Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰهِيمَ وَجَعَلْنَا فِي ذُرِّيَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍ وَكَثِيرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ

ve leḳad erselnā nūHen ve ibrāhīme ve ceǎlnā fī ƶurriyyetihimā n-nubuvvete ve l-kitābe fe minhum muhtedin ve keṧīrun minhum fāsiḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderdik
3نُوحًاnūHenن و حNuh'u
4وَاِبْرٰهِيمَve ibrāhīmeوابرهيمve İbrahim'i
5وَجَعَلْنَاve ceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve koyduk
6فِيarasına
7ذُرِّيَّتِهِمَاƶurriyyetihimāذ ر رSaçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek.bunların zürriyetleri
8النُّبُوَّةَn-nubuvveteن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebilik
9وَالْكِتَابَve l-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetve Kitabı
10فَمِنْهُمْfe minhumonlardan vardır
11مُهْتَدٍmuhtedinه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yolda olanlar
12وَكَثِيرٌve keṧīrunك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.ama çoğu
13مِنْهُمْminhumonlardan
14فَاسِقُونَfāsiḳūneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmıştır

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, Nûh'u ve İbrâhim'i gönderdik ve soylarına da peygamberlik ve kitap verdik; derken onlardan doğru yolu bulanlar var ve çoğuysa buyruktan çıkmış olanlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, Nûhʼu ve İbrâhimʼi gönderdik ve soylarına da peygamberlik ve kitap verdik; derken onlardan doğru yolu bulanlar var ve çoğuysa buyruktan çıkmış olanlar.

Adem Uğur

Andolsun ki biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik, peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır; içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Nuh'u ve İbrahim'i irsal ettik. . . Nübüvvet'i ve Kitabı (Hakikat ve Sünnetulah BİLGİsini) onların zürriyetleri içinde oluşturduk! Onlardan hakikate eren vardır. . . (Ama) onlardan çoğu inancı bozuk kişilerdir!

Ahmet Tekin

Nûh’u ve İbrâhim’i de peygamber olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirip gönderdik. Peygamberliği ve kitabı da, onların nesilleri içinde devam ettirdik. Onlardan doğru yolu tercih edenler, doğru yolda sebat edenler vardı. Onların çoğu da doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsıktı, âsi ve bozguncu idi.

Ahmet Varol

Andolsun biz Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik ve onların soylarına peygamberliği ve kitabı verdik. Onlardan doğru yolu bulan vardır. Onların çoğu ise yoldan çıkmış kimselerdir.

Ali Bulaç

Andolsun, Biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Celâlim hakkı için, Nûh’u ve İbrâhîm’i (birer peygamber) gönderdik. Peygamberliği de, kitabı da onların nesillerine verdik. Öyle iken hidayeti, içlerinden bazısı kabul etmiştir; çokları da fâsıklardır.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, Nuh'u ve İbrahim'i de gönderdik. Onların soyundan gelenlere de peygamberlik ve Kitap verdik. Bir bölümü doğru yoldaydı; ama çoğu zaten yoldan çıkmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, Nuh ve İbrahim'i de gönderdik. Onların soylarına peygamberlik ve kitap verdik. Onların soylarından doğru yolu izleyenler oldu, içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.

Bekir Sadak

And olsun ki Nuh'u ve Ibrahim'i Biz gonderdik; ikisinin soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik; soylarindan gelenlerin kimi dogru yoldadir, bircogu da yoldan cikmistir.

Celal Yıldırım

And olsun ki, Nuh'u ve İbrahim'i (peygamber olarak) gönderdik ; soylarına peygamberlik ve kitap verdik. Onlardan kimi doğru yol üzeredir ; çoğu ise, ilâhî sınırları aşan sapık yozmuşlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun Nûh’u ve İbrâhim’i elçi olarak gönderdik, onların soyundan gelenlere de peygamberlik ve kitap verdik. Onlardan doğru yolu bulanlar olduğu gibi birçoğu da yoldan çıkmış kimselerdir.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i Biz gönderdik; ikisinin soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik; soylarından gelenlerin kimi doğru yoldadır, birçoğu da yoldan çıkmıştır.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik, peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır; içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i elçi gönderdik, peygamberliği ve kitabı bunların zürriyetleri arasına koyduk. Onlardan yola gelen de vardı, ama onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Soylarına peygamberlik ve kitap verdik; öyle iken içlerinden bazısı doğru yolu kabul etmiş, çokları ise yoldan çıkmış fasıklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem celalim hakkı için Nuhu ve İbrahimi gönderdik, zürriyyetlerinde de nübüvvet ve kitabı ata kıdık öyle iken içlerinden ba'zısı hidayeti kabul etmiş, çokları ise yoldan çıkmış fasıklardır

