En'am Suresi 2. Ayet — Elfaz
O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun katındadır. Siz ise hala şüphe ediyorsunuz.
1هُوَhuveOZamir
2الَّذِيelleƶīkiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3خَلَقَكُمْḣaleḳakumsizi yaratıpMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.
4مِنْmin-danHarf-i Cer
6ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
7قَضٰٓىḳaDākoymuşturMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak
10مُسَمًّىmusemmenbelirliSıfatس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)
11عِنْدَهُǐndehukendi katındanMekan Zarfı+Zamirع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.
12ثُمَّṧummeböyle ikenBağlaç
13اَنْتُمْentumsiz halaZamir
14تَمْتَرُونَtemterūnekuşkulanıyorsunuzMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıم ر يBir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.