Ateşin karşısında durdurulup da, "Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve mü'minlerden olsak" dedikleri vakit (hallerini) bir görsen!

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَالَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِاٰيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

ve lev terā iƶ vuḳifū ǎlā n-nāri fe ḳālū yā leytenā nuraddu ve lā nukeƶƶibe bi āyāti rabbinā ve nekūne mine l-mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2تَرٰٓىterāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.bir görsen
3اِذْiken
4وُقِفُواvuḳifūو ق فAyakta durmak, birini ayağa kaldırmak.durdurulmuş
5عَلَىǎlābaşında
6النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşin
7فَقَالُواfe ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediklerini
8يَالَيْتَنَاyā leytenāEY/HEY/AH keşke biz
9نُرَدُّnuradduر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.geri döndürülseydik
10وَلَاve lāve
11نُكَذِّبَnukeƶƶibeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlamasaydık
12بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
13رَبِّنَاrabbināر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimizin
14وَنَكُونَve nekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve olsaydık
15مِنَmine-dan
16الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ateşin başında durduruldukları zaman bir görseydin onları. Keşke dünyâya tekrar döndürseler bizi de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak derler.

Adem Uğur

Onların ateşin karşısında durdurulup "Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!" dediklerini bir görsen!..

Ahmed Hulusi

Yanma aşamasına geldikleri zaman: "Keşke geri döndürülsek, Rabbimizin delillerini yalanlamasak ve iman edenlerden olsak (Rabbani özelliklerimizi, Esma'dan kaynaklanan kuvvelerimizi değerlendirsek)" dediklerini bir görsen!

Ahmet Tekin

Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: 'Ne olurdu, dünyaya döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık, Allah’ı ve Rasulünü tasdik etseydik de mü’minlerden olsaydık' dediklerini bir görsen.

Ahmet Varol

Onların ateşin başında durdurulup da: 'Keşke dünyaya geri gönderilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık' dedikleri andaki hallerini bir görsen.

Ali Bulaç

Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık."

Ali Fikri Yavuz

Ateş karşısında durdurulup da şöyle söyledikleri zaman bir görsen: “- Ah ! Ne olurdu, biz dünyaya geri çevrilsek de Rabbimizin âyetlerini inkâr etmesek, müminlerden olsak!...”

Ali Rıza Safa

Ateşin üzerinde durdurulduklarında, onları bir görsen? Derler ki: "Keşke geri gönderilsek; Efendimizin ayetlerini yalanlamaz ve inananlar arasında olurduk!"

Bayraktar Bayraklı

Ateşin başında durdurulmuş iken onların, "Ah ne olurdu, keşke biz dünyaya geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık, inananlardan olsaydık!" dediklerini bir görsen!

Bekir Sadak

Onlarin, atesin kenarina getirilip durdurulduklarinda, «keske dunyaya tekrar dondurulseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanalamasaydik ve inananlardan olsaydik» dediklerini bir gorsen!

Celal Yıldırım

Onları ateş üzerinde durdurulacakları zaman bir görsen, «Ah keşke biz geri çevrilsek de Rabbimizin âyetlerini bir daha yalanlamasak ve mü'minlerden olsak» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onların ateşin karşısında durdurulup da “Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha rabbimizin âyetlerini yalan saymayıp inananlardan olsak” dediklerini bir görsen!

Diyanet İşleri

Ateşin karşısında durdurulup da, "Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve mü'minlerden olsak" dedikleri vakit (hallerini) bir görsen!

Diyanet İşleri (eski)

Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, 'keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık' dediklerini bir görsen!

Diyanet Vakfi

Onların ateşin karşısında durdurulup «Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!» dediklerini bir görsen!..

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: «Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık» dediklerini bir görsen!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ateşin başında durdurulduklarında: "Ah! Ne olurdu geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini inkar etmeyip, mü'minlerden olsaydık!" dediklerini bir görsen!

