Maide Suresi 99. Ayet — Elfaz
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
1مَاmāHarf-i Nefi
2عَلَىǎlāüzerine düşenHarf-i Cer
3الرَّسُولِr-rasūliElçi'ninMarife (Belirlilik Takısı)+İsimر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
4اِلَّاillāsadeceHasr Edatı
5الْبَلَاغُl-belāğuduyurmaktırMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak
6وَاللّٰهُve(a)llahuAllahİsti'nafiye Edatı+Lafza-i Celal
7يَعْلَمُyeǎ'lemubilirMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
8مَاmāşeyleriİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9تُبْدُونَtubdūneaçığa vurduğunuzMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıب د وGörünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmek
10وَمَاve māve şeyleriBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
11تَكْتُمُونَtektumūnegizlediğinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabك ت مSaklamak, gizlemek (örn. sır), kontrol altında tutmak (öfke), saklanmak, geri tutmak (kanıt), tutmak