Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ

em lehum sullemun yestemiǔne fīhi fe l ye'ti mustemiǔhum bi sulTānin mubīnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَمْemyoksa
2لَهُمْlehumonların (var mıdır?)
3سُلَّمٌsullemunس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakbir merdivenleri
4يَسْتَمِعُونَyestemiǔneس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakdinleyecekleri
5فِيهِfīhiorada
6فَلْيَأْتِfe l ye'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeköyleyse getirsin
7مُسْتَمِعُهُمْmustemiǔhumس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakdinleyenleri
8بِسُلْطَانٍbi sulTāninس ل طHüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmakbir delil
9مُبِينٍmubīninب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yoksa merdivenleri var da gökten mi duyuyorlar? Öyleyse duyanları, apaçık bir delil göstersin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yoksa merdivenleri var da gökten mi duyuyorlar? Öyleyse duyanları, apaçık bir delil göstersin.

Adem Uğur

Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

Ahmed Hulusi

Yoksa onların tırmanıp (ilahi sırları) dinledikleri bir merdiveni mi var? (Eğer öyleyse) onların dinleyenleri apaçık bir karşı konulmaz delil getirsinler.

Ahmet Tekin

Yoksa onların, üzerine çıkıp, kâinatın sırlarını dinleyecekleri merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık anlaşılır bir delil getirsin.

Ahmet Varol

Yoksa onların merdivenleri mi var da onunla (göklerde konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse dinleyenleri açık bir belge getirsin.

Ali Bulaç

Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Ali Fikri Yavuz

Yoksa, onların bir merdiveni var da (göğe yükselib meleklere vahy edilen sözü) ondan mı dinliyorlar? Öyle ise dinleyicileri, (dinlediklerini isbat edecek) açık bir delil getirsin.

Ali Rıza Safa

Yoksa dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinlemiş olanlardan birisi, güçlü bir apaçık kanıt getirsin.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse onları dinleyenler açık bir mucize getirsin.

Bekir Sadak

Yoksa, uzerine cikip vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Oyleyse, dinleyenleri acik bir delil getirsin.

Celal Yıldırım

Yoksa onların merdivenleri var da onunla mı (yükselip göklerin haberlerini) dinliyorlar ? O halde dinleyenleri (bu hususta) açık belge, isbatlayıcı delil getirsinler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yoksa onların, üstüne çıkıp gizli şeyleri dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Eğer öyleyse, içlerinden dinleyen biri açık bir kanıt getirsin.

Diyanet İşleri

Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

Diyanet İşleri (eski)

Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Diyanet Vakfi

Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yoksa kendilerine mahsus (üzerine çıkıp sırları) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da (çıkıp) ondan dinliyorlar mı? Öyleyse dinleyenleri, açıklayıcı bir delil getirsin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da ondan dinliyorlar mı? Öyle ise dinleyicileri beyan edecek bir bürhan getirsin

Erhan Aktaş

Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!

Fizilal-il Kuran

Yoksa onlar, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Gültekin Onan

Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Hamdi Döndüren

Yoksa onların, üzerine çıkıp (göğü) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Hasan Basri Çantay

Yoksa onlara haas bir merdiven vardır da onun üstünden mi dinliyorlar Öyleyse dinleyicileri açık bir bürhan getirsin (ler)!

Hasib Asutay

Yoksa onların (9) bir merdiveni var da ondan mı dinliyorlar. Öyle ise dinleyenleri açık bir delil getirsinler. (9. Göklere yükselmek için.)

Hayrat Neşriyat

Yoksa onların merdiveni var da, (gökteki melekleri) orada mı dinliyorlar? Öyle ise onların dinleyicileri, apaçık bir delil getirsin!

İbni Kesir

Yoksa, üzerine çıkıp dinlendikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsinler.

Mehmet Okuyan

Yoksa onların, (Allah katındaki sırları) dinleyebildikleri merdivenleri mi var? (Öyleyse) dinleyiciler apaçık bir delil getirsinler!

Muhammed Esed

Yoksa onların (nihai hakikatlere yükselecekleri ve insan kavrayışının ötesindekini) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, (onu) dinlemiş olanlardan birisi (bilgisinin) açık bir delilini getirsin!

Mustafa İslamoğlu

Ne yani, onlara mahsus (göklere uzanan bir) merdiven var da orada olup-biteni mi dinliyorlar? Öyleyse, haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!

Ömer Nasuhi Bilmen

Yoksa onlar için bir merdiven mi var, orada dinliyorlar? Öyle ise dinleyicileri açık bir bürhan getirsin.

Ömer Öngüt

Yoksa onların, üzerine çıkıp dinledikleri merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri apaçık bir delil getirsinler.

Suat Yıldırım

Yoksa onların yükselmelerini sağlayan bir merdivenleri, kuleleri var da o sayede mi göklerin haberlerini dinliyorlar? Öyleyse o haber dinleyenleri kim ise, meleklerin sözlerini dinlediğine dair kesin bir delil getirsin!

Süleyman Ateş

Yoksa onların, (göğe çıkıp meleklerin sözlerini ve onlara vahyedileni) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, (meleklerin sözlerini dinlediklerine) açık bir delil getirsin.

Süleymaniye Vakfı

Yoksa üzerinde (ilahi bilgileri) dinledikleri merdivenleri mi var? Öyleyse, içlerinden onları dinleyenler, açık bir delil getirsin!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa yükseğe çıkan bir araçları var da (olup bitenleri) oradan mı dinliyorlar? Dinleyen kişiler açık bir delil getirsin.

Şaban Piriş

Yoksa onların bir araçları mı var ki onun hakkında duyum ediniyorlar? Haydi onlardan duyum edinenler açık delillerini getirsinler.

Tefhim-ul Kuran

Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Ümit Şimşek

Yoksa bir merdivenleri var da onunla çıkıp gökleri mi dinliyorlar? Eğer öyleyse, onların dinleyenleri, buna dair açık bir delil getirsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar? Eğer böyleyse, dinleyenleri açık bir kanıt getirsin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yoxsa onların, üstünə çıxıb mələklərin söhbətlərini dinlədikləri bir nərdivanı vardır? Onda qoy onların mələkləri dinləyənləri anlaşıqlı bir dəlil gətirsinlər!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yoxsa onların üstünə çıxıb (vəhyi) dinlədikləri bir nərdivanı vardır?! Elə isə qoy onların (vəhyi) dinləyənləri açıq-aşkar bir dəlil gətirsinlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Oder haben sie eine in den Himmel reichende Leiter, die sie besteigen, um zu lauschen, was dort entschieden wird? So soll ihr Lauscher einen unanfechtbaren Beweis vorbringen!

Almanca — Der Edle Quran

Oder haben sie eine Leiter, mit der sie (den Himmel) abhören (können)? Dann soll doch ihr Abhörer eine deutliche Ermächtigung beibringen.

Almanca — M. A. Rassoul

Oder haben sie eine Leiter, auf der sie lauschen können? Dann möge ihr Lauscher einen deutlichen Beweis beibringen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Oder gibt es für sie etwa eine Leiter, über die sie zuhören?! So soll ihr Zuhörer mit einem deutlichen Beweis kommen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Or do they have a ladder for ascent to the heaven's realm to gather information upon the listen. If so, then let their attentive hearer furnish the action of evidence in convincing the mind.

Abdul Haleem

Do they have a ladder to climb, in order to eavesdrop [on Heaven’s secrets]? Let their eavesdropper produce clear proof.

Abdullah Yusuf Ali

Or have they a ladder, by which they can (climb up to heaven and) listen (to its secrets)? Then let (such a) listener of theirs produce a manifest proof.

Abul A'la Maududi

Or do they have a ladder whereon they can climb and attempt to listen (to what is transpiring in the Higher Realm)? Then, let any of them who has listened to it produce a clear proof of it.

Aisha Bewley

Or do they have a ladder on which they listen? Then let their listener bring clear evidence.

Al-Hilali & Khan

Or have they a stairway (to heaven), by means of which they listen (to the talks of the angels)? Then let their listener produce some manifest proof.