Elmalılı Hamdi Yazır

görsen, ateşin başına durdurulub da: ah! dedikleri vakıt: ah nolurdu bir geri çevrilsek de rabbımızın ayetlerini inkar etmesek mü'minlerden olsaktı

Erhan Aktaş

Onların, ateşin karşısında durdurulduklarında: "Keşke geri döndürülsek de Rabb'imizin ayetlerini yalanlamasak ve Mü'minlerden olsak." dediklerini bir görsen.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların, ateşin karşısında durdurulduklarında: "Keşke geri döndürülsek de Rabb'imizin ayetlerini yalanlamasak ve Mü'minlerden olsak." dediklerini bir görsen.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların, ateşin karşısında durdurulduklarında: "Keşke geri döndürülsek de Rabb'imizin ayetlerini yalanlamasak ve mü'minlerden olsak." dediklerini bir görsen.

Fizilal-il Kuran

Cehennemin başında durdurulduklarında onların «Ah ne olaydı, dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve müminlerden olsak» dediklerini keşki görseydin!

Gültekin Onan

Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen. Derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve inançlılardan olsaydık."

Hamdi Döndüren

Onları, ateşin karşısında durdurulup, “Ne olurdu! Dünyaya geri döndürülsek de, Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık ve mü’minlerden olsaydık!” diyecekleri vakit görseydin!

Hasan Basri Çantay

Onlar ateşin karşısında durdurulub da: "Ah bize ne olurdu, (dünyaya) bir geri döndürülseydik, Rabbimizin ayetlerini yalan saymasaydık, iman edenlerden olsaydık" dedikleri zaman (onları) bir görsen!

Hasib Asutay

(O kafirler) ateşin karşısında durdurulup, 'Keşke biz, (dünyaya) geri gönderilseydik de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık ve müminlerden olsaydık' dediklerini bir görsen!

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Ateşe karşı durdurulduklarında ise, artık: 'Keşke biz(dünyaya) döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak!' dedikleri zaman (onları) bir görsen!

İbni Kesir

Bir görsen; ateşin başında durdukları: Keşke geri döndürülseydik ve Rabbımızın ayetlerini yalan saymasaydık da mü'minlerden olsaydık, dedikleri zaman.

Mehmet Okuyan

Onların ateşin karşısında durdurulup “Ah, keşke (dünyaya) geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!

Muhammed Esed

Ateşin önünde bekletilecekleri ve "Ah, keşke (hayata) geri döndürülseydik: O zaman Rabbimizin mesajlarını yalanlamaz ve müminler arasında olurduk!" diyecekleri zaman (onları) görseydin.

Mustafa İslamoğlu

Ateşin başında dikilecekleri zaman onları bir görmelisin. Derler ki: "Ah, keşke hayata bir daha döndürülsek! (O zaman) Rabbimizin mesajlarını yalanlamaz, mü'minlerden olurduk."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve (onları) ateşin üzerine durdurulup da: «Eyvah bize ne olurdu bir geriye çevrilseydik ki, Rabbimizin âyetlerini tekzîp etmeseydik ve mü'minlerden olsaydık» dedikleri zaman bir görecek olsan.

Ömer Öngüt

Ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında: “Ah ne olurdu, keşke dünyaya geri çevrilsek de Rabbimizin âyetlerini inkâr etmesek ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!

Suat Yıldırım

Onlar ateşin karşısında durdurulup da "Ah n’olurdu, dünyaya bir geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini inkâr etmesek, müminlerden olsak!" dedikleri zaman bir görsen, neler olacak neler!

Süleyman Ateş

Onların, ateşin başında durdurulmuş iken: "Ah ne olurdu keşke biz (dünyaya) geri döndürülseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık, inananlardan olsaydık!" dediklerini bir görsen!

Süleymaniye Vakfı

Ateşin önünde durduruldukları gün onları bir görsen! Derler ki "Ah keşke geri çevrilsek de Rabbimizin ayetleri karşısında bir daha yalana sarılmasak, biz de müminlerden olsak!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ateşin karşısında durduruldukları gün onları bir görsen! Derler ki "Ah keşke geri gönderilsek de Rabbimizin ayetleri karşısında bir daha yalan yanlış şeylere sarılmasak ve biz de inanıp güvenenlerden (müminlerden) olsak."

Şaban Piriş

Ateşin karşısında durdurulduklarında onların: -Ah ne olurdu (dünyaya) yeniden gönderilsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamaz ve müminlerden oluruz, dediklerini bir görseydin.

Tefhim-ul Kuran

Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: «Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık.»

