Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:

لَوْ نَشَاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

lev neşā'u le ceǎlnāhu HuTāmen fe Zeltum tefekkehūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَوْlevşayet
2نَشَاءُneşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdileseydik
3لَجَعَلْنَاهُle ceǎlnāhuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakonu yapardık
4حُطَامًاHuTāmenح ط مKüçük parçalara ayırmak, ezmek, ufalamak, parçalamak, yaşlılıktan zayıf ve bitkin düşmek, bir şeyi açığa çıkarmak için parçalamak, aşırı kuruluktan ufalanmak, birbirinin üzerine yığılmak veya bastırmak, bir şeyin üzerine yığılmak veya bastırmak, öfke veya gazapla alevlenmek.kuru bir çöp
5فَظَلْتُمْfe Zeltumظ ل لKalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak, kulübe, örtü, gölge veren bulut, koruma, rahatlık ve mutluluk hali.dururdunuz
6تَفَكَّهُونَtefekkehūneف ك هNeşelenmek, mutlu olmak, sıkıntıdan/yükten kurtulmak, eğlenmek, şakalaşmak/gülmek/espri yapmak, keyiflenmek/memnun olmak, eğlendirmek, meyve, hayret etmek, şakacılık yapmak, sevinmek, hayranlık duymak.sızlanıp

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dilersek elbette onu kurutup çer çöp haline getirirdik de şaşırır kalır, nâdim olur dururdunuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dilersek elbette onu kurutup çer çöp haline getirirdik de şaşırır kalır, nâdim olur dururdunuz.

Adem Uğur

Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

Ahmed Hulusi

Eğer dileseydik onu elbette kuru - cansız bitki kılardık da, şaşar kalırdınız!

Ahmet Tekin

Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onu kuru bir çöp haline getirirdik. Şaşırır, hayret eder dururdunuz!

Ahmet Varol

Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık siz de şaşırıp kalırdınız.

Ali Bulaç

Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.

Ali Fikri Yavuz

Dileseydik o ekini çörçöp haline getirirdik de şöyle gevelerdiniz:

Ali Rıza Safa

Eğer dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık ve şaşkınlık içinde kalırdınız.

Bayraktar Bayraklı

- Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. "Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık" derdiniz.

Bekir Sadak

(65-67) Dilersek Biz onu cercop yapariz, sasar kalirsiniz da soyle dersiniz: «Dogrusu borc altina girdik, hatta yoksun kaldik".

Celal Yıldırım

istesek onu çer-çöp yapardık da siz de şaşırıp kalırdınız..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dileseydik onu kuru bir çöpe çevirirdik de şaşırır kalırdınız:

Diyanet İşleri

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:

Diyanet İşleri (eski)

(65-67) Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; 'Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık'.

Diyanet Vakfi

Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dilesek onları elbette bir çöpe çevirirdik de ağzınızda şöyle geveler dururdunuz:

Elmalılı Hamdi Yazır

Onları elbet bir çöpe çeviriverdik de şöyle geveler dururdunuz:

Erhan Aktaş

Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.

Fizilal-il Kuran

Eğer isteseydik o ekinlerinizi ot kırıntılarına dönüştürürdük de şaşakalırdınız.

Gültekin Onan

Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.

Hamdi Döndüren

Eğer biz dileseydik onu kupkuru çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

Hasan Basri Çantay

Eğer dileseydik muhakkak ki onu (tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz de şaşakalırdınız.

Hasib Asutay

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

Hayrat Neşriyat

Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.

İbni Kesir

Dilersek Biz, onu çörçöp yaparız da şaşar kalırsınız.

Mehmet Okuyan

Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da “Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!” diyerek şaşar kalırdınız.

Muhammed Esed

(Çünkü,) dileseydik, onu kuru bir çöpe döndürürdük ve siz hayret (ve dehşet) içinde kalırdınız:

Mustafa İslamoğlu

Eğer dileseydik, onu çürüyüp un ufak olmuş bir ahşap kalıntısına çevirirdik de, şaşakalır (ve derdiniz ki):

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer dilese idik onu elbette bir ot kırıntısı yapardık. Artık siz, şaşırır dururdunuz.

Ömer Öngüt

Eğer isteseydik onu (o ekini tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz şaşakalırdınız.

Suat Yıldırım

Eğer isteseydik onu kuru çöp haline getirirdik, siz de şaşıp kalır, pişman olurdunuz:

Süleyman Ateş

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz:

Süleymaniye Vakfı

Gerek görürsek, onları çer çöp haline getiririz de şaşar kalırsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları kuru ota dönüştürmeyi tercih edersek dönüştürürüz, o zaman da şaşırıp kalırsınız.

Şaban Piriş

Dilersek, onu çör çöp yaparız da şaşırıp kalırsınız.

