Zariyat Suresi 43. Ayet — Elfaz
Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti.
1وَفِيve fīve (ibret) vardırBağlaç+Harf-i Cer
2ثَمُودَṧemūdeSemud'daÖzel İsim
3اِذْiƶhaniZaman Zarfı
4قِيلَḳīledenmiştiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5لَهُمْlehumonlaraHarf-i Cer+Zamir
6تَمَتَّعُواtemetteǔsefa sürünEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · Tefa''ul Bâbıم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.
7حَتّٰىHattākadarHarf-i Cer
8حِينٍHīninbir süreyeİsimح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmek