Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قِيلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللّٰهُ لَكُمْ وَاِذَا قِيلَ انْشُزُوا فَانْشُزُوا يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذِينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَالَّذِينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū iƶā ḳīle lekum tefesseHū fī l-mecālisi fe fseHū yefseHi (a)llahu lekum ve iƶā ḳīle nşuzū fe nşuzū yerfeǐ (a)llahu (e)lleƶīne āmenū minkum ve(e)lleƶīne ūtū l-ǐlme deracātin ve(a)llahu bimā teǎ'melūne ḣabīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُٓواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اِذَاiƶāzaman
5قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledendiği
6لَكُمْlekumsize
7تَفَسَّحُواtefesseHūف س حGeniş olmak, yer açmak, uzun adımlar atmak. Geniş/enli olmak, genişletmek, bir yerde rahatına bakmak.yer açın
8فِي
9الْمَجَالِسِl-mecālisiج ل سOturmak, bağdaş kurmak, birisi veya başkalarıyla birlikte oturmak.meclislerde
10فَافْسَحُواfe fseHūف س حGeniş olmak, yer açmak, uzun adımlar atmak. Geniş/enli olmak, genişletmek, bir yerde rahatına bakmak.yer açın ki
11يَفْسَحِyefseHiف س حGeniş olmak, yer açmak, uzun adımlar atmak. Geniş/enli olmak, genişletmek, bir yerde rahatına bakmak.genişlik versin
12اللّٰهُ(a)llahuAllah
13لَكُمْlekumsize
14وَاِذَاve iƶāzaman da
15قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledendiği
16انْشُزُواnşuzūن ش زYüksek olmak, yukarı kaldırılmak, yükselmek, kötü davranmak, itaatsiz olmak, kötü muamele etmek, asi olmak, nefret etmek, tiksinmek, kayıtsız kalmak, haksız muamele etmek, nezaketsiz davranmak, terk etmekkalkın
17فَانْشُزُواfe nşuzūن ش زYüksek olmak, yukarı kaldırılmak, yükselmek, kötü davranmak, itaatsiz olmak, kötü muamele etmek, asi olmak, nefret etmek, tiksinmek, kayıtsız kalmak, haksız muamele etmek, nezaketsiz davranmak, terk etmekkalkın ki
18يَرْفَعِyerfeǐر ف عYükseltmek, yukarı kaldırmak, yüceltmek, övmek, yukarı almak, kaldırmak/vinçle çekmek, yüceltmek, Kha-Fa-Daad'ın zıttı [56:3], dikmek, yüksek/görkemli yapmak, alıp taşımak, görünür kılmak, yüceltmek, ilerletmek, bir şeyi yakına getirip sunmak veya teklif etmek, öne sürmek, uzaklaştırmak, kaybolmak, geriye doğru izlemek, onurlandırmak, saygı göstermek, tanıtmak, arıtmak, bilinir kılmak, yukarı çıkmak, yüksek rütbe/durum/halyükseltsin
19اللّٰهُ(a)llahuAllah
20الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
21اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(ları)
22مِنْكُمْminkumsizden
23وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kendilerine
24اُو۫تُواūtūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverilenleri
25الْعِلْمَl-ǐlmeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameilim
26دَرَجَاتٍderacātinد ر جAdım adım yürümek, kademeli olarak ilerlemek, derece derece yok etmek, bir şeyi yerleştirmek, açmak/çözmek, kademeli olarak ulaşmak, aldatmak, (bir günahkara) hoşgörü göstermek.derecelerle
27وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
28بِمَاbimāşeyleri
29تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarınız
30خَبِيرٌḣabīrunخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.haber almaktadır

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, meclislerde, size yer açın denince, yer açın artık, genişletin meclisi de Allah da size genişlik versin ve kalkın, şuraya geçin dendiği zaman kalkın, geçin; Allah da, içinizden, gerçekten îmân edenleri de yükseltsin, kendilerine bilgi verilenleri de derece derece yüceltsin ve Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, meclislerde, size yer açın denince, yer açın artık, genişletin meclisi de Allah da size genişlik versin ve kalkın, şuraya geçin dendiği zaman kalkın, geçin; Allah da, içinizden, gerçekten îmân edenleri de yükseltsin, kendilerine bilgi verilenleri de derece derece yüceltsin ve Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Size "Meclislerde yer açın" denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size "Kalkın" denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Meclislerde size: "Yer açın" denildiğinde, genişletin ki Allah da size genişlik versin! "Kalkın" denildiğinde de, kalkın ki, Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri dereceler itibarıyla yükseltsin! Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir. (Habiyr, her şeyi kendi Esma özellikleri ile yokken var kıldığı için, onların zaman mekan ötesi bir halde durumlarından haberdar olan, anlamında kullanılmaktadır. Allah bilir. A. H. )

