← Sureler

Mushaf — 133. Sayfa

‹
/ 604
›
6. En'am Suresi

Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذِينَ ظَلَمُوا وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

fe ḳuTiǎ dābiru l-ḳavmi (e)lleƶīne Zelemū ve l-Hamdu li (a)llahi rabbi l-ǎālemīne

De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?" Bak, biz ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّٰهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْتِيكُمْ بِهِ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ

ḳul e raeytum in eḣaƶe (a)llahu sem'ǎkum ve ebSārakum ve ḣateme ǎlā ḳulūbikum men ilāhun ğayru (a)llahi ye'tīkum bihi unZur keyfe nuSarrifu l-āyāti ṧumme hum yeSdifūne

De ki: "Ne dersiniz, Allah'ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helak edilecek?"

قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ بَغْتَةً اَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ

ḳul e raeytekum in etākum ǎƶābu (a)llahi beğteten ev cehraten hel yuhleku illā l-ḳavmu Z-Zālimūne

Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ اِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنْذِرِينَ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

ve mā nursilu l-murselīne illā mubeşşirīne ve munƶirīne fe men āmene ve eSleHa fe lā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne

Ayetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyle azap dokunacaktır.

وَالَّذِينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ

ve(e)lleƶīne keƶƶebū bi āyātinā yemessuhumu l-ǎƶābu bimā kānū yefsuḳūne

De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"

قُلْ لَا اَقُولُ لَكُمْ عِنْدِي خَزَائِنُ اللّٰهِ وَلَا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَا اَقُولُ لَكُمْ اِنِّي مَلَكٌ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَصِيرُ اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ

ḳul lā eḳūlu lekum ǐndī ḣazāinu (a)llahi ve lā eǎ'lemu l-ğaybe ve lā eḳūlu lekum innī melekun in ettebiǔ illā mā yūHā ileyye ḳul hel yestevī l-eǎ'mā ve l-beSīru e fe lā tetefekkerūne

Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

وَاَنْذِرْ بِهِ الَّذِينَ يَخَافُونَ اَنْ يُحْشَرُوا اِلٰى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُمْ مِنْ دُونِهِ وَلِيٌّ وَلَا شَفِيعٌ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

ve enƶir bihi (e)lleƶīne yeḣāfūne en yuHşerū ilā rabbihim leyse lehum min dūnihi veliyyun ve lā şefīǔn leǎllehum yetteḳūne

Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.

وَلَا تَطْرُدِ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِمِينَ

ve lā teTrudi (e)lleƶīne yed'ǔne rabbehum bi l-ğadāti ve l-ǎşiyyi yurīdūne vechehu mā ǎleyke min Hisābihim min şey'in ve mā min Hisābike ǎleyhim min şey'in fe teTrudehum fe tekūne mine Z-Zālimīne