Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ
em lehum sullemun yestemiǔne fīhi fe l ye'ti mustemiǔhum bi sulTānin mubīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yoksa merdivenleri var da gökten mi duyuyorlar? Öyleyse duyanları, apaçık bir delil göstersin.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yoksa merdivenleri var da gökten mi duyuyorlar? Öyleyse duyanları, apaçık bir delil göstersin.
Adem Uğur
Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.
Ahmed Hulusi
Yoksa onların tırmanıp (ilahi sırları) dinledikleri bir merdiveni mi var? (Eğer öyleyse) onların dinleyenleri apaçık bir karşı konulmaz delil getirsinler.
Ahmet Tekin
Yoksa onların, üzerine çıkıp, kâinatın sırlarını dinleyecekleri merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık anlaşılır bir delil getirsin.
Ahmet Varol
Yoksa onların merdivenleri mi var da onunla (göklerde konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse dinleyenleri açık bir belge getirsin.
Ali Bulaç
Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Ali Fikri Yavuz
Yoksa, onların bir merdiveni var da (göğe yükselib meleklere vahy edilen sözü) ondan mı dinliyorlar? Öyle ise dinleyicileri, (dinlediklerini isbat edecek) açık bir delil getirsin.
Ali Rıza Safa
Yoksa dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinlemiş olanlardan birisi, güçlü bir apaçık kanıt getirsin.
Bayraktar Bayraklı
Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse onları dinleyenler açık bir mucize getirsin.
Bekir Sadak
Yoksa, uzerine cikip vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Oyleyse, dinleyenleri acik bir delil getirsin.
Celal Yıldırım
Yoksa onların merdivenleri var da onunla mı (yükselip göklerin haberlerini) dinliyorlar ? O halde dinleyenleri (bu hususta) açık belge, isbatlayıcı delil getirsinler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yoksa onların, üstüne çıkıp gizli şeyleri dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Eğer öyleyse, içlerinden dinleyen biri açık bir kanıt getirsin.
Diyanet İşleri
Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
Diyanet İşleri (eski)
Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Diyanet Vakfi
Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yoksa kendilerine mahsus (üzerine çıkıp sırları) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da (çıkıp) ondan dinliyorlar mı? Öyleyse dinleyenleri, açıklayıcı bir delil getirsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da ondan dinliyorlar mı? Öyle ise dinleyicileri beyan edecek bir bürhan getirsin
Erhan Aktaş
Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yoksa onların, orada dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri buna dair bir belge getirsinler!
Fizilal-il Kuran
Yoksa onlar, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Gültekin Onan
Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Hamdi Döndüren
Yoksa onların, üzerine çıkıp (göğü) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Hasan Basri Çantay
Yoksa onlara haas bir merdiven vardır da onun üstünden mi dinliyorlar Öyleyse dinleyicileri açık bir bürhan getirsin (ler)!
Hasib Asutay
Yoksa onların (9) bir merdiveni var da ondan mı dinliyorlar. Öyle ise dinleyenleri açık bir delil getirsinler. (9. Göklere yükselmek için.)
Hayrat Neşriyat
Yoksa onların merdiveni var da, (gökteki melekleri) orada mı dinliyorlar? Öyle ise onların dinleyicileri, apaçık bir delil getirsin!
İbni Kesir
Yoksa, üzerine çıkıp dinlendikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri açık bir delil getirsinler.
Mehmet Okuyan
Yoksa onların, (Allah katındaki sırları) dinleyebildikleri merdivenleri mi var? (Öyleyse) dinleyiciler apaçık bir delil getirsinler!
Muhammed Esed
Yoksa onların (nihai hakikatlere yükselecekleri ve insan kavrayışının ötesindekini) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, (onu) dinlemiş olanlardan birisi (bilgisinin) açık bir delilini getirsin!
Mustafa İslamoğlu
Ne yani, onlara mahsus (göklere uzanan bir) merdiven var da orada olup-biteni mi dinliyorlar? Öyleyse, haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!