Ahmet Tekin

Ey iman edenler, kamu yararı için size: 'Meclislerde yer açın, makam ve mevkileri boşaltarak liyâkatli olanların öne geçmesine imkân tanıyın' denilince, yer açın ki, Allah sizin imkânlarınızı genişletsin, sizi hayırlara ve refaha kavuştursun, gücünüzü artırsın. Sizden imanda kemâle eren, kendilerine ilim verilen sorumluluk sahibi âlimleriniz tarafından: 'İbadet, cihad ve hayırlı işler için harekete geçin, ayaklanın, işgalcileri devirin.' denilince, hiç vakit kaybetmeden harekete geçin ki, Allah içinizden imanda kemâle eren ve kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi ilim adamlarınızın dünyada ve âhirette rütbelerini ve makamlarını yükseltsin. Allah işlediğiniz gizli-açık, amacına uygun, bilinçli bütün amellerinizden haberdardır.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Meclislerde size: 'Yer açın' dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. 'Kalkın' dendiği zaman da kalkın, Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, size meclislerde "Yer açın" dendiği zaman, yer açın; Allah size genişlik versin. Size: "Kalkın" denildiği zaman da kalkın. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Fikri Yavuz

Ey iman edenler! (Peygamber tarafından) size meclislerde: “- Yer açın.” denildiği zaman, hemen yer açın ki, Allah da size genişlik versin. “Kalkın” denilince de kalkıverin ki, Allah iman edenlerinizi yükseltsin. Kendilerine ilim verilenler için ise, (cennetde) dereceler vardır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Toplantılarda, size "Yer açın!" denildiğinde yer açın. Allah da size yer açar. Ve "Kalkın!" denildiğinde kalkın. Allah, aranızdan, inananları ve kendilerine bilgi verilmiş olanları konumlarla yükseltir. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ey inananlar! Size, "Meclislerde yer açın!" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size, "kalkın" dendiği zaman da kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Bekir Sadak

Ey inananlar! Toplantilarda, size, «Yer acin» denince yer acin ki Allah da size genislik versin; «Kalkin» denildigi zaman da hemen kalkin ki, Allah, icinizden inanmis olanlari ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yukseltsin. Allah islediklerinizden haberdardir.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Bulunduğunuz toplantılarda size «yer açın» denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. «Kalkın..» denilince de kalkıverin ki Allah sizden dosdoğru imân edenlerle kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberlidir.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri (eski)

Ey inananlar! Toplantılarda, size, 'Yer açın' denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; 'Kalkın' denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Size «Meclislerde yer açın» denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size «Kalkın» denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Size: «Meclislerde yer açın.» denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size «Kalkın.» denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sizlere meclislerde: "Yer açın!" denildiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin! "Kalkın!" denildiği zaman da kalkın ki, Allah da inananlarınızı yükseltsin ve kendilerine ilim verilenleri ise derecelerle yükseltsin. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Sizlere meclislerde genişleyin denildiği vakıt genişleyiverin Allah da size genişlik versin, kalkın denildiği zaman da kalkıverin ki Allah iyman edenlerinizi yükseltsin, ılim verilenleri ise derecat ile. Ve Allah her ne yaparsanız haberdardır

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden iman edenlerin ve ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey inananlar! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden inananların ve ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey inananlar! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden inananların ve ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