Tefhim-ul Kuran

Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız.

Ümit Şimşek

Dileseydik onu kupkuru çöp yapardık da geveler dururdunuz:

Yaşar Nuri Öztürk

Dileseydik, onu kuru bir çöp haline getirirdik de başlardınız şu şekilde gevelemeye:

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Biz istəsəydik, onu bir saman çöpünə döndərər, siz də heyrətə gələrdiniz,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Biz istəsəydik, onu bir saman çöpünə döndərər, siz də mat-məətəl qalıb:

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir wollten, könnten Wir sie verderben lassen, so daß ihr euch nur wundern würdet,

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir wollten, könnten Wir es wahrlich zu zermalmtem Zeug machen, und ihr würdet dann dauernd verwundert darüber reden:

Almanca — Muhammad Zaidan

Wenn WIR es wollten, gewiß würden WIR es zu Zermalmtem machen, dann würdet ihr nicht aufhören, euch zu bedauern:

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Had We willed We could reduce them to crumbs and would leave you wonder.

Abdul Haleem

If We wished, We could turn your harvest into chaff and leave you to wail,

Abdullah Yusuf Ali

Were it Our Will, We could crumble it to dry powder, and ye would be left in wonderment,

Abul A'la Maududi

If We so wished, We could have reduced your harvest to rubble, and you would have been left wonder-struck to exclaim:

Aisha Bewley

If We wished We could have made it broken stubble. You would then be left devoid of crops, distraught:

Al-Hilali & Khan

Were it Our Will, We could crumble it to dry pieces, and you would be regretful (or left in wonderment) [Tafsir Ibn Kathîr].

Ali Quli Qarai

If We wish, We surely turn it into chaff, whereat you are left stunned [saying to yourselves,]

Amatul Rahman Omar

If We (so) pleased We could reduce it to chaff (before it is ripe and ready to be harvested). And then you would remain lamenting and talking bitterly;

Arthur John Arberry

Did We will, We would make it broken orts, and you would remain bitterly jesting --

Bijan Moeinian

If it is the Creator Who makes the crops to grow, the He may turn them into hay. Then you will cry:

E. Henry Palmer

If we pleased we could make it mere grit, so that ye would pause to marvel:

Edip-Layth

If We wished, We could turn them into hay. Then you would be left in wonderment:

George Sale

If We pleased, verily We could render the same dry and fruitless, so that ye would not cease to wonder, saying,

Hamid S. Aziz

If We willed, We could crumble it to powder, then would you lament,

Mahmoud Ghali

If We had (so) decided We would indeed have made it crushed to pieces; then you would linger on (bitterly) exclaiming,

Marmaduke Pickthall

If We willed, We verily could make it chaff, then would ye cease not to exclaim:

Mohamed Ahmed - Samira

We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,

Muhammad Asad

[For, ] were it Our will, We could indeed turn it into chaff, and you would be left to wonder [and to lament],

Mustafa Khattab

If We willed, We could simply reduce this ˹harvest˺ to chaff, leaving you to lament,

Progressive Muslims

If We wished, We can turn them into hay. Then you will be left in wonderment:

Sahih International

If We willed, We could make it [dry] debris, and you would remain in wonder,

Sam Gerrans

If We willed, We could make it debris, and you would remain bitterly jesting:

Shabbir Ahmed

If We willed, We surely could turn it into chaff, then you would be left to exclaim,

Syed Vickar Ahamed

If it was Our Will, We could crumble it to dry powder, and you would be left in wondering,

Taqi Usmani

If We so will, We can certainly make it crumbled, and you will remain wondering,

The Monotheist Group

If We wished, We can turn them into hay. Then you will be left in wonderment:

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si Nous voulions, Nous le réduirions en débris. Et vous ne cesseriez pas de vous étonner et (de crier):

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger me bixwesta me dê ew bikira kewaşe û hûn ê jî poşman û xemgîn bimana.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als Wij wilden maakten Wij het tot gruis. Dan zouden jullie verbijsterd staan te kijken:

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien het ons behaagde, waarlijk, wij konden het droog en onvruchtbaar maken, zoodat gij niet zoudt ophouden u te verwonderen, zeggende:

Hollandaca — Siregar

Als Wij zouden willen, dan zouden Wij het laten verdorren, zodat jullie het zouden blijven betreuren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если бы Мы пожелали, то, непременно, превратили бы это в рассыпающуюся солому [лишили бы вас урожая], и вы стали бы удивляться (тому, что произошло с вашим посевом) (и сожалеть):

Rusça — Osmanov

Если бы Нам было угодно, Мы обратили бы ниву в стерню, и вы были бы поражены

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Vi ville kunde Vi låta allt förtorka, och ni skulle bekymrat fråga er (vad som hänt)