Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

وَفِي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرِّيحَ الْعَقِيمَ

ve fī ǎādin iƶ erselnā ǎleyhimu r-rīHa l-ǎḳīme

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Âd kavminde de bir delil var; hani onlara, her şeyi kasıp kavuran bir fırtına göndermiştik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Âd kavminde de bir delil var; hani onlara, her şeyi kasıp kavuran bir fırtına göndermiştik.

Adem Uğur

Ad kavminde de (ibretler vardır). Onlara kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.

Ahmed Hulusi

Ad'da da. . . Hani onların üzerine o hayır ve bereketi olmayan rüzgarı (hortum) irsal etmiştik. . .

Ahmet Tekin

Âd kavminde de ibretler vardır. Üzerlerine, köklerini kurutacak görevli bir rüzgâr estirmiştik.

Ahmet Varol

Ad (kavminde) de (ibret vardır). Hani onların üzerlerine o kökleri kesen (kısır) rüzgarı göndermiştik.

Ali Bulaç

Ad (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onların üzerine köklerini kesen (akim) bir rüzgar gönderdik.

Ali Fikri Yavuz

Âd kavminde de ibret vardır: Hani onların üzerine o kökü kurutan rüzgârı göndermiştik.

Ali Rıza Safa

Ve Âd? Köklerini yok eden bir kasırgayı, onların üzerine gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

'Ad kavminde de dersler vardır. Onlara kasıp kavuran rüzgarı göndermiştik.

Bekir Sadak

(41-42) Ad milletinin basindan gecende de ibret vardir: Onlarin uzerine, ugradigi her seyi birakmayip toza ceviren kuru bir ruzgar gonderdik.

Celal Yıldırım

Âd kıssasında da (ibretli belgeler bıraktık). Hani bir vakit üzerlerine, köklerini kesip yok eden kasırgayı göndermiştik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Âd kavminde de (ibretler var). Onlara silip süpüren rüzgârı göndermiştik.

Diyanet İşleri

Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

Diyanet İşleri (eski)

(41-42) Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

Diyanet Vakfi

Âd kavminde de (ibretler vardır). Onlara kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Âd kavminin helâkinde de bir ibret vardır. Hani biz onların üzerine köklerini kesecek bir rüzgar göndermiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Ad'da (ibret verici deliller vardır) ki, üzerlerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de Ad de, ki üzerlerine o köklerini kesen rüzgarı salıvermiştik.

Erhan Aktaş

Ad'da da vardır. Onların üzerine kasıp kavuran rüzgar göndermiştik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Âd'da da vardır. Onların üzerine kasıp kavuran rüzgar göndermiştik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ad'da da vardır. Onların üzerine kasıp kavuran rüzgar göndermiştik.

Fizilal-il Kuran

Ad kavminde de ibretler vardır. Onlara kasıp kavuran rüzgarı göndermiştik.

Gültekin Onan

Hani onların üzerine kökleri kesen (akim) bir rüzgar gönderdik.

Hamdi Döndüren

Ad kavminde de (alınacak dersler vardır). Hani biz, üzerlerine kasıp kavuran bir kasırga gönderdik.

Hasan Basri Çantay

Aad (kavminin helak edilmesin) de de (ibret vardır). Hani onların üzerine o kısır rüzgarı göndermişdik.

Hasib Asutay

Ad (kavmin)de de (ibretler vardır). Hani onların üzerine o kısır rüzgârı göndermiştik.

Hayrat Neşriyat

Âd (kavmin)de de (ibretler vardır); o vakit onların üzerine (helâk edici) o kısır rüzgârı göndermiştik.

İbni Kesir

Ad'da da. Hani onların üzerine kasıp kavuran rüzgarı göndermiştik.

Mehmet Okuyan

Âd (kavmin)de de (dersler vardır). Hani onlara kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.

Muhammed Esed

Ve; canlıları yok eden kasırgayı üzerlerine saldığımız 'Ad (kavminin başına gelenlerde) de (aynı mesajı bulursunuz),

Mustafa İslamoğlu

Aynı (mesaj) Ad kıssasında da var: Hani onlara da köklerini kurutan bir fırtına göndermiştik.

Ömer Nasuhi Bilmen

(41-42) Ve Âd (kavminin kıssasında da (ibret vardır). O vakit ki, onların üzerine faidesiz, muzır rüzgarı gönderdik. Üzerine her uğradığı şeyi bırakmıyordu, illâ ki, onu çürümüş bir kül gibi kılmış oluyordu.

Ömer Öngüt

Âd kavminin başından geçende de ibret vardır. Onların üzerine kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.

Suat Yıldırım

Âd halkında da alınacak dersler vardır. Onlara da ortalığı kasıp kavuran köklerini kurutan bir kasırga gönderdik.

Süleyman Ateş

'Ad (kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır). Onlara, köklerini kesen bir rüzgar gönderdik.