Fizilal-il Kuran

Ey inananlar! Size: «Meclislerde yer açın» denildiği zaman yer açın ki Allah ta size yeriniz ve rızkınızda genişlik versin. Size «Kalkın» denildiği zaman, kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, size meclislerde "yer açın" dendiği zaman, yer açın. Tanrı size genişlik versin. Size: "Kalkın" denildiği zaman da kalkın. Tanrı, sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın!” dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın” dendiği zaman da kalkın ki Allah sizden iman edenleri ve bilgi verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan çok iyi haberdar olandır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler size meclislerde "yer açın" denildiği zaman genişletin ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın" denilince de kalkıverin. Allah, içinizden iman etmiş olanlarla kendilerine ilim verilmiş bulunanların derecelerini artırır. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Size, 'Meclislerde yer açın' denilince, yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size 'Kalkın' denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Size: 'Meclislerde yer açın!' denildiği zaman hemen yer açın ki, Allah da size genişlik versin! (Size:) 'Kalkın!' denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah sizden îmân edenleri ve (husûsan) o kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Çünki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdâr olandır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; size: Meclislerde yer açın, denilince; yer açın ki, Allah da size açsın. Kalkın, denince de kalkın ki, Allah içinizden iman etmiş olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah; yaptıklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Size “Meclislerde yer açın!” denince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size “Kalkın!” denince kalkın ki Allah da içinizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Size, "Toplumsal hayatınızda birbirinize yer verin!" denildiğinde yer verin! (Karşılığında) Allah da (rahmetinde) size yer verir. Ve ne zaman size, "(İyi bir iş için) ayağa kalkın!" denildiğinde ayağa kalkın! (Ve) Allah, içinizden iman etmiş olanları ve (hepsinin üstünde,) kendilerine (doğru) bilgi tevdi edilenleri (kat kat) yüceltecektir. Çünkü Allah bütün yapıp ettiklerinizden haberdardır.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Sosyal hayatta "Birbirinize yer açın!" denildiğinde derhal yer açın ki, Allah da size yer açsın. Yine "Davranın!" denildiği zaman, derhal yerinizden fırlayın! Allah içinizden tam inanan, bilen ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılanları kat be kat yüceltecektir: Zira Allah yapıp ettiklerinizden tümüyle haberdardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey mü'minler! Size, «Meclislerinizde genişlik gösteriniz,» denildiği zaman hemen genişleyiveriniz. Allah Teâlâ da sizin için genişlik verir ve size «Kalkın» denildiği vakit de hemen kalkın. Allah, sizden imân etmiş olanları yükseltir ve kendilerine ilim verilmiş olanları ise dereceler ile yükseltir. Ve Allah, yapar olduğunuz şeylerden haberdardır.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Size meclislerde: "Yer açın!" denilince yer açın ki, Allah da size genişlik versin. Size: "Kalkın!" denilince de kalkın ki Allah içinizden iman edenleri yüceltsin. Bunlardan kendilerine ilim verilenleri ise kat kat derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdar olandır.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Siz toplantı halinde iken "Biraz yer açıverin!" denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin."Kalkın!" denilince de kalkıverin ki Allah sizin gibi iman, hele hele bir de ilim nasib edilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, size: "Meclislerde yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size: "Kalkın" dendiği zaman da, kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Size toplantılarda, "Yer açın!" denildiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın!" denildiğinde de hemen kalkın ki Allah, içinizden inanıp güvenenler ile kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Size toplantılarda "Yer açın!" denince yer açın ki Allah da size yer açsın. "Kalkın!" denince de kalkın ki Allah, içinizden inanıp güvenenler ile kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! "Kalkın" denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, size meclislerde «Yer açın» dendiği zaman, siz de yer açın; Allah da size genişlik versin. Size: «Kalkın» denildiği zaman da kalkın. Allah, sizden iman etmekte olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yapmakta olduklarınızı haber alandır.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Topluca oturduğunuz yerlerde 'Gelenlere yer açın' dendiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin. Kalkın dendiği zaman da kalkın ki, Allah, sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Zira Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın!" dendiğinde, yer açın ki Allah da sizin için genişlik sağlasın. "Kalkın!" dendiğinde de kalkın ki Allah, içinizden inananlarla kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Sizə: “Məclislərdə yer verin!”– deyildikdə yer verin ki, Allah da sizə geniş yer versin. Habelə sizə: “Qalxın!”– deyildikdə qalxın ki, Allah da sizdən iman gətirənlərin və özlərinə elm verilmiş kimsələrin dərəcələrini ucaltsın. Allah nə etdiklərinizdən xəbərdardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Sizə: ″Məclislərdə (möʼmin qardaşlarınıza) yer verin!″ – deyildiyi zaman (onlara) yer verin ki, Allah da sizə (Cənnətdə) geniş yer versin. Eləcə də sizə: ″Qalxın!″ deyildikdə qalxın ki, Allah da sizdən iman gətirənlərin və (xüsusilə) elm bəxş edilmiş kimsələrin dərəcələrini ucaltsın. Allah etdiyiniz əməllərdən xəbərdardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Wenn euch bei Zusammenkünften gesagt wird: ʺMacht Platz!ʺ, so tut es. Gott wird euch genug Platz gewähren. Wenn euch gesagt wird: ʺErhebt euch!ʺ, so erhebt euch! Die Gläubigen und die über Wissen Verfügenden erhöht Gott um Rangstufen. Gott weiß alles, was ihr tut.

