Zariyat Suresi 39. Ayet — Elfaz
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
1فَتَوَلّٰىfe tevellāçevirdiİsti'nafiye Edatı+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
2بِرُكْنِهِbi ruknihiyanınıHarf-i Cer+İsim+Zamirر ك نDayanmak, güvenmek, itimat etmek. Rükun - destek, dayanak, bir şeyin üzerine oturduğu sağlam kısım, sütun, temel taşı, mahkeme, güç ve kudret gururu, direniş, akrabalar veya kabile, parti, kendisiyle güçlenilen kişi, soylu veya yüksek mevkideki kişi, kişiyi güçlendiren şey.
3وَقَالَve ḳāleve dedi kiBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5اَوْevveyaBağlaç