O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰى

iƶ yeğşā s-sidrate mā yeğşā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler.

Adem Uğur

Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

Ahmed Hulusi

O an ki, Sidre'yi (varlığını) bürüyen (hakikat nuru) bürüyordu (beden hissi kaybolmuş bir halde)!

Ahmet Tekin

Hani Sidre’yi, Allah’ın nuru ve melekler kaplamıştı.

Ahmet Varol

O zaman (o gördüğünde) Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

Ali Bulaç

Sidreyi örten örtmekte iken,

Ali Fikri Yavuz

O dem ki, Sidre’yi bürüyen bürüyordu, (çepçevre meleklerle kaplanmıştı)...

Ali Rıza Safa

Sedir ağacı, kaplayan bir şeyle kaplandığında.

Bayraktar Bayraklı

- Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-münteha yanında. O ağacın yanında Me'va cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.

Bekir Sadak

Sidre'yi buruyen buruyordu.

Celal Yıldırım

Sidre'yi bürüyenler buruyordu o demde.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O an sidreyi bürüyen bürümüştü.

Diyanet İşleri

O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

Diyanet İşleri (eski)

Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Diyanet Vakfi

Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman ki, o Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu

Erhan Aktaş

O zaman kaplayan şey, Sidre'yi kaplıyordu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O zaman kaplayan şey, Sidre'yi kaplıyordu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O zaman kaplayan şey, sidreyi kaplıyordu.

Fizilal-il Kuran

O sırada ağacı yaman bir şey bürümüştü.

Gültekin Onan

Sidreyi örten örtmekte iken,

Hamdi Döndüren

O sırada sidreyi bürüyen bürümüştü!

Hasan Basri Çantay

O (gördüğü) zaman Sidreyi bürüyordu onu bürümekde olan.

Hasib Asutay

O zaman Sidre'ye bürüyen bürüyordu.

Hayrat Neşriyat

O zaman Sidre’yi bürümekte olan, bürüyordu.

İbni Kesir

O zaman Sidre'yi bürümekte olan bürüyordu.

Mehmet Okuyan

Hani o sidre’yi (sedir ağacını) neler kaplıyordu neler!

Muhammed Esed

meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında.

Mustafa İslamoğlu

kaplayan o şey sidreyi çepeçevre kuşattığında...

Ömer Nasuhi Bilmen

(16-17) O vakit ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu. Göz ne çevrildi ve ne de tecavüz etti.

Ömer Öngüt

O dem ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Suat Yıldırım

O dem ki Sidre’yi bir feyiz sarıyor, sardıkça sarıyordu...

Süleyman Ateş

Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.

Süleymaniye Vakfı

O sırada Sidre'yi (Sidret'ül-müntehayı) kaplayan şey kaplıyordu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün o Sidre'yi neler kaplamıştı, neler!

Şaban Piriş

Sidre'yi bürüyen bürüyordu.

Tefhim-ul Kuran

Sidreyi örten örtmekte iken,

Ümit Şimşek

O vakit Sidre'yi kaplayan kapladı.

Yaşar Nuri Öztürk

O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Sidr ağacını bürüyən bürümüşdü.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O zaman Sidrəni nələr bürümüşdü, nələr!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sidrat al-Muntaha ist vollkommen (von Gottes Huld) umhüllt.

Almanca — Der Edle Quran

Als den Sidr-Baum überdeckte, was (ihn) überdeckte,

Almanca — M. A. Rassoul

Dabei überflutete den Lotusbaum, was (ihn) überflutete.

Almanca — Muhammad Zaidan

da zur Sidra die kommen, die kommen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The site which no one can conceive what embellishment overlays it, a Sidra ornamented by what no eye has seen nor ear heard.

Abdul Haleem

when the tree was covered in nameless [splendour].

Abdullah Yusuf Ali

Behold, the Lote-tree was shrouded (in mystery unspeakable!)

Abul A'la Maududi

(This was) when the lote-tree was covered with that which covered it.

Aisha Bewley

when that which covered the Lote-tree covered it.

Al-Hilali & Khan

When that covered the lote-tree which did cover it![1]

Ali Quli Qarai

when there covered the Lote Tree what covered it.

Amatul Rahman Omar

(This was) when the sublime thing (- the Divine Manifestation) which was to cover Sidrah had covered it.

Arthur John Arberry

when there covered the Lote-Tree that which covered;

Bijan Moeinian

The Lote-tree was shrouded.

E. Henry Palmer

When there covered the lote tree what did cover it!

Edip-Layth

The whole place was overwhelmed.

George Sale

When the lote-tree covered that which it covered,

Hamid S. Aziz

When that which shrouds (in mystery) covered the Lote-tree;

Mahmoud Ghali

As that which envelops did envelop the Lote-Tree.

Marmaduke Pickthall

When that which shroudeth did enshroud the lote-tree,

Mohamed Ahmed - Samira

When the Lote-tree was covered over with what it was covered over;

Muhammad Asad

with the lote-tree veiled in a veil of nameless splendour….

Mustafa Khattab

while the Lote Tree was overwhelmed with ˹heavenly˺ splendours!

Progressive Muslims

The whole place was overwhelmed.

Sahih International

When there covered the Lote Tree that which covered [it].

Sam Gerrans

When there covered the Lote Tree that which covered;

Shabbir Ahmed

Overwhelming is the spectacle at the overwhelming Ultimate Mark!

Syed Vickar Ahamed

When the lote-tree was covered (in mystic wisdom that cannot be spoken!)

Taqi Usmani

when the lote-tree was covered by that which covered it.

The Monotheist Group

The whole place was overwhelmed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

au moment où le lotus était couvert de ce qui le couvrait.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê dema sidret‘ul-munteha nixuimandibû ya ew nixuimandî (Wî Cibrîl dît).

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

toen de lotusboom verhuld werd met wat hem verhulde.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen de lotus-boom bedekte, datgene wat bedekt is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И) вот покрыло (тот) Лотос (по повелению Аллаха) то, что покрыло (его) [нечто великолепное, которое никто, кроме Аллаха, не может описать]

Rusça — Osmanov

Когда над Лотосом витали те, кто витает,