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, wenn zu euch gesagt wird: ʺMacht Platz!ʺ in den Versammlungen!, dann schafft Platz, so schafft auch Allah euch Platz. Und wenn gesagt wird: ʺErhebt euch!ʺ, dann erhebt euch eben, so erhöht auch Allah diejenigen von euch, die glauben, und diejenigen, denen das Wissen gegeben worden ist, um Rangstufen. Und Allah ist dessen, was ihr tut, Kundig.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, wenn in Versammlungen zu euch gesagt wird: ʺMacht Platz!ʺ dann macht Platz; Allah wird ausgiebig Platz für euch machen. Und wenn gesagt wird: ʺErhebt euch!ʺ - dann erhebt euch; Allah wird die unter euch, die gläubig sind, und die, denen Wissen gegeben wurde, um Rangstufen erhöhen. Und Allah ist dessen wohl kundig, was ihr tut.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt!Wenn euch gesagt wird: ʺMacht Platz beim Sitzen!ʺ, dann macht Platz! ALLAH möge euch Platz machen lassen. Und wenn euch gesagt wird: ʺSteht auf!ʺ, dann steht auf! ALLAH erhöht diejenigen von euch, die den Iman verinnerlichten, und diejenigen, denen dasWissen zuteil wurde, um Stellungen. Und ALLAH ist dessen allkundig, was ihr tut.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues: when you are in an assembly and you are requested to move a little to make room for a new comer, do move and spread out; Allah widens your scope and the good may become best. And when you are asked to rise, do rise; Allah will raise those whose hearts have been impressed with the image of piety, as well as those men of learning and profitable knowledge, to higher ranks and exalt them in dignity and power. Allah is well acquainted with all that you do.

Abdul Haleem

You who believe, if you are told to make room for one another in your assemblies, then do so, and God will make room for you, and if you are told to rise up, do so: God will raise up, by many degrees, those of you who believe and those who have been given knowledge: He is fully aware of what you do.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! When ye are told to make room in the assemblies, (spread out and) make room: (ample) room will Allah provide for you. And when ye are told to rise up, rise up Allah will rise up, to (suitable) ranks (and degrees), those of you who believe and who have been granted (mystic) Knowledge. And Allah is well-acquainted with all ye do.

Abul A'la Maududi

Believers, when you are told: "Make room for one another in your assemblies," then make room; Allah will bestow amplitude on you. And when it is said: “Rise up,” then rise up; Allah will raise to high ranks those of you who believe and are endowed with knowledge. Allah is well aware of all that you do.

Aisha Bewley

You who have iman! when you are told: ‘Make room in the gathering, ’ then make room and Allah will make room for you! And when it is said, ‘Get up’, get up. Allah will raise in rank those of you who have iman and those who have been given knowledge. Allah is aware of what you do.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When you are told to make room in the assemblies, (spread out and) make room. Allâh will give you (ample) room (from His Mercy). And when you are told to rise up [for prayers, or Jihâd (holy fighting in Allâh’s cause), or for any other good deed], rise up. Allâh will exalt in degree those of you who believe, and those who have been granted knowledge. And Allâh is Well-Acquainted with what you do.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! When you are told, ‘Make room,’ in sittings, then do make room; Allah will make room for you. And when you are told, ‘Rise up!’ Do rise up. Allah will raise those of you who have faith and those who have been given knowledge in rank, and Allah is well aware of what you do.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when you are asked to extend the circle (leaving reasonable space between one another when sitting together) in your assemblies, then do extend it. Allâh will make ample room for you. And disperse when you are told to disperse. Allâh will exalt such of you as believe and such of you as have been given knowledge, to high degrees (of rank). And Allâh is Well-Aware of what you do.