Ümit Şimşek

Ateşin karşısında durdurulduklarında 'Ne olurdu, dünyaya geri gönderilseydik de Rabbimizin âyetlerini yalanlamayıp mü'minlerden olsaydık' derken onları bir görsen!

Yaşar Nuri Öztürk

Ah bir görsen, ateşin başında durdurulup da şöyle dediklerini: "Ne olurdu, geri gönderilsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve müminlerden oluversek."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Odun üzərində dayandırıldıqları vaxt onların: “Kaş ki, bizi dünyaya qaytaraydılar! Onda biz Rəbbimizin ayələrini yalan saymayıb möminlərdən olardıq”– dediklərini görəydin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Gətirilib od üstündə saxlandıqları zaman sən onların: ″Kaş ki, biz dünyaya qaytarılıb Rəbbimizin ayələrini yalan hesab etməyəydik və möʼminlərdən olaydıq!″ – demələrini görəydin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn du nur sehen könntest, wie sie am Höllenfeuer stehen und sagen: ʺKönnten wir doch zurückgebracht werden! Wir würden die einleuchtenden offenbarten Beweise nicht leugnen und würden zu den Gläubigen gehören.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn du sehen würdest, wenn sie vor das (Höllen)feuer gestellt werden! Dann werden sie sagen: ʺO würden wir doch zurückgebracht werden! Wir würden (dann) nicht die Zeichen unseres Herrn für Lüge erklären, sondern würden zu den Gläubigen gehören.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn du nur sehen könntest, wie sie vor das Feuer gestellt werden! Dann werden sie sagen: ʺAch, würden wir doch zurückgebracht! Wir würden dann die Zeichen unseres Herrn nicht für Lüge erklären, und wir würden zu den Gläubigen zählen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würdest du doch nur sehen, als sie dem Feuer vorstellig wurden und dann sagten: ʺWürden wir doch zurückgebracht, (würden wir) die Ayat unseres HERRN nicht verleugnen und mit den Mumin sein!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If only you could visualize their change of mind when they are confined into the slavish imprisonment of Hell! They shall wish they could be sent back to life below and they would never deny Allah's revelations and signs, and they would be among those who conform to Allah's will.

Abdul Haleem

If you could only see, when they are made to stand before the Fire, how they will say, ‘If only we could be sent back, we would not reject the revelations of our Lord, but be among the believers.’

Abdullah Yusuf Ali

If thou couldst but see when they are confronted with the Fire! They will say: "Would that we were but sent back! Then would we not reject the signs of our Lord, but would be amongst those who believe!"

Abul A'la Maududi

If you could but see when they shall be made to stand by the Fire! They will plead: 'Would that we were brought back to life? Then we would not give the lie to the signs of our Lord and would be among the believers.'

Aisha Bewley

If only you could see when they are standing before the Fire and saying, ‘Oh! If only we could be sent back again, we would not deny the Signs of our Lord and we would be among the muminun. ’

Al-Hilali & Khan

If you could but see when they will be held over the (Hell) Fire! They will say: "Would that we were but sent back (to the world)! Then we would not deny the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, revelations, etc.) of our Lord, and we would be of the believers!"

Ali Quli Qarai

Were you to see when they are brought to a halt by the Fire, whereupon they will say, ‘If only we were sent back [into the world]! Then we will not deny the signs of our Lord, and we will be among the faithful!’

Amatul Rahman Omar

Could you but see (them) when they are made to stand before the Fire (making a full appraisal of it). They will say then, `Oh! would that we could be sent back (to have a chance to mend our ways), then we would not cry lies to the revelations of our Lord and would be of the believers.'

Arthur John Arberry

If thou couldst see when they are stationed before the Fire, and they say, 'Would that we might be returned, and then not cry lies to the signs of our Lord, but that we might be among the believers!'

Bijan Moeinian

If only you could see them when they face the Hellfire! They would say: "If we were only sent back, we would never deny the Lord's [miraculous] signs and would join the believers. "

E. Henry Palmer

But couldst thou see when they are set over the fire and say, 'Would that we were sent back! we would not call our Lord's signs lies, but we would be of the believers?'

Edip-Layth

If you could see when they are standing over the fire, they say, "If only we were sent back, we would not deny the signs of our Lord, and we would be those who acknowledge!"

