Kaf Suresi 32. Ayet — Elfaz
(32-33) (Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O'nun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahman'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."
1هٰذَاhāƶāişte budurİşaret Zamiri
2مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3تُوعَدُونَtūǎdūnesize va'dedilenMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)
4لِكُلِّli kullidaimaHarf-i Cer+İsimك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetli
5اَوَّابٍevvābin(Allah'a) yüz tutanSıfatا و بGeri dönmek, tövbe etmek, (yıldızların) batması, tekrarlamak, (itaatsizlikten itaate) dönmek, yankılanmak, geceleyin konaklamak.
6حَفِيظٍHafīZinkoruyanSıfatح ف ظBir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.