Arthur John Arberry

O believers, when it is said to you 'Make room in the assemblies', then make room, and God will make room for you; and when it is said, 'Move up', move up, and God will raise up in rank those of you who believe and have been given knowledge. And God is aware of the things you do.

Bijan Moeinian

God is hereby asking the believers to make room, out of curtsey, for the new comers in your assemblies to sit; may God open room for you in difficulties. When the meeting is over and you are told to leave, follow accordingly. By doing so you will not loose your rank and dignity as the your rank and knowledge is a grant from your Lord and would not be reduced by being courteous toward the others. Beware that God is aware of your attitude and acts.

E. Henry Palmer

O ye who believe! when it is said to you, 'Make room in your assemblies,' then make room; God will make room for you; and when it is said to you, 'Rise up,' then rise up; God will raise all you who believe, as well as those who are given knowledge, in rank; for God of what ye do is well aware!

Edip-Layth

O you who acknowledge, if you are told to make room in the councils, then you shall make room. God will then make room for you. If you are asked to step down, then step down. God will raise those among you who acknowledge, and those who acquire knowledge to higher ranks. God is fully aware of everything you do.

George Sale

O true believers, when it is said unto you, make room in the assembly; make room: God will grant you ample room in paradise. And when it is said unto you, rise up; rise up: God will raise those of you who believe, and those to whom knowledge is given, to superior degrees of honour: And God is fully apprized of that which ye do.

Hamid S. Aziz

O you who believe! When it is said to you, "Make room in your assemblies," then make ample room, Allah will give you ample, and when it is said, "Rise up," then rise up. Allah will exalt those of you who believe and those who are given knowledge, to high degrees; and Allah is Aware of what you do.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, when it is said to you, "Make room for yourselves in the assemblies, " then make room, (and Allah will make room for you. And when it is said, "Move up, " then move up Allah will raise in degrees the ones of you who have believed and the ones to whom knowledge has been brought; and Allah is Ever-Cognizant of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! when it is said unto you, Make room! in assemblies, then make room; Allah will make way for you (hereafter). And when it is said, Come up higher! go up higher; Allah will exalt those who believe among you, and those who have knowledge, to high ranks. Allah is Informed of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, when you are told to make room in the assemblies, then make room; God will give you more room to spread. When you are told to rise, then rise; God will raise those of you who believe, and those who have knowledge, in position. God is aware of what you do.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! When you are told, "Make room for one another in your collective life", do make room: [and in return,] God will make room for you [in His grace]. And whenever you are told, “Rise up [for a good deed]”, do rise up; [and] God will exalt by [many] degrees those of you who have attained to faith and, [above all,] such as have been vouchsafed [true] knowledge: for God is fully aware of all that you do.

Mustafa Khattab

O believers! When you are told to make room in gatherings, then do so. Allah will make room for you ˹in His grace˺. And if you are told to rise, then do so. Allah will elevate those of you who are faithful, and ˹raise˺ those gifted with knowledge in rank. And Allah is All-Aware of what you do.

Progressive Muslims

O you who believe, if you are told to make room in the council, then you shall make room. God will then make room for you. If you are asked to step-down, then step-down. God will raise those among you who believe, and those who acquire knowledge to higher ranks. God is fully aware of everything you do.

Sahih International

O you who have believed, when you are told, "Space yourselves" in assemblies, then make space; Allah will make space for you. And when you are told, "Arise," then arise; Allah will raise those who have believed among you and those who were given knowledge, by degrees. And Allah is Acquainted with what you do.

Sam Gerrans

O you who heed warning: when it is said to you: “Make room in the assemblies,” then make room; God will make room for you. And when it is said: “Arise,” then arise. God will raise those who heed warning and those given knowledge among you in degree. And God is aware of what you do.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! When you are told, "Accommodate one another in your collective life", do accommodate, seeing that Allah will open up His resources for you. And when you are told, "Rise up", do rise up to the occasion. Allah will exalt to high ranks those of you who truly believe in the Divine Commands, and who use the knowledge that they have been given. For, Allah is Aware of all you do. ('Fas-h' = Open up = Make room = Accommodate others).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When you are told to make room in the gatherings, (spread out and) make room: (Ample) room will Allah provide for you. And when you are told to rise up, then rise up: Allah will raise up, to (suitable) ranks (and levels), those of you who believe and who have been granted (mystic) knowledge. And Allah is Well Acquainted with all you do.