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Onların soyundan Nebiler kıldık ve onlara Kitap verdik. Gönderildikleri halktan bir kısmı doğru yolu bulurken, birçoğu da fasıktırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Onların soyundan nebiler kıldık ve onlara kitap verdik. Gönderildikleri halktan bir kısmı doğru yolu bulurken, birçoğu da fasıktılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Onların soyundan nebiler kıldık ve onlara kitap verdik. Gönderildikleri halktan bir kısmı doğru yolu bulurken, birçoğu da fasıktılar.

Fizilal-il Kuran

Biz Nuh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. İkisinin soyuna da peygamberlik ve kitap verdik. Onların soylarından türeyenlerin bir bölümü doğru yola bağlı kaldı, fakat çoğu yoldan çıktı.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır; onlardan çoğu da fasıktır.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz, Nuh’u ve İbrahim’i elçi olarak gönderdik, peygamberliği ve Kitab’ı da, onların soyuna verdik. Onların içinde, doğru yolda olanlar vardır; ancak çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

Hasan Basri Çantay

Andolsun biz Nuuhu ve İbrahimi (peygamber olarak) gönderdik. Peygamberliği de, kitabı da onların nesillerine verdik. Binnetice içlerinden doğru yolu bulanlar var (idiyse de) bir çoku da faasık kimselerdi onların.

Hasib Asutay

Andolsun ki biz Nuh'u ve İbrahim'i (peygamber olarak) gönderdik, peygamberliği de kitabı da (19) onların soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır, içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır. (19. Tevrat, İncil, Zebur, Kur'an.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, Nûh’u ve İbrâhîm’i de (peygamber olarak) gönderdik; hem peygamberliği ve kitâbı onların nesillerinde kıldık. Buna rağmen onlardan hidâyete eren vardır, fakat onlardan çoğu (yoldan çıkmış) fâsık kimselerdir.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik. Peygamberliği de, kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan kimi doğru yoldadır, içlerinden bir çoğu da fasıklardır.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Nuh’u ve İbrahim’i (peygamber olarak) göndermiştik; onların soyuna da (bazı kişilere) peygamberlik ve Kitap vermiştik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmıştır.

Muhammed Esed

Gerçekten, (aynı amaçla) Nuh'u ve İbrahim'i (elçilerimiz olarak) gönderdik ve soylarından gelenlere peygamberlik ve vahiy verdik; onların bir kısmı doğru yoldaydı, ama çoğu da yoldan sapmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Nuh ve İbrahim'i de (aynı amaçla) göndermiştik; ve o ikisinin soylarından gelenlere peygamberlik ve vahiy vermiştik; fakat onlardan bir kısmı hidayete erdiler, ama bir çokları da yoldan saptılar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kasem olsun ki, Nûh'u ve İbrahim'i gönderdik ve onların zürriyetlerinde nübüvveti ve kitabı (berdevam) kıldık. Artık onlardan hidyete ermiş olan vardır, onlardan bir çokları ise fâsık kimselerdir.

Ömer Öngüt

Andolsun ki Nuh'u ve İbrahim'i biz gönderdik. Peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Soylarından gelenlerin kimi doğru yoldadır, içlerinden bir çoğu da yoldan çıkmışlardır.

Suat Yıldırım

Biz Nuh’u, İbrâhim’i peygamber olarak gönderdiğimiz gibi, zürriyetlerine de kitap ve nübüvvet verdik. Onlardan kimisi doğru yolu bulsa da, çoğu büsbütün yoldan çıkmışlardır.

Süleyman Ateş

Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i elçi gönderdik, peygamberliği ve Kitabı bunların zürriyetleri arasına koyduk. Onlardan doğru yolda olanlar da vardır, ama onlardan çoğu yoldan çıkmıştır.