George Sale

And if thou couldst only see when they are made to stand before the Fire! They will say, 'Oh, would that we might be sent back! And then we would not treat the Signs of our Lord as lies and we would be of the believers. '

Hamid S. Aziz

But could you but see when they are set over the Fire and say, "Would that we were sent back! We would not then deny our Lord's revelations, but we would be of the believers?"

Mahmoud Ghali

And if you could see (them) as they are made to stand against the Fire, so they say, "Oh, would that we might be turned back, and (then) we would not cry lies to the signs of our Lord, and we would be among the believers!"

Marmaduke Pickthall

If thou couldst see when they are set before the Fire and say: Oh, would that we might return! Then would we not deny the revelations of our Lord but we would be of the believers!

Mohamed Ahmed - Samira

If you should see them when they are stood before the Fire, they will say: "Ah would that we were sent back (to the world)! We shall not deny the signs of our Lord, and be among those who believe. "

Muhammad Asad

If thou couldst but see [them] when they will be made to stand before the fire and will say, "Oh, would that we were brought back [to life]: then we would not give the lie to our Sustainer's messages, but would be among the believers!"

Mustafa Khattab

If only you could see when they will be detained before the Fire! They will cry, "Oh! If only we could be sent back, we would never deny the signs of our Lord and we would ˹surely˺ be of the believers."

Progressive Muslims

And if you could see when they are standing over the Fire, they Say: "If only we could be sent back, we would not deny the revelations of our Lord, and we would be believers!"

Sahih International

If you could but see when they are made to stand before the Fire and will say, "Oh, would that we could be returned [to life on earth] and not deny the signs of our Lord and be among the believers. "

Sam Gerrans

And if thou couldst see when they are set before the Fire: — then they will say: “Would that we were sent back! Then would we not deny the proofs of our Lord, but be among the believers.”

Shabbir Ahmed

If only you could see them when they face the Fire! They will say, " We wish we could go back and never reject our Lord's Revelations, and be among the believers. "

Syed Vickar Ahamed

If you could only see when they are faced with the Fire! They will say: "If only we were sent back! Then we would not reject the Signs of our Lord, but would be among those who believe!"

Taqi Usmani

If only you could (be there to) see when they will be made to stand by the Fire, and they will say, "Would that we were sent back, then we would not reject the signs of our Lord, and would join the believers."

The Monotheist Group

And if you could see when they are standing over the Fire, they say: "If only we could be sent back, we would not deny the revelations of our Lord, and we would be believers!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si tu les voyais, quand ils seront placés devant le Feu. Ils diront alors: ʺHélas! Si nous pouvions être renvoyés (sur la terre), nous ne traiterions plus de mensonges les versets de notre Seigneur et nous serions du nombre des croyantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) xwezî te rewşa wan bidîta, dema li ber agir têne rawestandin û dibêjin: Ax, xwezîka em li dinyayê bihatina vegerandin û me bi ayetên Xwedayê xwe bawerî bianiya û em bibûna ji bawermendan.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Kon je hen maar zien wanneer zij voor het vuur worden opgesteld en dan zeggen: ʺAch werden we maar teruggebracht, dan zouden wij de tekenen van onze Heer niet loochenen en dan zouden wij bij de gelovigen behoren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien gij hen zaagt, als zij in het vuur der hel zullen worden geplaatst, en zij zullen zeggen: Gave God dat wij in de wereld mochten worden teruggezonden; wij zouden dan de teekens van onzen Heer niet van bedrog beschuldigen, en wij zouden ware geloovigen worden.

Hollandaca — Siregar

En als jij (hen) kon zien wanneer zij bij de Hel geplaatst worden en zij dan zeggen: ʺWerden wij maar teruggebracht, dan zouden wij de Tekenen van onze Heer niet loochenen en zouden wij tot de gelovigen behoren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если бы ты (о, Посланник) видел, как они [эти многобожники] будут поставлены [задержаны] перед Огнем [Адом] и скажут: «О если бы Мы были возвращены (в земную жизнь), то мы не считали бы ложью знамения нашего Господа и были бы из (числа) верующих!»

Rusça — Osmanov

Если бы ты [, Мухаммад], мог видеть их, когда они предстанут перед огнем [адским] и будут говорить: ʺО, если бы нас вернули [в мир]! Мы не стали бы отрицать аяты нашего Господа и обратились бы в верующих!ʺ