Ali Quli Qarai

Do they have a ladder [leading up to heaven] whereby they eavesdrop? If so let their eavesdropper produce a manifest authority.

Amatul Rahman Omar

Have they the means through which they can overhear (the Lord)? If so, let their listener bring forth a clear authoritative proof (just as the Prophet of God does).

Arthur John Arberry

Or have they a ladder whereon they listen? Then let any of them that has listened bring a clear authority.

Bijan Moeinian

Have they any ladder to climb up to heaven and listen directly to their Lord [as they deny the authenticity of the message relayed to them by the Messenger]. If so, what have they heard? Do they have any proof?

E. Henry Palmer

Or have they a ladder whereon they can listen?- then let their listener bring obvious authority.

Edip-Layth

Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their Hearers show their proof.

George Sale

Have they a ladder, whereby they may ascend to heaven, and hear the discourses of the angels? Let one, therefore, who hath heard them, produce an evident proof thereof.

Hamid S. Aziz

Or have they a ladder (unto heaven) the means by which they listen? Then let their listener bring a clear authority.

Mahmoud Ghali

Or even do they have a ladder wherein they listen? Then let their listener come up with an evident, all- binding authority.

Marmaduke Pickthall

Or have they any stairway (unto heaven) by means of which they overhear (decrees). Then let their listener produce some warrant manifest!

Mohamed Ahmed - Samira

Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)? Let one who has heard then bring a clear proof.

Muhammad Asad

Or have they a ladder by which they could [ascend to ultimate truths and] listen [to what is beyond the reach of human perception]? Let, then, any of them who have listened [to it] produce a manifest proof [of his knowledge]!

Mustafa Khattab

Or do they have a stairway, by which they eavesdrop ˹on the heavens˺? Then let those who do so bring a compelling proof.

Progressive Muslims

Or do they have a stairway that enables them to listen Then let their listeners show their proof.

Sahih International

Or have they a stairway [into the heaven] upon which they listen? Then let their listener produce a clear authority.

Sam Gerrans

Or if they have a stairway on which they can listen in: — then let their listener come with a clear authority.

Shabbir Ahmed

Or do they have a stairway of knowledge to ascend to the Glorious Heights of Divine Revelation and listen directly to and come at par with it? Let, then, whoever has received a direct Revelation bring his proof.

Syed Vickar Ahamed

Or do they have a ladder, by which they can (climb up to the heaven and) listen (to the secrets)? Then let (such a) listener of theirs come up with a clear proof.

Taqi Usmani

Or have they a stairway (to the heavens) by means of which they listen (to the divine decrees)? If so, their listener must bring a clear proof.

The Monotheist Group

Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their listeners show their proof.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ont-ils une échelle dʹoù ils écoutent? Que celui des leurs qui reste à lʹécoute apporte une preuve évidente!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yan jî ji bo wan hin sêlim (derence) hene ku hildikişin û bi wan li razên veşarî guhdarî dikin? Eger wisa be, de bila guhdêrê wan delîleke aşkera bîne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Of hebben zij een ladder waarop zij kunnen staan luisteren? Dan moet hun luisteraar maar een duidelijke machtiging brengen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hebben zij eene ladder, waardoor zij naar den hemel kunnen opstijgen, en de gesprekken der engelen hooren? Laat dus een, die deze heeft gehoord, een duidelijk bewijs daarvoor aanwijzen.

Hollandaca — Siregar

Of beschikken zij over een ladder (die tot in de hemel reikt) waarop zij kunnen afluisteren? Laat dan de afluisteraar onder hen met een duidelijk bewijs komen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Или у них [у многобожников] есть лестница, (по которой они поднимаются до неба и) слушают (речи ангелов)? Пусть же слушавший из них придет с ясным доказательством (которое указывает на их правдивость).

Rusça — Osmanov

Или у них есть лестница, [поднявшись] по которой они подслушивают [то, что говорят ангелам на небесах]? [Если так], то пусть тот, кто подслушивал, приведет ясный довод.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Eller har de en stege (med vars hjälp de når dit där) de kan lyssna (till himlens hemligheter)? Låt då den som (påstår sig ha) lyssnat, lägga fram klara bevis!