Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ اِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنْذِرِينَ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
ve mā nursilu l-murselīne illā mubeşşirīne ve munƶirīne fe men āmene ve eSleHa fe lā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, peygamberleri ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik. Şu halde inananlara ve kendilerini düzgün bir hale getirenlere ne korku vardır, ne de mahzun olur onlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Biz, peygamberleri ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik. Şu halde inananlara ve kendilerini düzgün bir hale getirenlere ne korku vardır, ne de mahzun olur onlar.
Adem Uğur
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler.
Ahmed Hulusi
Biz Rasulleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak irsal ediyoruz. . . Artık kimler iman eder ve (durumunu) düzeltirse, işte onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.
Ahmet Tekin
Biz Rasulleri, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere ancak rahmetimizin, merhametimizin, ihsanımızın, sevgimizin müjdecileri, ve sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar olarak görevlendirip gönderiyoruz. Artık kim geçmişinin kirinden arınarak iman edip, iyi ve ıslah olur, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşarsa onlara, her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.
Ahmet Varol
Biz peygamberleri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Kimler iman eder de durumlarını düzeltirlerse onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Ali Bulaç
Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltirse, artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
Biz, peygamberleri, ancak müminleri cennetle müjdeleyici ve kâfirleri cehennemle korkutucu olarak gönderdik. o halde, kim iman edip hâlini düzeltirse, onlara korku yoktur ve onlar, mahzun olacak da değillerdir.
Ali Rıza Safa
Elçileri, yalnızca muştulayıcı ve uyarıcı olarak göndeririz. Kim inanır ve kendisini düzeltirse, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler.
Bayraktar Bayraklı
Biz peygamberleri, sadece müjdeleyici ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kimler inanır ve uslanırsa, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Bekir Sadak
Peygamberleri ancak mujdeci ve uyarici olarak gonderiyoruz. Kim inanir ve nefsini islah ederse onlara korku yoktur, onlar uzulmeyeceklerdir.
Celal Yıldırım
Biz, peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Artık kim imân edip kendini düzeltirse, onlar üzerinde' hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve halini düzeltirse onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyecekler.
Diyanet İşleri
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Diyanet İşleri (eski)
Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. Kim inanır ve nefsini ıslah ederse onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
Diyanet Vakfi
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz o gönderilen peygamberleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Onun için kim iman edip dürüstlük yolunu tutarsa, onlara korku yoktur ve mahzun da olmayacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz o gönderilen Peygamberleri ancak rahmetimizin müjdecileri, ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz, onun için kim iyman edib salah yolunu tutarsa onlara korku yoktur ve mahzun olacaklar onlar değildir
Erhan Aktaş
Biz elçileri ancak haberdar edici ve uyarıcı olarak gönderdik. Kim iman eder kendisini düzeltirse, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz elçileri ancak haberdar edici ve uyarıcı olarak gönderdik. Kim iman eder kendisini düzeltirse, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz elçileri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Kim iman eder kendisini düzeltirse, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.
Fizilal-il Kuran
Biz peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini ıslah ederse onlar için korku söz konusu değildir, onlar hiç üzülmezler de.
Gültekin Onan
Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim inanırsa ve (davranışlarını) düzeltirse, artık onlar için korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
Hamdi Döndüren
Biz peygamberleri, ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Her kim iman eder ve durumunu düzeltirse onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
Hasan Basri Çantay
Biz peygamberleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmakdan başka (hal ve sıfatlarla) göndermeyiz. O halde kim iman eder ve (kendini) düzeltirse onların üzerine hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Hasib Asutay
Biz peygamberleri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve (davranışlarını) düzeltirse artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki (biz,) peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve (aynı zamanda) korkutucular olarak göndeririz. O hâlde kim îmân edip (hâlini) ıslâh ederse, artık onlara bir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
İbni Kesir
Biz, peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Öyleyse her kim ki inanır ve ıslah ederse; artık onlar için korku yoktur. Ve onlar üzülecek de değillerdir.
Mehmet Okuyan
Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim(ler) iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzülmeyecektir de.
Muhammed Esed
Biz, elçileri(mizi) yalnızca müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz: bu nedenle, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ne korkacak ne de üzüleceklerdir;
Mustafa İslamoğlu
Biz elçilerimizi, yalnızca müjdeci ve uyarıcı olsunlar diye göndeririz. Bundan sonra da kim iman eder ve kendini düzeltirse, işte onların gelecekten endişe geçmişten hüzün duymalarına yoktur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz peygamberleri göndermeyiz, ancak mübeşşirler ve münzirler olmak üzere göndeririz. İmdi her kim imân eder ve (halini) ıslahta bulunursa artık onlar için bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.
