(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.
مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
merace l-baHrayni yelteḳiyāni
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İki denizi salmıştır, nerdeyse karışacaklar.
Abdulkadir Gölpınarlı
İki denizi salmıştır, nerdeyse karışacaklar.
Adem Uğur
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Ahmed Hulusi
Salmıştır (melekiyet ve hayvaniyet; şuur ve bilinç) iki denizi; kavuşup kucaklaşıyorlar.
Ahmet Tekin
İki denizi salıverdi. Birbirlerine kavuşuyorlar.
Ahmet Varol
Birbirlerine kavuşmaları üzere iki denizi salıverdi.
Ali Bulaç
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.
Ali Fikri Yavuz
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiş, birbirlerine kavuşuyorlar.
Ali Rıza Safa
İki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşuyorlar.
Bayraktar Bayraklı
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Bekir Sadak
Aci ve tatli sulu iki denizi birbirine kavusmamak uzere salivermistir.
Celal Yıldırım
Birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıverdi;
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O, birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.
Diyanet İşleri
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.
Diyanet İşleri (eski)
Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.
Diyanet Vakfi
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Salıvermiş iki denizi daima birbirleri ile çatışıyorlar;
Elmalılı Hamdi Yazır
Salmış iki deryayı demadem çatışırlar
Erhan Aktaş
İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.
Fizilal-il Kuran
Acı ve tatlı sulu iki denizi birbiri üzerine salarak yanyana getirdi.
Gültekin Onan
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.
Hamdi Döndüren
O, iki denizi, birbirine kavuşması için salıverdi. Aralarında bir engel vardır, birbirine karışmazlar.
Hasan Basri Çantay
(Suyu acı ve tatlı) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermişdir.
Hasib Asutay
(Suları acı ve tatlı) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.
Hayrat Neşriyat
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
İbni Kesir
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Mehmet Okuyan
(Allah) iki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşurlar.
Muhammed Esed
O, birbirlerine kavuşup karışabilmeleri için iki büyük su kütlesini serbest bırakmıştır;
Mustafa İslamoğlu
O, iki denizi salarak birbirine kavuşturur;
Ömer Nasuhi Bilmen
(O) İki denizi salıvermiştir, birbirine kavuşurlar.
Ömer Öngüt
Acı ve tatlı sulu iki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar.
Suat Yıldırım
O iki denizi salıverdi, birbirine kavuşurlar.
Süleyman Ateş
İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar,
Süleymaniye Vakfı
İki büyük su kütlesini birbirine kavuşacak şekilde salıverir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Birbirine kavuşan iki denizi salıverir.
Şaban Piriş
İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir.
Tefhim-ul Kuran
Birbirleriyle kavuşup karşılaşmak üzere iki denizi salıverdi.
Ümit Şimşek
İki denizi salıverdi ki birbirine kavuşurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Salmıştır iki denizi; buluşup kucaklaşıyorlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O, qarşı-qarşıya gələn iki dənizi bir-birinə qovuşdurdu.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Suları şirin və acı olan) iki dənizi O qovuşdurdu (bir-birinə qovuşmaq üçün açıb buraxdı).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er ließ beide Gewässer (das Süßwasser und das Salzwasser) fließen und einander begegnen,
Almanca — Der Edle Quran
Er hat den beiden Meeren freien Lauf gelassen; sie treffen aufeinander,
Almanca — M. A. Rassoul
Er hat den beiden Gewässern, die einander begegnen, freien Lauf gelassen.
Almanca — Muhammad Zaidan
ER ließ beide Meere aufeinandertreffen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He sent the fresh water and the sea water and made them come into contact with each other. *
Abdul Haleem
He released the two bodies of [fresh and salt] water. They meet,
Abdullah Yusuf Ali
He has let free the two bodies of flowing water, meeting together:
Abul A'la Maududi
He unleashed the two seas so that they merge together,
Aisha Bewley
He has let loose the two seas, converging together,
Al-Hilali & Khan
He has let loose the two seas (the salt and fresh water) meeting together.
Ali Quli Qarai
He merged the two seas, meeting each other.
Amatul Rahman Omar
He has let the two bodies of water flow freely they will (one day) join together.
Arthur John Arberry
He let forth the two seas that meet together,
Bijan Moeinian
He is the One who merges two seas together, leaving a barrier between them,….
E. Henry Palmer
He has let loose the two seas that meet together;
Edip-Layth
He merges the two seas where they meet.
George Sale
He hath let loose the two seas, that they meet each another:
Hamid S. Aziz
He has made the two seas (streams or bodies of water, salt and sweet) to flow freely so that they meet together:
Mahmoud Ghali
He merged the two seas (that) meet together;
Marmaduke Pickthall
He hath loosed the two seas. They meet.
Mohamed Ahmed - Samira
He has set two seas in motion that flow side by side together,
Muhammad Asad
He has given freedom to the two great bodies of water, so that they might meet:
Mustafa Khattab
He merges the two bodies of ˹fresh and salt˺ water,
Progressive Muslims
He merges the two seas where they meet.
Sahih International
He released the two seas, meeting [side by side];
Sam Gerrans
Loosed the two seas, meeting together,
Shabbir Ahmed
He has let free the two seas. They meet. (25:53).
Syed Vickar Ahamed
(He has created) the two free streams of flowing (salt and sweet) water, meeting together:
Taqi Usmani
He let forth the two seas to meet together,
The Monotheist Group
He merges the two seas where they meet.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il a donné libre cours aux deux mers pour se rencontrer;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Xwedê herdu derya (ya şîrîn û ya şor) herikandin ku ew digihên hev.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij heeft de beide zeeën vrij laten stromen zodat zij elkaar ontmoeten,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij heeft de beide zeeën gescheiden.
Hollandaca — Siregar
Hij heeft de twee zeeën laten stromen en zij ontmoeten elkaar.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Свел Он два моря (соленое и пресное), которые соединяются друг с другом.
Rusça — Osmanov
Он создал два водоема [на одном уровне], так что они могли бы слиться,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han låter de två stora vattenmassorna röra sig fritt och mötas;