Süleymaniye Vakfı

Şu da kesin ki biz, Nuh'u ve İbrahim'i elçi olarak gönderdik. Nebiliği ve kitabı o ikisinin soyları içinde devam ettirdik. Soylarından, doğru yolda olanlar vardı ama çoğu yoldan çıkmış kimselerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh'u ve İbrahim'i elçi olarak gönderen biziz. İkisinin soyundan gelenlere de nebilik ve kitap verdik. O iki soydan gelenlerin bir kısmı doğru yoldadır, bir çoğu da yoldan çıkmıştır.

Şaban Piriş

Nuh'u ve İbrahim'i de göndermiştik. İkisinin soyundan da peygamberlik ve kitap vermiştik. Onlardan doğru yola giren olduğu gibi, çoğu da yoldan çıkmıştır.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.

Ümit Şimşek

Biz Nuh'u ve İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik ve ikisinin nesline de peygamberlik ve kitap verdik. Onlardan doğru yolu bulanlar da oldu; birçokları ise yoldan çıkmış kimselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, Nuh'u ve İbrahim'i de resul olarak gönderdik. Peygamberliği ve Kitap'ı bunların soyları arasına koyduk. O soylardan bir kısmı hidayete ermiştir. Ama onlardan çoğu, yoldan çıkmış olanlardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Nuhu və İbrahimi göndərdik, peyğəmbərliyi və Kitabı onların nəslinə nəsib etdik. Onların bir qismi doğru yoldadır, çoxu isə fasiqlərdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, Biz Nuhu və İbrahimi (peyğəmbər) göndərdik, peyğəmbərliyi və kitabı (Tövratı, Zəburu, İncili və Qurʼanı) onların nəslinə verdik. Onlardan doğru yolda olan da vardır, çoxu isə (Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlərdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir entsandten Noah und Abraham und gaben ihren Nachkommen das Prophetentum und das Buch. Einige von ihnen waren rechtgeleitet, aber viele von ihnen waren Frevler.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir sandten bereits Nuh und Ibrahim und richteten in ihrer Nachkommenschaft das Prophetentum und die Schrift ein. Unter ihnen gab es (einige, die) rechtgeleitet (waren), aber viele von ihnen waren Frevler.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir entsandten ja auch Noah und Abraham und verbreiteten unter ihren Nachkommen das Prophetentum und die Schrift. Einige von ihnen waren auf dem rechten Weg, doch viele von ihnen waren Frevler.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits entsandten WIR Nuh und Ibrahim und ließen in ihrer Nachkommenschaft die Prophetenschaft und die Schrift sein. Also manche von ihnen sind rechtgeleitet, und viele von ihnen sind Fasiq.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We did send Nuh and Ibrahim and We kept the Divine prerogative of prophethood and the Book in their line, Among their descendants were those who opened their hearts' ears and their minds' eyes, but also those who counselled deaf and were disposed to wickedness, and they were many.

Abdul Haleem

We sent Noah and Abraham, and gave prophethood and scripture to their offspring: among them there were some who were rightly guided, but many were lawbreakers.

Abdullah Yusuf Ali

And We sent Noah and Abraham, and established in their line Prophethood and Revelation: and some of them were on right guidance. But many of them became rebellious transgressors.

Abul A'la Maududi

Indeed We sent forth Noah and Abraham and established in their line Prophecy and the Book. Then some of them embraced the guidance and many of them are wicked.

Aisha Bewley

We sent Nuh and Ibrahim and placed Prophethood and the Book among their descendants. Some of them are guided but many of them are deviators.

Al-Hilali & Khan

And indeed, We sent Nûh (Noah) and Ibrâhîm (Abraham), and placed in their offspring Prophethood and Scripture. And among them there are some who are guided; but many of them are Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

Certainly We sent Noah and Abraham and We ordained among their descendants prophethood and the Book. Some of them are [rightly] guided, and many of them are transgressors.

Amatul Rahman Omar

Indeed, We sent Noah and Abraham and We set up among their children (a system of) Prophethood and the Book. So some of them followed true guidance but many of them became transgressors.

Arthur John Arberry

And We sent Noah, and Abraham, and We appointed the Prophecy and the Book to be among their seed; and some of them are guided, and many of them are ungodly.

