their brethren; and We chose them and guided them to a straight path:

Shabbir Ahmed

And We gave distinction to some of their ancestors, children and siblings and guided them to the Straight Path.

Syed Vickar Ahamed

(To them) and to their fathers, and the descendants and brothers: We chose them, and We guided them to the Straight Path.

Taqi Usmani

We guided many among their fathers and their children and their brothers, and We chose them and led them on to the straight path.

The Monotheist Group

And from their fathers and their progeny and their brothers We have also chosen; and We guided them to a straight path.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

De même une partie de leurs ancêtres, de leurs descendants et de leurs frères et Nous les avons choisis et guidés vers un chemin droit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me, bi bavên wan, zarokên wan û birayên wan jî qencî kir, me ew vebijartin û me ew rasterêyî riya rast kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En ook sommigen van hun vaderen, hun nakomelingen en hun broeders; Wij hebben hen verkozen en hen naar een juiste weg geleid.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zoo ook hebben wij onder hunne vaderen en hunne kinderen, onder hunne broeders een groot aantal uitverkorenen op den rechten weg geleid.

Hollandaca — Siregar

En van hun vaderen en hun nageslacht en hun broeders: Wij hebben hen verkozen en Wij leidden hen op een recht Pad.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также Мы наставили на истинный путь) (тех, кого Мы пожелали) из отцов их, и потомков их, и братьев их, – Мы избрали их (для Нашей Веры и для доведения Нашего послания) и повели их на прямой путь [к полному Единобожию].

Rusça — Osmanov

А также некоторых из отцов их, потомков и братьев Мы избрали и наставили на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(dem) och andra bland deras förfäder, deras efterkommande och deras bröder. Vi utvalde dem och ledde dem till en rak väg.