Taqi Usmani

O you who believe, when it is said to you, "Make room (for others) in the sittings", then make room, and Allah will make room for you (in the Hereafter). And when it is said, “Rise up”, then rise up, and Allah will raise those, in ranks, who have believed and are given knowledge. Allah is well-aware of what you do.

The Monotheist Group

O you who believe, if you are told to make room in the assemblies, then you shall make room. God will then make room for you. And if you are told to leave, then leave. God will raise those among you who believe, and those who acquire knowledge to higher ranks. God is fully aware of everything you do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O vous qui avez cru! Quand on vous dit: ʺFaites place (aux autres) dans les assembléesʺ, alors faites place. Allah vous ménagera une place (au Paradis). Et quand on vous dit de vous lever, levez-vous. Allah élèvera en degrés ceux dʹentre vous qui auront cru et ceux qui auront reçu le savoir. Allah est Parfaitement Connaisseur de ce que vous faites.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Wanneer men tot jullie zegt: ʺMaakt plaats bij de samenkomstenʺ maakt dan plaats opdat God voor jullie plaats maakt. En wanneer men tot jullie zegt: ʺStaat opʺ staat dan op, opdat God aan hen die uit jullie midden geloven en aan wie de kennis is gegeven hogere rangen geeft. God is welingelicht over wat jullie doen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O ware geloovigen! als men u zegt: Maakt ruimte in de vergadering, maakt ruimte: God zal u groote ruimte in het paradijs schenken. En als u gezegd wordt: staat op, staat op; God zal degenen van u die gelooven, en hen aan welke kennis werd geschonken, doen oprijzen in een hoogen graad. En God is volkomen onderricht van hetgeen gij doet.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven, wanneer tot jullie gezegd wordt: ʺMaakt ruimte in de plaatsen van samenkomsten,ʺ maakt dan ruimte; Allah zal voor jullie ruimte maken. En wanneer tot jullie gezegd wordt: ʺStaat op,ʺ staat dan op; Allah zal degenen onder jullie die geloven en degenen aan wie kennis is gegeven in rang verheffen. En Allah is Alwetend over wat jullie doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали! Когда говорят вам (о, сподвижники) в собраниях (у Пророка): «Садитесь шире [дайте и другим сесть]!» – то садитесь шире [[Сообщается, что вначале, когда сподвижники сидели у Посланника Аллаха, приходил кто-либо, они, желая быть ближе к Посланнику Аллаха, не смещались со своих мест. И затем Аллах Всевышний повелел им дать возможность сесть и другим. Однако, пришедший на собрание не должен заставлять встать того, кто пришел раньше него. Пророк сказал: «Не следу­ет одному человеку поднимать другого с его места, а потом садиться на него самому. Садитесь пошире (и давайте место другим)» (Сахих аль-Бухари).]], и (тогда) Аллах уширит для вас (в этом мире и ваши жилища в Раю). А когда вам говорят (в собраниях у Пророка): «Вставайте!» [просят вас встать] – то вставайте. Возвышает Аллах тех из вас, которые уверовали, а тех, кому даровано знание (Он возвышает) на степени (по награде и по Своему довольству). И ведь Аллах сведущ в том, что вы делаете!

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Когда вас просят на собраниях: ʺНе толпитесь!ʺ, то давайте место [другим], и Аллах даст вам место. А когда вам предлагают: ʺВставайтеʺ, - то поднимайтесь. Аллах возвышает степенью тех из вас, которые веруют, а также тех, которым даровано знание. Аллах ведает о том, что вы вершите.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TROENDE! När ni under era sammankomster uppmanas ʺGe plats!ʺ - ge plats; då skall Gud bereda plats åt er (i Sin nåd). Och när ni uppmanas ʺRes er!ʺ - res er (utan att dröja). Då skall Gud upphöja dem bland er som är (sanna) troende och dem som har fått kunskap, till högre rang. Gud är underrättad om vad ni gör.