(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
اَفَرَاَيْتَ الَّذِي تَوَلّٰى وَاَعْطٰى قَلِيلًا وَاَكْدٰى
e fe raeyte elleƶī tevellā / ve eǎ'Tā ḳalīlen ve ekdā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve az bir şey verip sonra kısanı, nekeslik edeni?
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve az bir şey verip sonra kısanı, nekeslik edeni?
Adem Uğur
Azıcık verip sonra vermemekte direneni?
Ahmed Hulusi
Az (bir şey) verip, (sonra vermeyi - infakı kesip) sımsıkı tutanı!
Ahmet Tekin
Azıcık verip, sonra, vermemekte, arkasını getirmemekte direneni?
Ahmet Varol
(Söz verdiği malından) az miktar verdi ve (gerisini) sımsıkı elinde tuttu.
Ali Bulaç
Azıcık verdi ve gerisini kaya gibi sımsıkı elinde tuttu.
Ali Fikri Yavuz
Ve (malından) pek az verib de kaskatı cimrileşeni...
Ali Rıza Safa
Birazcık verip de çoğunu elinde tutanı?
Bayraktar Bayraklı
Az verip sonra vermemekte direneni?
Bekir Sadak
(33-34) Yuz cevireni ve malindan biraz verip sonra vermemekte direneni gordun mu?»
Celal Yıldırım
(33-34) Arkasını döneni, az şey verip gerisini yanında tutup direneni gördün mü ?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Azıcık verip sonra keseni!
Diyanet İşleri
(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
Diyanet İşleri (eski)
(33-34) Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?'
Diyanet Vakfi
Azıcık verip sonra vermemekte direneni?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biraz verip de dayatıvereni?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve biraz verip de dayatıvereni
Erhan Aktaş
Azıcık verip, inatla cimrilik edeni?
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Azıcık verip, inatla cimrilik edeni?
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Azıcık verip, inatla cimrilik edeni?
Fizilal-il Kuran
Önce biraz verip de arkasını getirmeyeni.
Gültekin Onan
Azıcık verdi ve gerisini kaya gibi sımsıkı elinde tuttu.
Hamdi Döndüren
Çok az verip de, sonra bunu da keseni?
Hasan Basri Çantay
(33-34) Şimdi (imandan) dönen, (malından) biraz (ını) verib de gerisini sert kaya gibi elinde tutan adamı gördün mü?
Hasib Asutay
Azıcık verip sonra vermemekte direneni?
Hayrat Neşriyat
(33-34) (Ey Resûlüm!) Şimdi gördün mü (îmandan) yüz çevireni ve az bir şey verip(gerisini) sımsıkı tutanı?
İbni Kesir
Biraz verip sonra vermemekte direneni.
Mehmet Okuyan
(Gerçeğe) sırt dönen, azıcık verip sonra vermemekte direneni bir düşün!
Muhammed Esed
ve (kendi ruhunun temizliği için kendisinden) bu kadar az ve bu kadar gönülsüzce vereni?
Mustafa İslamoğlu
Azıcık verip ardından koklatmayanı?
Ömer Nasuhi Bilmen
(33-35) Şimdi gördün mü o kimseyi ki, (imândan) yüz çevirdi. Ve biraz şey verdi, mütebakisini de men etti. Ya gayba ait bilgi onun yanında mıdır ki, artık o görüyor.
Ömer Öngüt
Azıcık verip, sonra vermemekte direneni?
Suat Yıldırım
Azıcık verip de sonra cimrilik ederek vermeyene!
Süleyman Ateş
Azıcık verdi, gerisini elinde sıkı sıkı tuttu?
Süleymaniye Vakfı
biraz verip sonra (yardımı) tümden keseni?
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biraz verip arkasını keseni.
Şaban Piriş
Biraz meyletmiş ve sonra katılaşmıştır/direnmiştir.
Tefhim-ul Kuran
Azıcık verdi ve gerisini kaya gibi sımsıkı elinde tuttu.
Ümit Şimşek
Azıcık verdi, gerisini sımsıkı elinde tuttu.
Yaşar Nuri Öztürk
Azıcık verdi, sona inatla sıkıca tuttu.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
malından azacıq verib sonra heç verməyəni?
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bir az (pul, mal) verib (qalanına) xəsislik göstərəni?
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
wenig spendete und dann nichts mehr gab?
Almanca — Der Edle Quran
und (nur) wenig gibt und dann (ganz) aussetzt?
Almanca — M. A. Rassoul
und wenig gibt und geizt?
Almanca — Muhammad Zaidan
und ein wenig gab, dann sich enthielt?!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when he gives he gives a little, be it what confers somewhat to the need or comfort of others or rendering a service, or giving one his due, or imparting knowledge, or giving help in some way or another, and yet he stops short and gives grudgingly.
Abdul Haleem
he only gave a little and then he stopped.
Abdullah Yusuf Ali
Gives a little, then hardens (his heart)?
Abul A'la Maududi
who gave a little, and then stopped?
Aisha Bewley
and gives little, and that grudgingly?
Al-Hilali & Khan
And gave a little, then stopped (giving)?
Ali Quli Qarai
gave a little and held off?
Amatul Rahman Omar
And gives but a little (in the cause of Allâh) and does it grudgingly.
Arthur John Arberry
and gives a little, and then grudgingly?
Bijan Moeinian
and was stingy in charity?
E. Henry Palmer
who gives but little and then stops?
Edip-Layth
He gave very little, and then he stopped.
George Sale
and giveth little, and covetously stoppeth his hand?
Hamid S. Aziz
And gives a little and then withholds.
Mahmoud Ghali
And gives little and (then) parsimoniously?
Marmaduke Pickthall
And gave a little, then was grudging?
Mohamed Ahmed - Samira
Who gives but little, and is niggardly?
Muhammad Asad
and gives so little [of himself for the good of his soul], and so grudgingly?
Mustafa Khattab
and ˹initially˺ paid a little ˹for his salvation˺, and then stopped?
Progressive Muslims
And he gave very little, then he stopped.
Sahih International
And gave a little and [then] refrained?
Sam Gerrans
And gave a little, and then withheld?
Shabbir Ahmed
And gives so little of himself, yet with a heavy heart?
Syed Vickar Ahamed
Gives (in) a little then hardens his heart (and his feelings)?
Taqi Usmani
and gave a little, and stopped?
The Monotheist Group
And he gave very little, then he stopped.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
donné peu et a (finalement) cessé de donner?
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hindik daye û qelsî kiriye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en die een weinig geeft en dan niet meer?
Hollandaca — Salomo Keyzer
En weinig geeft en begeerlijk zijne hand ophoudt?
Hollandaca — Siregar
En die weinig gaf en (daarna) ophield?
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и дал (из своего имущества) мало, и поскупился?
Rusça — Osmanov
дарил мало и был скуп?