Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
وَحَمَلْنَاهُ عَلٰى ذَاتِ اَلْوَاحٍ وَدُسُرٍ
ve Hamelnāhu ǎlā ƶāti elvāHin ve dusurin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
Adem Uğur
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Ahmed Hulusi
Onu (Nuh'u) tahta ve çivilerle oluşmuş (tekne) ile taşıdık.
Ahmet Tekin
Nûh’u da, levhalardan demir ve tahta çivilerle perçinlenerek yapılmış gemilerde taşıdık.
Ahmet Varol
Onu (Nuh'u) da, (tahta) levhalardan ve çivilerden yapılmış olan (gemi)de taşıdık.
Ali Bulaç
Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Ali Fikri Yavuz
Biz, Nûh’u (ve onunla iman edenleri), levhalardan yapılmış ve perçinleşmiş gemiye yükledik;
Ali Rıza Safa
Onu, tahtalar ve çivilerden yapılmış şey üzerinde taşıdık.
Bayraktar Bayraklı
Nuh'u da, tahtadan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Bekir Sadak
(13-14) Onu, tahtadan yapilmis, mihla cakilmis bir gemiye bindirdik; inkar edilmis olan Nuh'a mukafat olarak verdigimiz gemi nezaretimiz altinda yuzuyordu.
Celal Yıldırım
Biz, Nuh'u tahtalar ve çivilerle yapılı gemiye yükledik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onu tahtalar ve mıhlarla yapılmış gemide taşıdık.
Diyanet İşleri
Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Diyanet İşleri (eski)
(13-14) Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Diyanet Vakfi
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onu elvahlı ve kenetli (tahta ve çivilerden yapılı) bir gemi üzerinde taşıdık,
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar
Erhan Aktaş
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Fizilal-il Kuran
Onu çivilerle tutturulmuş tahtalardan yapılan bir gemiye bindirdik.
Gültekin Onan
Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Hamdi Döndüren
Nuh’u da, çivilerle perçinli levhalardan yapılmış gemi üzerinde taşıdık.
Hasan Basri Çantay
Onu (Nuuhu) levhalar ve mıhlarla yapılmış (gemiy) e yükledik,
Hasib Asutay
Ve onu da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Hayrat Neşriyat
Ve onu (Nûh’u) tahtalı ve çivili olan (gemi) üzerinde taşıdık.
İbni Kesir
Onu tahtadan yapılmış, mıhla çakılmışa bindirdik.
Mehmet Okuyan
Onu (Nuh’u) levhalar ve çivilerle (çakılmış gemide) taşımıştık.
Muhammed Esed
ama o'nu (sadece) tahtalar ve çivilerden yapılmış o (gemi) ile taşıdık,
Mustafa İslamoğlu
Ama onu (malzemesi) ahşap ve çiviler olan bir (gemi ile) taşıdık:
Ömer Nasuhi Bilmen
(13-14) Ve O'nu (Nûh'u) levhaları ve kenetleri bulunan şey üzerine yükledik. (O gemi) Bizim nezaretimiz altında akıp gidiyordu. O tekzîp edilmiş olana (Nûh aleyhisselâm'a) bir mükâfaat olarak.
Ömer Öngüt
Biz Nuh'u da tahtalar ve çivilerle yapılı gemiye bindirdik.
Suat Yıldırım
Biz Nuh’u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik.
Süleyman Ateş
Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Süleymaniye Vakfı
Nuh'u, levhalı ve perçinli bir gemide taşıdık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Nuh'u, levhaları birbirine perçinlenmiş bir gemiye bindirmiştik.
Şaban Piriş
Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemi)de taşıdık.
Tefhim-ul Kuran
Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Ümit Şimşek
Onu tahtadan yapılmış, çivilerle tutturulmuş gemiye bindirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu taxtalardan pərçimlənib mismarlanmış gəmidə daşıdıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz Nuhu (ona iman gətirənlərlə birlikdə) taxtadan düzəlmiş və mismarlanmış gəmiyə mindirdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Noah trugen Wir auf einer Arche aus Planken und Stricken,
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir trugen ihn auf einem Schiff aus Planken und Nägeln,
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir trugen ihn auf einem Gefüge aus Planken und Nägeln.
Almanca — Muhammad Zaidan
und WIR ließen ihn auf etwas von Planken und Nägeln tragen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We carried him Nuh on an ark constructed with planks fittest together and trusted to save him and his crew from shipwreck.
Abdul Haleem
We carried him along on a vessel of planks and nails
Abdullah Yusuf Ali
But We bore him on an (Ark) made of broad planks and caulked with palm-fibre:
Abul A'la Maududi
And We bore Noah on the vessel built of planks and nails,
Aisha Bewley
We bore him on a planked and well-caulked ship,
Al-Hilali & Khan
And We carried him on a (ship) made of planks and nails,
Ali Quli Qarai
We bore him on a vessel made of planks and nails,
Amatul Rahman Omar
And We bore him (- Noah) on that (Ark which was made) of planks and nails.
Arthur John Arberry
And We bore him upon a well-planked vessel well-caulked
Bijan Moeinian
I (God) carried Noah, then, on a bunch of planks fastened by palm fibers.
E. Henry Palmer
But we bore him on the thing of planks and nails;
Edip-Layth
We carried him on a craft made of slabs and mortar.
George Sale
And We bare him on a vessel composed of planks and nails;
Hamid S. Aziz
And We bore him on that (the Ark) which was made of planks and nails (or ties of palm-fibre)
Mahmoud Ghali
And We carried him upon (an Ark), well planked and well caulked, (Literally: comprising planks and caulks, with nails)
Marmaduke Pickthall
And We carried him upon a thing of planks and nails,
Mohamed Ahmed - Samira
But We bore him on a (vessel made) of planks and oakum,
Muhammad Asad
but him We bore on that [vessel] made of [mere] planks and nails,
Mustafa Khattab
We carried him on that ˹Ark made˺ of planks and nails,
Progressive Muslims
We carried him on a craft made of slabs and mortar.
Sahih International
And We carried him on a [construction of] planks and nails,
Sam Gerrans
And We bore him upon that of planks and nails,
Shabbir Ahmed
And We carried him on a watercraft made of mere planks and nails.
Syed Vickar Ahamed
And We bore him on an (Ark) made of broad planks held together with palm-fiber:
Taqi Usmani
And We caused him (NūH) to board that (ship) which had planks and nails,
The Monotheist Group
We carried him on a craft made of slabs and mortar.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous le portâmes sur un objet (fait) de planches et de clous (lʹarche),
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me Nûh (û hevalên wî) jî siwarî keştiyekê kirin ku ji depan hatibû çêkirin û bi bismaran hatibû sazkirin û şidandin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar hem droegen Wij op het uit planken en pennen gemaakte (schip),
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij droegen hem, op een schip, uit planken en spijkers samengesteld.
Hollandaca — Siregar
En Wij droegen hem op een vaartuig van planken en (houten) pinnen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И понесли Мы его [пророка Нуха] (и тех, кто был с ним) на сделанном из досок и гвоздей (ковчеге).
Rusça — Osmanov
И Мы посадили [Нуха и его семью] на ковчег, [сколоченный] из досок гвоздями.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi räddade honom på (skeppet) som timrats av plankor och spik,