Ömer Öngüt
Biz peygamberleri ancak müjdeciler ve korkutucular olarak göndeririz. Kim inanır nefsini ıslah ederse, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.
Suat Yıldırım
Biz peygamberleri sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. O halde kim iman eder, kendisini ve işlerini düzeltirse onlara asla korku yoktur. Onlar hiçbir üzüntüye de mâruz kalmayacaklardır.
Süleyman Ateş
Biz elçileri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
Elçileri, sadece birer müjdeci ve uyarıcı olsunlar diye göndeririz. Kim inanıp güvenir ve kendini düzeltirse onların üzerinde ne bir korku olur ne de onlar üzülürler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz elçileri yalnız birer müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Onlara inanıp güvenen ve kendini düzeltenler artık ne bir korku duyar ne de üzülürler.
Şaban Piriş
Biz, elçileri yalnız müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman edip, halini düzeltirse, o kimselere bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Tefhim-ul Kuran
Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltirse, artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olacak değildirler.
Ümit Şimşek
Biz peygamberleri ancak müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Kim iman eder ve durumunu düzeltirse, artık ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz o gönderilen elçileri, müjdeciler ve uyarıcılar olmaktan öte bir şey için göndermiyoruz. İman edip hayrı ve barışı yerleştirenlere korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz elçiləri yalnız müjdə verən və xəbərdarlıq edənlər kimi göndəririk. İman gətirib əməllərini islah edənlərin heç bir qorxusu yoxdur və onlar kədərlənməyəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz peyğəmbərləri ancaq müjdə verənlər və (əzabla) qorxudanlar sifətilə göndərdik. İman gətirib yaxşı işlər görənlərin heç bir qorxusu yoxdur və onlar qəm-qüssə görməzlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir schicken die Gesandten nur als Freudenboten und Warner; diejenigen, die an Gott glauben und gute Werke verrichten, haben nichts zu befürchten und sollen nicht traurig sein.
Almanca — Der Edle Quran
Wir senden die Gesandten nur als Verkünder froher Botschaft und als Überbringer von Warnungen. Wer also glaubt und Besserung bringt, über die soll keine Furcht kommen, noch sollen sie traurig sein.
Almanca — M. A. Rassoul
Wir schicken die Gesandten nur als Bringer froher Botschaft und als Warner. Über die also, die da glauben und sich bessern, soll keine Furcht kommen, noch sollen sie traurig sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR entsenden die Gesandten nur als Überbringer froher Botschaft und als Warner. Wer dann den Iman verinnerlicht und gottgefällig Gutes tut, diese überkommt keine Furcht und sie werden nicht traurig werden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We only send the Messengers in the capacity of spectacles and warnings, and those who recognize their missions and acknowledge Allah's Authority with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety will have won Allah's mercy; no fear or dread shall fall upon them nor shall they come to grief.
Abdul Haleem
We send messengers only to give good news and to warn, so for those who believe and do good deeds there will be no fear, nor will they grieve.
Abdullah Yusuf Ali
We send the messengers only to give good news and to warn: so those who believe and mend (their lives),- upon them shall be no fear, nor shall they grieve.
Abul A'la Maududi
We do not send Messengers except as bearers of glad tidings and warners. So, he who believes in their message and mends his conduct need have no fear and need not grieve;
Aisha Bewley
We do not send the Messengers except to bring good news and to give warning. As for those who have iman and put things right, they will feel no fear and will know no sorrow.
Al-Hilali & Khan
And We send not the Messengers but as givers of glad tidings and as warners. So whosoever believes and does righteous good deeds, upon such shall come no fear, nor shall they grieve.
Ali Quli Qarai
We do not send the apostles except as bearers of good news and warners. As for those who are faithful and righteous, they will have no fear, nor will they grieve.
Amatul Rahman Omar
And We send not the Messengers but as Bearers of good tidings (to believers and doers of good) and as Warners (to disbelievers and evil doers) then whsoever believes and mends his ways will have no cause of fear, nor shall they grieve.
Arthur John Arberry
We do not send the Envoys, except good tidings to bear, and warning; whoever believes and makes amends -- no fear shall be on them, neither shall they sorrow.
