Mücadele Suresi 9. Ayet — Elfaz
Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!Nida Edatı+İsim
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اٰمَنُٓواāmenūinanan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
4اِذَاiƶāzamanZaman Zarfı
5تَنَاجَيْتُمْtenāceytumaranızda gizli konuştuğunuzMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatab · Tefâ'ul Bâbıن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.
6فَلَاfe lāİsti'nafiye Edatı+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
7تَتَنَاجَوْاtetenācevkonuşmayınMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · Tefâ'ul Bâbıن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.
8بِالْاِثْمِbi l-iṧmigünah üzerindeHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadı
9وَالْعُدْوَانِve l-ǔdvānive düşmanlıkBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek
10وَمَعْصِيَتِve meǎ'Siyetive karşı gelmeBağlaç+İsimع ص يİsyan etmek, itaat etmemek, karşı çıkmak, direnmek, ihlal etmek.
11الرَّسُولِr-rasūliElçiyeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
12وَتَنَاجَوْاve tenācev(fakat) konuşunBağlaç+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · Tefâ'ul Bâbıن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.
13بِالْبِرِّbi l-birriiyilik üzerindeHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmak
14وَالتَّقْوٰىve t-teḳvāve takvaBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişi
15وَاتَّقُواve tteḳūve korkunBağlaç+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişi
16اللّٰهَ(a)llaheAllah'tanLafza-i Celal
17الَّذِيelleƶīİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
18اِلَيْهِileyhihuzurunaHarf-i Cer+Zamir
19تُحْشَرُونَtuHşerūnetoplanacağınızMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).