En'am Suresi 60. Ayet — Elfaz
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
1وَهُوَve huveve O'durBağlaç+Zamir
2الَّذِيelleƶīkimseİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3يَتَوَفّٰيكُمْyeteveffākumsizi öldürenMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.
4بِالَّيْلِbi l-leyligeceleyinHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyin
5وَيَعْلَمُve yeǎ'lemuve bilirBağlaç+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
6مَاmāşeyiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
7جَرَحْتُمْceraHtumişlediğinizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabج ر حBirini yaralamak, kesmek, aşağılamak veya kötülemek, birine kusur veya hata yüklemek, birine karşı konuşmak, birinin ifadesini reddetmek ve eleştirmek, kazanmak/elde etmek/hak etmek, almak veya edinmek, işlemek.
8بِالنَّهَارِbi n-nehārigündüzünHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)
9ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
10يَبْعَثُكُمْyeb'ǎṧukumsizi diriltirMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek
11فِيهِfīhiondaHarf-i Cer+Zamir
12لِيُقْضٰٓىli yuḳDātamamlanıncaya kadarTa'lil (Sebep) Edatı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak
14مُسَمًّىmusemmenbelirlenmişSıfatس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)
15ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
16اِلَيْهِileyhiO'nadırHarf-i Cer+Zamir
18ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
19يُنَبِّئُكُمْyunebbiukumsize haber verecektirMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber
20بِمَاbimāşeyleriHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
21كُنْتُمْkuntumolduğunuzMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
22تَعْمَلُونَteǎ'melūneyapmışMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat