Rahman Suresi 24. Ayet — Elfaz
Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O'nundur.
1وَلَهُve le huve onlarBağlaç+Harf-i Cer+Zamir
2الْجَوَارِl-cevārigemilerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.
3الْمُنْشَاٰتُl-munşātuinşa edilmişMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatن ش اYaşamak, ortaya çıkmak, yükselmek/yüksek olmak, büyümek, yaratmak/üretmek/kaynaklanmak, oldu/meydana geldi, yükseltmek, kurmak/inşa etmek, başladı, özellikle 73:6'yı tartışmak
4فِيfīHarf-i Cer
5الْبَحْرِl-baHridenizdeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ح رDeniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilgin
6كَالْاَعْلَامِke l-eǎ'lāmikoca dağlar gibiHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname