En'am Suresi 86. Ayet — Elfaz
İsmail'i, Elyasa'ı, Yunus'u ve Lut'u da doğru yola erdirmiştik. Her birini alemlere üstün kılmıştık.
1وَاِسْمٰعِيلَve ismāǐyleve İsma'il'eBağlaç+Özel İsim
2وَالْيَسَعَve lyeseǎve Elyesa'aBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+Özel İsim
3وَيُونُسَve yūnuseve Yunus'aBağlaç+Özel İsim
4وَلُوطًاve lūTenve Lut'a daBağlaç+Özel İsim
5وَكُلًّاve kullenhepsiniBağlaç+İsimك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetli
6فَضَّلْنَاfeDDelnāüstün kıldıkMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek
7عَلَىǎlāüzerineHarf-i Cer
8الْعَالَمِينَl-ǎālemīnealemlerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname