(13-14) Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, "İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir" denilir.

يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا هٰذِهِ النَّارُ الَّتِي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ

yevme yudeǎǔne ilā nāri cehenneme deǎǎn / hāƶihi n-nāru lletī kuntum bihā tukeƶƶibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecio gün
2يُدَعُّونَyudeǎǔneد ع عİtmek, geri püskürtmek, itmek, geri itmek ve şiddetle uzaklaştırmak.kakılırlar
3اِلٰىilā
4نَارِnāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşine
5جَهَنَّمَcehennemeجهنمcehennem
6دَعًّاdeǎǎnد ع عİtmek, geri püskürtmek, itmek, geri itmek ve şiddetle uzaklaştırmak.sürüklenerek
1هٰذِهِhāƶihiişte budur
2النَّارُn-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
3الَّتِيlletī
4كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuz
5بِهَاbihāonu
6تُكَذِّبُونَtukeƶƶibūneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlamış

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte budur yalanladığınız ateş.

Abdulkadir Gölpınarlı

İşte budur yalanladığınız ateş.

Adem Uğur

İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur! denilir.

Ahmed Hulusi

"İşte bu, kendisini tekzip ettiğiniz o Nar!" (denilir).

Ahmet Tekin

'İşte yalanlayıp durduğunuz ateş, Cehennem budur.'denilir.

Ahmet Varol

'İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz ateştir.

Ali Bulaç

(Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."

Ali Fikri Yavuz

(Cehennem için vazifeli melekler tarafından onlara şöyle denir): İşte sizin (dünyada) yalan saymakta olduğunuz ateş, budur.

Ali Rıza Safa

"İşte, yalanladığınız ateş budur!"

Bayraktar Bayraklı

- O gün cehennem ateşine zorla itilirler. Kendilerine, "İşte yalanladığınız ateş budur" denir.

Bekir Sadak

(13-14) Cehennem atesine itildikce itildikleri gun, onlara: «Iste yalanlayip durdugunuz ates budur;

Celal Yıldırım

(13-14) O gün, onlar Cehennem ateşine itildikçe itilecekler. «İşte bu, yalanladığınız ateştir!» (denilecek).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Onlara şöyle denecek:) “Yalan sayıp durduğunuz ateş işte bu!

Diyanet İşleri

(13-14) Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, "İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir" denilir.

Diyanet İşleri (eski)

(13-14) Cehennem ateşine itildikçe itildikleri gün, onlara: 'İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur;

Diyanet Vakfi

(13-14) O gün cehennem ateşine itilip atılırlar da «İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!» denilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Onlara): «İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur» (denilecek).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bu sizin o yalan deyip durduğunuz ateş! diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte diye: bu sizin o yalan deyip durduğunuz ateş

Erhan Aktaş

İşte bu, yalanladığınız ateştir!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu, yalanladığınız ateştir!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu, yalanladığınız ateştir!

Fizilal-il Kuran

«İşte yalanlayıp durduğunuz cehennem budur!

Gültekin Onan

(Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."

Hamdi Döndüren

(Kendilerine şöyle denir): “İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!”

Hasan Basri Çantay

(Şöyle denilecek:) "İşte sizin yalan saymakda idiğiniz ateş budur".

Hasib Asutay

(Onlara) 'İşte yalanladığınız ateş budur' (denilir).

Hayrat Neşriyat

(Kendilerine denilir ki:) 'İşte kendisini yalanlayıp durduğunuz ateş, budur!'

İbni Kesir

Yalanlayıp durduğunuz ateş, işte budur.

Mehmet Okuyan

(Onlara şöyle denecektir:) “İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!”

Muhammed Esed

"Bu, sizin yalanlamış olduğunuz ateştir!

Mustafa İslamoğlu

"Bu sizin vaktiyle yalanlamış olduğunuz ateştir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bu, o ateştir ki, siz bunu talep eder olmuştunuz. (denilir).

Ömer Öngüt

İşte yalanlayıp durduğunuz cehennem budur!

Suat Yıldırım

İşte, denilir, alın size yalan saydığınız ateş!

Süleyman Ateş

"İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!"

Süleymaniye Vakfı

(onlara şöyle denecek:) "İşte bu, yalan sayıp durduğunuz ateştir

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle denecek: "Yalan sayıp durduğunuz ateş budur işte!

Şaban Piriş

-Yalanladığınız ateş budur!

Tefhim-ul Kuran

(Onlara şöyle denir:) «İşte sizin yalanlamakta olduğunuz ateş budur.»

Ümit Şimşek

İşte budur yalanladığınız ateş!

Yaşar Nuri Öztürk

"İşte budur yalanlayıp durduğunuz ateş!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara deyiləcək: “Bu sizin yalan saydığınız Cəhənnəm odudur!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Onlara belə deyiləcəkdir:) ″Bu sizin (dünyada) yalan hesab etdiyiniz cəhənnəm odudur!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

ʺDas ist das Höllenfeuer, das ihr zu leugnen pflegtet.

Almanca — Der Edle Quran

ʺDas ist das Feuer, das ihr für Lüge zu erklären pflegtet.

Almanca — M. A. Rassoul

ʺDas ist das Feuer, das ihr zu leugnen pflegtet.

Almanca — Muhammad Zaidan

ʺDies ist das Feuer, das ihr abzuleugnen pflegtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they will be told " This is the permanent abode where you are set ablaze and tortured by burning; this is the Hell you had always denied.

Abdul Haleem

‘This is the Fire you used to deny.

Abdullah Yusuf Ali

"This:, it will be said, "Is the Fire,- which ye were wont to deny!

Abul A'la Maududi

"This is the Hell which you used to give the lie to."

Aisha Bewley

‘This is the Fire which you denied!

Al-Hilali & Khan

This is the Fire which you used to belie.

Ali Quli Qarai

[and told:] ‘This is the Fire which you used to deny!’

Amatul Rahman Omar

(They will be told, ) `This is the Fire you used to cry lies to.

Arthur John Arberry

'This is the fire that you cried lies to!

Bijan Moeinian

They will be told:" This is the Fire that you were denying. ”

E. Henry Palmer

'This is the fire, the which ye used to call a lie!-

Edip-Layth

"This is the fire which you used to deny!"

George Sale

and it shall be said unto them, this is the fire which ye denied as a fiction.

Hamid S. Aziz

This is the Fire which you used to deny.

Mahmoud Ghali

"This is the Fire that you used to cry lies to!

Marmaduke Pickthall

(And it is said unto them): This is the Fire which ye were wont to deny.

Mohamed Ahmed - Samira

(And told:) "This is the fire which you denied.

Muhammad Asad

"This is the fire which you were wont to call a lie!

Mustafa Khattab

˹They will be told,˺ "This is the Fire which you used to deny.

Progressive Muslims

"This is the Fire which you used to deny!"

Sahih International

"This is the Fire which you used to deny.

Sam Gerrans

“This is the Fire which you denied:

Shabbir Ahmed

This is the Fire that you used to belie.

Syed Vickar Ahamed

"This, " (it will be said:) "Is the Fire— Which you habitually deny!

Taqi Usmani

(and it will be said to them,) "This is the Fire you used to deny.

The Monotheist Group

"This is the Fire which you used to deny!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Voilà le feu que vous traitiez de mensonge.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Dergehvanên dojehê dê ji wan re bibêjin) Ha ev e ew agirê ku we bawerî pê nedianî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dit is het vuur waarvan jullie het bestaan loochenden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En men zal tot hen zeggen: Dit is het vuur, dat gij als een verdichtsel hebt geloochend.

Hollandaca — Siregar

(En er zal gezegd worden:) ʺDit is de Hel die jullie plachten te loochenen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И будет сказано им): «Это – (тот самый) огонь, который вы считали ложью [в который вы не верили] (когда вам об этом сообщил Аллах в Своей Книге и рассказал Посланник)».

Rusça — Osmanov

[и Аллах скажет]: ʺЭто - тот самый огонь, который вы не признавали.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Detta är Elden som ni förnekade;