Süleymaniye Vakfı

Ad kavminde de (ayet vardır). Bir gün üzerlerine o kısır rüzgarı göndermiştik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ad Kavmi hakkında da bilgin var. Hani üzerlerine köklerini kurutan bir rüzgar göndermiştik.

Şaban Piriş

Ad'da da vardır. Onların üzerine ölüm rüzgarı göndermiştik.

Tefhim-ul Kuran

Ad (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onların üzerine de köklerini kesen (akîm) bir rüzgâr gönderdik.

Ümit Şimşek

Âd kavminde de ibretler vardır. Onların üzerine de Biz köklerini kazıyan rüzgârı göndermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Ad kavminde de bir ibret var. Onlar üzerine, her şeyi yerinden söken rüzgarı göndermiştik.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Adın (Ad qövmünün) başına gələnlərdə də (bir ibrət dərsi vardır). O zaman Biz onların üstünə hər şeyi qurudub məhv edən (xeyirsiz) bir külək göndərmişdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ein weiteres Zeichen ist im Volk ʹÂds, dem Wir einen unheilvollen Wind schickten.

Almanca — Der Edle Quran

Und (auch) in den ʹAd, als Wir gegen sie den unheilvollen Wind sandten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und (ein Zeichen war) in den `Ad, als Wir den verheerenden Wind gegen sie sandten

Almanca — Muhammad Zaidan

Und mit ʹAad (gab es eine Aya), als WIR über sie den unfruchtbar machenden Wind schickten,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And in the case of 'Ad - the 'Adites - We drove against them a cold terrifying and destructive hurricane, merciless, pitiless and unrelenting.

Abdul Haleem

There is another sign in the Ad: We sent the life-destroying wind against them

Abdullah Yusuf Ali

And in the 'Ad (people) (was another Sign): Behold, We sent against them the devastating Wind:

Abul A'la Maududi

There is also a Sign for you in (the story of) Ad, when We let loose upon them an ominous wind

Aisha Bewley

And also in ‘Ad when We unleashed against them the barren wind,

Al-Hilali & Khan

And in ‘Âd (there is also a sign) when We sent against them the barren wind;

Ali Quli Qarai

And in ‘Ād when We unleashed upon them a barren wind.

Amatul Rahman Omar

And (there is a sign) in (the destruction of the Tribe of) `âd, when We let loose on them the destructive wild-blowing wind.

Arthur John Arberry

And also in Ad, when We loosed against them the withering wind

Bijan Moeinian

And the story of Ad whom God sent a disastrous wind to his guilty people.

E. Henry Palmer

And in 'Ad, when we sent against them a desolating wind,

Edip-Layth

Also Aad, for We sent upon them the hurricane wind.

George Sale

And in the tribe of Ad also was a sign: When We sent against them a destroying wind;

Hamid S. Aziz

And in A'ad (was another sign). When We sent upon them the destructive wind.

Mahmoud Ghali

And (also there is a sign) in c?d as We sent against them the sterile wind.

Marmaduke Pickthall

And in (the tribe of) A'ad (there is a portent) when we sent the fatal wind against them.

Mohamed Ahmed - Samira

In 'Ad (also is a sign), when We sent a blasting wind against them,

Muhammad Asad

And [you have the same message] in [what happened to the tribe of] Ad, when We let loose against them that life-destroying wind

Mustafa Khattab

And in ˹the story of˺ ’Âd ˹was another lesson,˺ when We sent against them the devastating wind.[1]

Progressive Muslims

And also 'Aad, for We sent upon them the hurricane wind.

Sahih International

And in 'Aad [was a sign], when We sent against them the barren wind.

Sam Gerrans

And in ʿĀd: when We sent upon them the barren wind: —

Shabbir Ahmed

And in Aad! When We sent upon them the devastating wind.

Syed Vickar Ahamed

And in the ‘Ad (people, is another Sign): We sent against them the devastating Wind:

Taqi Usmani

And (a similar sign was left) in (the story of) ‘Ād, when We sent upon them the wind that was barren (from any benefit);

The Monotheist Group

And also 'Aad, for We sent upon them the barren wind.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

De même pour les ʹAad, quand Nous envoyâmes contre eux le vent dévastateur

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Di Ad de jî (îbret hene). Me ji bo (helaka) wan bayê bêbereket û xerabker şand.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ook in (het verhaal van) de ʹAad, toen Wij de barre wind tegen hen zonden,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En in den stam van Ad was mede een teeken, toen wij een verwoestenden wind tegen hen zonden.

Hollandaca — Siregar

En in de ʹÂd, toen Wij over hen een verwoestende wind zonden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

...И (также) в (гибели) ‘адитов (есть назидание для рассуждающих). Вот послали Мы на них (как наказание) губительный ветер,

Rusça — Osmanov

[Мы оставили знамение] в сказании об ʹадитах, когда Мы ниспослали на них опустошительный ураган,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och i (berättelsen om vad som hände stammen) Aad ligger (samma budskap): Vi sände mot dem en dödsbringande vind