Bijan Moeinian

I (God) appointed Noah as a Prophet and Abraham (after him). I chose the Prophets after them from the descendants of Abraham and gave them the Scriptures. Some of their followers were righteous but most of them chose wickedness.

E. Henry Palmer

And we sent Noah and Abraham; and placed in their seed prophecy and the Book; and some of them are guided, though many of them are workers of abomination!

Edip-Layth

We had sent Noah and Abraham, and We placed in their progeny the prophethood and the book. Some of them were guided, while many were wicked.

George Sale

We formerly sent Noah and Abraham, and We established in their posterity the gift of prophecy, and the scripture: And of them some were directed, but many of them were evil doers.

Hamid S. Aziz

And certainly We sent Noah and Abraham and We gave to their offspring the gift of prophecy and the Book; so there are among them those who go aright, but most of them are transgressors.

Mahmoud Ghali

And indeed We already sent N?h and Ibrahîm, (Noah and Abraham, respectively) and We have made the Prophet hood and the Book in their (two) off springs. So, among them are (some) right-guided, and many of them are immoral.

Marmaduke Pickthall

And We verily sent Noah and Abraham and placed the prophethood and the scripture among their seed, and among them there is he who goeth right, but many of them are evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent Noah and Abraham, and gave prophethood to their progeny and the Book, and some of them are well-directed, but many of them are disobedient.

Muhammad Asad

And, indeed, [to the same end] We sent forth Noah and Abraham [as Our message-bearers], and established prophethood and revelation among their descendants; and some of them were on the right way, but many were iniquitous.

Mustafa Khattab

And indeed, We sent Noah and Abraham and reserved prophethood and revelation for their descendants. Some of them are ˹rightly˺ guided, while most are rebellious.

Progressive Muslims

And We had sent Noah and Abraham, and We placed in their progeny the prophethood and the Scripture. Some of them were guided, while many were wicked.

Sahih International

And We have already sent Noah and Abraham and placed in their descendants prophethood and scripture; and among them is he who is guided, but many of them are defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And We sent Noah, and Abraham, and placed among their progeny prophethood and the Writ. And among them is he who is guided; but many of them are perfidious.

Shabbir Ahmed

And indeed, We sent Noah and Abraham and granted their descendants Prophethood and the Scripture. And among them there is he who goes aright, but a great many of them have drifted away.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We sent Nuh (Noah) and Ibrahim (Abraham) and established in their line prophet-hood and revelation: And some of them (their people) were on right guidance but many of them became rebellious transgressors.

Taqi Usmani

Indeed We sent NūH and Ibrāhīm, and kept the Book and prophet-hood (continuing) in their progeny. So, some of those (to whom they were sent) were on the right path, and many of them were sinners.

The Monotheist Group

And We had sent Noah and Abraham, and We placed in their progeny the prophethood and the Book. Some of them were guided, while many were wicked.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons effectivement envoyé Noé et Abraham et accordé à leur descendance la prophétie et le Livre. Certains dʹentre eux furent bien-guidés, tandis que beaucoup dʹentre eux furent pervers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me Nûh û Îbrahîm (bi pêxemberî) şandin û me pêxemberî û kitêb dane zuriyeta wan. Hin ji wan ketine riya rast, pir ên wan jî fasiq in.

Hollandaca (1)

Hollandaca — Siregar

En voorzeker zonden Wij Nôeh en Ibrâhîm en vestigden onder hun nakomelingen het Profeetschap en de Schrift. Onder hen waren er die de Leiding volgden, maar velen onder hen waren zwaar zondigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И прежде уже Мы послали (пророка) Нуха и (пророка) Ибрахима (каждого из них к своему народу) и в потомстве их двоих установили пророчество [из их потомков Аллах выводил пророков] и писание [ниспосылал книги]. И среди них [из их потомков] есть идущие верным путем, но многие из них непокорны (Аллаху) [заблудшие].

Rusça — Osmanov

Мы уже раньше посылали Нуха и Ибрахима и учредили в их потомстве пророчество и писание. Среди них были и такие, которые избрали прямой путь, но многие из них были нечестивцами.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ja, Vi sände Noa och Abraham och kallade flera av deras efterkommande till profeter och gav dem (Våra) uppenbarelser; bland dessa (efterkommande) följde några den raka vägen, men många av dem visade trots och olydnad (mot Gud).