Ömer Nasuhi Bilmen
Yoksa onlar için bir merdiven mi var, orada dinliyorlar? Öyle ise dinleyicileri açık bir bürhan getirsin.
Ömer Öngüt
Yoksa onların, üzerine çıkıp dinledikleri merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri apaçık bir delil getirsinler.
Suat Yıldırım
Yoksa onların yükselmelerini sağlayan bir merdivenleri, kuleleri var da o sayede mi göklerin haberlerini dinliyorlar? Öyleyse o haber dinleyenleri kim ise, meleklerin sözlerini dinlediğine dair kesin bir delil getirsin!
Süleyman Ateş
Yoksa onların, (göğe çıkıp meleklerin sözlerini ve onlara vahyedileni) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, (meleklerin sözlerini dinlediklerine) açık bir delil getirsin.
Süleymaniye Vakfı
Yoksa üzerinde (ilahi bilgileri) dinledikleri merdivenleri mi var? Öyleyse, içlerinden onları dinleyenler, açık bir delil getirsin!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yoksa yükseğe çıkan bir araçları var da (olup bitenleri) oradan mı dinliyorlar? Dinleyen kişiler açık bir delil getirsin.
Şaban Piriş
Yoksa onların bir araçları mı var ki onun hakkında duyum ediniyorlar? Haydi onlardan duyum edinenler açık delillerini getirsinler.
Tefhim-ul Kuran
Yoksa onların bir merdivenleri mi var (ki) onunla (yükselip en yüce makamda konuşulanları) dinliyorlar? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Ümit Şimşek
Yoksa bir merdivenleri var da onunla çıkıp gökleri mi dinliyorlar? Eğer öyleyse, onların dinleyenleri, buna dair açık bir delil getirsinler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar? Eğer böyleyse, dinleyenleri açık bir kanıt getirsin.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Yoxsa onların, üstünə çıxıb mələklərin söhbətlərini dinlədikləri bir nərdivanı vardır? Onda qoy onların mələkləri dinləyənləri anlaşıqlı bir dəlil gətirsinlər!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Yoxsa onların üstünə çıxıb (vəhyi) dinlədikləri bir nərdivanı vardır?! Elə isə qoy onların (vəhyi) dinləyənləri açıq-aşkar bir dəlil gətirsinlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Oder haben sie eine in den Himmel reichende Leiter, die sie besteigen, um zu lauschen, was dort entschieden wird? So soll ihr Lauscher einen unanfechtbaren Beweis vorbringen!
Almanca — Der Edle Quran
Oder haben sie eine Leiter, mit der sie (den Himmel) abhören (können)? Dann soll doch ihr Abhörer eine deutliche Ermächtigung beibringen.
Almanca — M. A. Rassoul
Oder haben sie eine Leiter, auf der sie lauschen können? Dann möge ihr Lauscher einen deutlichen Beweis beibringen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Oder gibt es für sie etwa eine Leiter, über die sie zuhören?! So soll ihr Zuhörer mit einem deutlichen Beweis kommen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Or do they have a ladder for ascent to the heaven's realm to gather information upon the listen. If so, then let their attentive hearer furnish the action of evidence in convincing the mind.
Abdul Haleem
Do they have a ladder to climb, in order to eavesdrop [on Heaven’s secrets]? Let their eavesdropper produce clear proof.
Abdullah Yusuf Ali
Or have they a ladder, by which they can (climb up to heaven and) listen (to its secrets)? Then let (such a) listener of theirs produce a manifest proof.
Abul A'la Maududi
Or do they have a ladder whereon they can climb and attempt to listen (to what is transpiring in the Higher Realm)? Then, let any of them who has listened to it produce a clear proof of it.
Aisha Bewley
Or do they have a ladder on which they listen? Then let their listener bring clear evidence.
Al-Hilali & Khan
Or have they a stairway (to heaven), by means of which they listen (to the talks of the angels)? Then let their listener produce some manifest proof.
Ali Quli Qarai
Do they have a ladder [leading up to heaven] whereby they eavesdrop? If so let their eavesdropper produce a manifest authority.
