Mücadele Suresi 3. Ayet — Elfaz
Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselerBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2يُظَاهِرُونَyuZāhirūnezıhar eden(ler)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Mufâ'ale Bâbıظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmak
3مِنْminHarf-i Cer
5ثُمَّṧummesonra daBağlaç
6يَعُودُونَyeǔdūnedönenlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.
7لِمَاli māşeylereHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8قَالُواḳālūsöyledikleriMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
9فَتَحْرِيرُfe teHrīruhürriyete kavuşturmalıdırlarİsti'nafiye Edatı+İsimح ر رÖzgür olmak (köle), özgür doğmak, bir köleyi özgürleştirmek/serbest bırakmak/kurtarmak. Sıcak veya çok sıcak olmak, yanıp tutuşmak ve şiddetli veya sıcak hale gelmek, susamak, susuzluktan veya üzüntüden kurumak, su ısıtmak, çok şiddetli ve geniş kapsamlı olmak, bir yazıyı güzel ve zarif ve kusursuz hale getirmek, iyi ve doğru yazmak, hatasız ve tam olarak yazmak.
10رَقَبَةٍraḳabetinbir köle-boyundurukİsimر ق بKorumak, gözlemlemek, izlemek, saygı duymak, dikkate almak, beklemek, boynundan bağlamak, uyarmak, korkmak, kontrol etmek. Raqib - muhafız, gözlemci, gözcü. Yataraqqab - gözlemleme, bekleme, etrafı kollama, izleme. Riqab - boyun, köle, savaş esiri, efendisi veya vasisi ile özgürlüğü için anlaşma yapmış esir, bu nedenle firriqab ifadesi kölelerin veya esirlerin fidye ile serbest bırakılması anlamına gelir, tekili raqabah'tır. Murtaqib - gözetleyen, koruyan vb.
11مِنْminHarf-i Cer
13اَنْenMasdar Harfi
14يَتَمَاسَّاyetemāssātemaslarındanMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Tesniye Müzekker Gaib · Tefâ'ul Bâbıم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.
15ذٰلِكُمْƶālikumbudurİşaret Zamiri
16تُوعَظُونَtūǎZūnesize öğütlenenMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.
17بِهِbihionunlaHarf-i Cer+Zamir
18وَاللّٰهُve(a)llahuAllahBağlaç+Lafza-i Celal
19بِمَاbimāşeyleriHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
20تَعْمَلُونَteǎ'melūneyaptıklarınızMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat
21خَبِيرٌḣabīrunhaber almaktadırİsimخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.