Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّ
innā erselnā ǎleyhim rīHen SarSaran fī yevmi neHsin mustemirrin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.
Adem Uğur
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki biz onların üzerine, uğursuz bir gün içinde sürekli helak edici bir kasırga irsal ettik.
Ahmet Tekin
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde, dondurucu bir rüzgârı görevlendirerek estirdik.
Ahmet Varol
Biz onların üzerlerine, (uğursuzluğu) süregiden bir uğursuz günde çok gürültülü bir fırtına gönderdik.
Ali Bulaç
Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
Ali Fikri Yavuz
Çünkü biz, uğursuzluğu devamlı bir günde, (Hûd peygamberin gönderildiği) Âd kavminin üzerlerine kökü kurutan şiddetli bir rüzgâr gönderdik.
Ali Rıza Safa
Uğursuzluğu gün boyunca süren, uğultulu bir kasırgayı, onların üzerine gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Bekir Sadak
(19-20) Nitekim uzerlerine, insanlari, sokulmus hurma kutugu gibi kopararak yere seren, dondurucu bir ruzgari ugursuzlugu devam eden bir gunde gonderdik.
Celal Yıldırım
Biz, gerçekten onların üzerine, uğursuzluğu devam eden bir günde ortalığı alt-üst eden şiddetli bir rüzgâr gönderdik ki,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onların üzerine bitmek bilmeyen o kara günde şiddetli bir kasırga gönderdik.
Diyanet İşleri
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Diyanet İşleri (eski)
(19-20) Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
Diyanet Vakfi
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü üzerlerine uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar salıverdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgar ki sarsar
Erhan Aktaş
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.
Fizilal-il Kuran
Baştan başa uğursuz bir günde üzerlerine sert ve dondurucu bir kasırga saldık.
Gültekin Onan
Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
Hamdi Döndüren
Biz, uğursuz bir günde onların üstüne dondurucu bir kasırga saldık.
Hasan Basri Çantay
Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik.
Hasib Asutay
Biz onların üstüne uğursuzluğu sürekli bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz biz, onların üzerlerine devamlı bir uğursuzluk gününde, dondurucu (ve uğultulu) bir kasırga gönderdik.
İbni Kesir
Nitekim uğursuz günde üzerlerine şiddetli bir rüzgarı devamlı olarak gönderdik.
Mehmet Okuyan
Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik.
Muhammed Esed
Biz onların üstüne müthiş uğursuz bir günde şiddetli bir kasırga gönderdik,
Mustafa İslamoğlu
Elbet Biz de onların üzerine kapkara bir günde gürültülü bir kasırga gönderdik:
Ömer Nasuhi Bilmen
(19-20) Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik. İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler.
Ömer Öngüt
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde, dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Suat Yıldırım
Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.
Süleyman Ateş
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
Süleymaniye Vakfı
Kötülüğü sürüp giden kara günde üstlerine soğuk ve şiddetli bir rüzgar gönderdik;
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Her şeyin ters gittiği bir günde üstlerine çok sert bir fırtına göndermiştik.
Şaban Piriş
Onların üzerine zor ve meşakkatli baskın süren bir günde kavuran rüzgarları göndermiştik.
Tefhim-ul Kuran
Biz, o uğursuz (felâket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
Ümit Şimşek
Biz de, uğursuzluğu uzun süre devam eden günlerde onların üzerine gürültülü bir fırtına gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz uzun sürən uğursuz bir gündə onların üstünə çox soyuq külək göndərdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz (əzabı) uzun sürən nəhs bir gündə onların üstünə uğultulu (çox soyuq) bir külək göndərdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir sandten ihnen einen unheimlich kalten Sturmwind an einem Tag anhaltenden Unheils,
Almanca — Der Edle Quran
Wir sandten gegen sie ja einen eiskalten Wind an einem Tag fortdauernden Unheils,
Almanca — M. A. Rassoul
Wir sandten gegen sie an einem unheilvollen Tag einen eiskalten Sturmwind, (der) ununterbrochen wütete.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, WIR schickten über sie einen Wirbelsturm an einem unheilvollen, andauernden Tag,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We drove against them, on an unlucky and a miserable day, a fierce cold wind swallowing the ground with fierceness and rage, vehement and merciless, roaring for punishing crime,
Abdul Haleem
We released a howling wind against them on a day of terrible disaster;
Abdullah Yusuf Ali
For We sent against them a furious wind, on a Day of violent Disaster,
Abul A'la Maududi
We sent a tumultuous wind against them on a day of unremitting misfortune,
Aisha Bewley
We unleashed a howling wind against them on a day of unremitting horror.
Al-Hilali & Khan
Verily, We sent against them a furious wind of harsh voice on a day of evil omen and continuous calamity.
Ali Quli Qarai
Indeed We unleashed upon them an icy gale on an incessantly ill-fated day,
Amatul Rahman Omar
We let loose upon them a clamorous and alarmingly furious wind on a day (when) the sky remained red like copper till long.
Arthur John Arberry
We loosed against them a wind clamorous in a day of ill fortune continuous,
Bijan Moeinian
Then one day I sent them a strong storm; a nasty storm that brought them nothing but misery.
E. Henry Palmer
Verily, we sent on them a cold storm wind on a day of continuous ill-luck!
Edip-Layth
We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.
George Sale
Verily We sent against them a roaring wind, on a day of continued ill-luck:
Hamid S. Aziz
Surely We sent on them a tornado in a day of violent disaster,
Mahmoud Ghali
Surely We sent against them a most clamorous wind in a day of ill-luck, continuous,
Marmaduke Pickthall
Lo! We let loose on them a raging wind on a day of constant calamity,
Mohamed Ahmed - Samira
We let loose against them a violent roaring wind on a day of ill omen, continuous,
Muhammad Asad
Behold, We let loose upon them a raging storm wind on a day of bitter misfortune:
Mustafa Khattab
Indeed, We sent against them a furious wind,[1] on a day of unrelenting misery,
Progressive Muslims
We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.
Sahih International
Indeed, We sent upon them a screaming wind on a day of continuous misfortune,
Sam Gerrans
We sent against them a howling wind in a day of enduring calamity,
Shabbir Ahmed
Behold, We sent raging winds upon them on a day of relentless misery. (69:6-8).
Syed Vickar Ahamed
Verily, We sent against them a furious wind, on a Day of violent disaster,
Taqi Usmani
We did send to them a furious wind in a day of continuous misfortune,
The Monotheist Group
We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous avons envoyé contre eux un vent violent et glacial, en un jour néfaste et interminable;
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij zonden tegen hen een gierende wind op een langdurige, onheilspellende dag
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk, wij zonden, op een dag van voortdurend ongeluk een brullenden wind tegen hen.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, Wij zonden een verwoestende wind over hen, op een langdurige zwaarmoedige dag.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, Мы послали на них [на адитов] холодный (губительный) ветер в день, злосчастье которого продолжалось (семь дней и восемь ночей) (пока все адиты не погибли).
Rusça — Osmanov
Воистину, Мы послали на них ревущий вихрь в день, переполненный злосчастием.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Till sist,) en lång och olycksdiger dag, sände Vi en rasande stormvind mot dem,