Amatul Rahman Omar
Have they the means through which they can overhear (the Lord)? If so, let their listener bring forth a clear authoritative proof (just as the Prophet of God does).
Arthur John Arberry
Or have they a ladder whereon they listen? Then let any of them that has listened bring a clear authority.
Bijan Moeinian
Have they any ladder to climb up to heaven and listen directly to their Lord [as they deny the authenticity of the message relayed to them by the Messenger]. If so, what have they heard? Do they have any proof?
E. Henry Palmer
Or have they a ladder whereon they can listen?- then let their listener bring obvious authority.
Edip-Layth
Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their Hearers show their proof.
George Sale
Have they a ladder, whereby they may ascend to heaven, and hear the discourses of the angels? Let one, therefore, who hath heard them, produce an evident proof thereof.
Hamid S. Aziz
Or have they a ladder (unto heaven) the means by which they listen? Then let their listener bring a clear authority.
Mahmoud Ghali
Or even do they have a ladder wherein they listen? Then let their listener come up with an evident, all- binding authority.
Marmaduke Pickthall
Or have they any stairway (unto heaven) by means of which they overhear (decrees). Then let their listener produce some warrant manifest!
Mohamed Ahmed - Samira
Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)? Let one who has heard then bring a clear proof.
Muhammad Asad
Or have they a ladder by which they could [ascend to ultimate truths and] listen [to what is beyond the reach of human perception]? Let, then, any of them who have listened [to it] produce a manifest proof [of his knowledge]!
Mustafa Khattab
Or do they have a stairway, by which they eavesdrop ˹on the heavens˺? Then let those who do so bring a compelling proof.
Progressive Muslims
Or do they have a stairway that enables them to listen Then let their listeners show their proof.
Sahih International
Or have they a stairway [into the heaven] upon which they listen? Then let their listener produce a clear authority.
Sam Gerrans
Or if they have a stairway on which they can listen in: — then let their listener come with a clear authority.
Shabbir Ahmed
Or do they have a stairway of knowledge to ascend to the Glorious Heights of Divine Revelation and listen directly to and come at par with it? Let, then, whoever has received a direct Revelation bring his proof.
Syed Vickar Ahamed
Or do they have a ladder, by which they can (climb up to the heaven and) listen (to the secrets)? Then let (such a) listener of theirs come up with a clear proof.
Taqi Usmani
Or have they a stairway (to the heavens) by means of which they listen (to the divine decrees)? If so, their listener must bring a clear proof.
The Monotheist Group
Or do they have a stairway that enables them to listen? Then let their listeners show their proof.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ont-ils une échelle dʹoù ils écoutent? Que celui des leurs qui reste à lʹécoute apporte une preuve évidente!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Yan jî ji bo wan hin sêlim (derence) hene ku hildikişin û bi wan li razên veşarî guhdarî dikin? Eger wisa be, de bila guhdêrê wan delîleke aşkera bîne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Of hebben zij een ladder waarop zij kunnen staan luisteren? Dan moet hun luisteraar maar een duidelijke machtiging brengen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hebben zij eene ladder, waardoor zij naar den hemel kunnen opstijgen, en de gesprekken der engelen hooren? Laat dus een, die deze heeft gehoord, een duidelijk bewijs daarvoor aanwijzen.
Hollandaca — Siregar
Of beschikken zij over een ladder (die tot in de hemel reikt) waarop zij kunnen afluisteren? Laat dan de afluisteraar onder hen met een duidelijk bewijs komen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Или у них [у многобожников] есть лестница, (по которой они поднимаются до неба и) слушают (речи ангелов)? Пусть же слушавший из них придет с ясным доказательством (которое указывает на их правдивость).
Rusça — Osmanov
Или у них есть лестница, [поднявшись] по которой они подслушивают [то, что говорят ангелам на небесах]? [Если так], то пусть тот, кто подслушивал, приведет ясный довод.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Eller har de en stege (med vars hjälp de når dit där) de kan lyssna (till himlens hemligheter)? Låt då den som (påstår sig ha) lyssnat, lägga fram klara bevis!