Bijan Moeinian
As a matter of fact, I sent My prophets for the simple purpose of relaying the good news [about the Paradise where the righteous believers will end up in] and warning [the wicked about the consequence of their deeds here and Hereafter. ] Those who choose to believe and reform their behaviors will have no reason for fear and sadness.
E. Henry Palmer
We do not send our messengers save as heralds of glad tidings and of warning, and whoso believes and acts aright, there is no fear for them, and they shall not be grieved,
Edip-Layth
We do not send the messengers except as bearers of good news and warners; whoever acknowledges, and reforms, then there is no fear for them nor will they grieve.
George Sale
And We sent not the Messengers but as bearers of glad tidings and as Warners. So those who believe and reform themselves, on them shall come no fear nor shall they grieve.
Hamid S. Aziz
We do not send our messengers save as heralds of glad tidings and of warning, and whoever believes and acts aright, there is no fear for them, and they shall not be grieved.
Mahmoud Ghali
And in no way do We send the Emissaries except as constant bearers of good tidings and constant warners. So whoever believes and acts righteously, then no fear will be on them, nor will they grieve.
Marmaduke Pickthall
We send not the messengers save as bearers of good news and warners. Whoso believeth and doeth right, there shall no fear come upon them neither shall they grieve.
Mohamed Ahmed - Samira
We do not send apostles but to give good tidings and to warn. Then those who believe or reform will have neither fear nor regret.
Muhammad Asad
And We send [Our] message-bearers only as heralds of glad tidings and as warners: hence, all who believe and live righteously -no fear need they have, and neither shall they grieve;
Mustafa Khattab
We have sent messengers only as deliverers of good news and as warners. Whoever believes and does good, there will be no fear for them, nor will they grieve.
Progressive Muslims
And We do not send the messengers except as bearers of good news and warners; whoever believes, and does good, then there is no fear for them nor will they grieve.
Sahih International
And We send not the messengers except as bringers of good tidings and warners. So whoever believes and reforms - there will be no fear concerning them, nor will they grieve.
Sam Gerrans
And We send the emissaries only as bearers of glad tidings and warners; then whoso believes and makes right: no fear will be upon them, nor will they grieve.
Shabbir Ahmed
We have sent Our Messengers to give good news and to warn. Those who attain belief, mend their ways and work for social equity fulfilling the needs of others, will have nothing to fear nor will they have any regrets.
Syed Vickar Ahamed
We send the messengers only to give good news and to warn: So that those who believe and become better (in their lives), upon them there shall be no fear, nor shall they grieve.
Taqi Usmani
We do not send the messengers but as bearers of good tidings and as warners. So, those who believe and correct themselves, there will be no fear for them, nor shall they grieve,
The Monotheist Group
And We do not send the messengers except as bearers of good news and warners; whoever believes, and does good, then there is no fear for them nor will they grieve.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous nʹenvoyons des messagers quʹen annonciateurs et avertisseurs: ceux qui croient donc et se réforment, nulle crainte sur eux et ils ne seront point affligés.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em pêxemberan, tenê wek mizgînber û hişyarker dişînin. Êdî kesê ku baweriyê bi wan bîne û xwe rast û durist bike, ji wan re tu tirs tune ye û ew xemgîn jî nabin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij zenden onze gezanten niet anders dan goede tijdingen dragende, en bedreigingen aan te kondigen. Wie dus gelooven en berouw gevoelen zullen, over deze zal geene vrees komen; nimmer zullen zij bedroefd worden.
Hollandaca — Siregar
Wij hebben de Boodschappers slechts als brengers van verheugende tijdingen gestuurd an (als) waarschuwers; dus wie gelooft en oprecht is: voor hem is er geen angst en zij zullen niet treuren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы отправляем посланников, только вестниками [которые возвещают радостную весть тем, которые стали покорными Аллаху, что им обещан Рай] и увещателями [которые предостерегают тех, кто стал неверующим и кто ослушался Аллаха, что им обещан Ад] (а не для исполнения тех чудес, которые требуют от них неверующие). И кто же уверует и станет праведным (в своих деяниях), – не будет над ними страха (в День Суда) (от наказания Аллаха), и не будут они опечалены (что упустили чего-то в своей земной жизни)!
Rusça — Osmanov
Мы посылаем посланников только благовестителями и увещевателями. А те, которые уверовали и вершили благое, - нечего им страшиться, и не будут они опечалены.